Ana içeriğe geç
Sözlük

ede ile cümle

ede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Evde kalmayı balık tutmaya tercih ederim.I'd rather stay home than go fishing.
Balık tutmaya gitmektense evde kalmayı tercih ederim.I'd rather stay at home than go fishing.
Ben ikiyüzlülükten nefret ederim.I hate hypocrisy.
Eski modelleri tercih ederim.I prefer antiquated models.
Bizim çocuğumuz köpekleri sever ama ben kedileri tercih ederim.Our child likes dogs, but I prefer cats.
Ne yazık ki bizimle seyahat edemezsiniz.It's a pity that you can't travel with us.
Annem hep, yakında beni ziyaret edeceğini söyler.My mother always says she's going to visit me soon.
Bu sürümü tercih ederim.I prefer this version.
Niçin hayal ederiz?Why do we dream?
Seni ihbar edeceğim.I'm going to report you.
Gelecek sefer daha fazla dikkat edeceğini umuyorum.I hope you'll pay more attention next time.
Keşke her gün dans edebilsem.I wish I could dance every day.
Daha sonra, su parkını ziyaret edeceğiz.Later, we'll visit the aquatic park.
Onu hayal ederdim.I used to dream of him.
Ben kendimi sözlü olarak iyi ifade edemiyorum.I don't express myself well in words.
Ondan kaçınmayı tercih ederim.I'd rather avoid it.
Okuldayken gerçekten denemeler yazmaktan nefret ederdim.When I was in school, I really hated writing essays.
Artık o boktan şarkıyı dinlemeye tahammül edemem!I can't stand listening that shitty song anymore!
Üç kere dört, on iki eder.Three times four is twelve.
Sekiz artı iki on eder.Eight plus two is ten.
Ahşap bir bina inşa edeceğiz.I will construct a wooden building.
On dakika bana yardım eder misiniz?Could you help me for ten minutes?
Ben bunu vefat eden arkadaşlarımın adına yazıyorum.I'm writing that on behalf of our friends who passed away.
Ben onun yorumlarına tahammül edemiyorum.I cannot stand his comments.
AKB'den söz ederken, ilk çıkışlarından önce iki defa canlı performanslarına gittim.Speaking of AKB, I went to their live performances twice before their debut.
Karısını mutlu etmeye çalıştı fakat edemedi.He tried to make his wife happy, but he couldn't.
Hangi kelime işlemcisini tercih edersiniz?Which word processor do you prefer?
Hangi metin editörünü tercih edersin?Which text editor do you prefer?
Geleceği düşünmeden edemiyorum.I can't help thinking about the future.
Oraya kadar bana eşlik eder misin lütfen?Can you accompany me there, please?
Yarın ondan rica edeceğim.I will ask him tomorrow.
Biz saat sekizde kahvaltı edeceğiz.We will have breakfast at eight o'clock.
Nerede olduğunu bilmiyorsan, sana yardım edemem.I can't help you if I don't know where you are.
Arabayı tamir edeyim.Let me fix the car.
Geçen hafta size yardım edebildiğime memnun oldum.I'm glad I was able to help you last week.
Bütün iyiliğin için sana yeterince teşekkür edemiyorum.I can't thank you enough for all your kindness.
Ben yatakta hastayken yemek pişirdiğin için sana teşekkür ederim.Thank you for doing the cooking while I was sick in bed.
Ben yatakta hasta iken benim için yemekler hazırladığın için sana teşekkür ederim.Thank you for preparing meals for me while I was sick in bed.
O, hayatın zulümlerini kabul edemezdi.She couldn't accept the cruelties of life.
Tereyağı ile margarini ayırt edebiliyor musun?Are you able to tell the difference between butter and margarine?
Bana iyi bir oyun tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good game to me?
Çok teşekkür ederim. Yardımına minnettarım.Thank you very much. I appreciate your help.
Onun her zaman geç kalması beni rahatsız eder.It bothers me that she's always late.
Ben görüşlerini dürüstçe ifade eden insanlara hayranım.I admire people who express their opinions frankly.
Birlikte dans ederiz.We dance together.
O, Birleşik Devletler edebiyatı eğitimi almak için Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti.He went to the United States to study US literature.
O, İngiliz Edebiyatı okumak amacıyla Amerika Birleşik Devletlerine gitti.She went to the United States for the purpose of studying English literature.
Onlar Amerika Birleşik Devletleri'ne göç edecekler.They are going to emigrate to the United States.
Bana öyle hitap ederek, ne yaptığını sanıyorsun?What do you think you are doing, talking down to me like that?
Önümüzdeki haftaki konser için bana eşlik eder misin?Would you join me to the concert next week?
Pazar günleri büyük ebeveynlerimi ziyaret ederim.I visit my grandparents on Sundays.
Paris'teysen, Louvre müzesini ziyaret edebilirsin.If you are in Paris, you can visit the Louvre.
Ne altın ne de büyüklük bizi mutlu eder.Neither gold nor greatness make us happy.
Bu, amaca hizmet eder.This serves the purpose.
Bir zaman makinen olsaydı, hangi yılı ziyaret ederdin?If you had a time machine, which year would you visit?
Hepimiz birlikte dua edelim.Let's all pray together.
Biri beni yenene kadar dövüşmeye devam edeceğim.I'll keep fighting until somebody defeats me.
Asya ile rekabet edemeyiz.We can't compete with Asia.
Tamam, onu şipariş edeceğim.OK, I'll order it.
Mary'nin ebeveynleri Tom'dan nefret eder.Mary's parents hate Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod