Ana içeriğe geç
Sözlük

ede ile cümle

ede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom oldukça iyi dans edebilir, değil mi?Tom can dance fairly well, can't he?
Tom duygularını kontrol edemedi ve ağlamaya başladı.Tom broke down and started to cry.
Tom her zaman yemekten önce dua eder.Tom always prays before eating.
Tom'un o aylıkla çalışmayı kabul edecek olması çok zayıf bir olasılıktır.It's very unlikely that Tom will agree to work for that salary.
Keşke Tom'u nasıl mutlu edeceğimi anlayabilsem.I wish I could figure out how to make Tom happy.
Keşke Tom'u kalması için nasıl ikna edebileceğimi çözebilsem.I wish I could figure out how to convince Tom to stay.
Keşke bize yardım etmesi için Tom'u nasıl ikna edeceğimi bulabilsem.I wish I could figure out how to convince Tom to help us.
Sanırım Tom flört edemeyecek kadar çok genç.I think Tom is too young to be dating.
Tom'un kızımla flört edemeyecek kadar çok yaşlı olduğunu düşünüyorum.I think Tom is too old to be dating my daughter.
Tom'un valizini hazırlamasına yardım eder misin?Could you help Tom pack his suitcase?
Tom ve Mary'yi cadılar bayramı partimize davet edeceğiz.We're going to invite Tom and Mary to our Halloween party.
Tom Mary'ye yardım edebildi.Tom was able to help Mary.
Tom Mary'ye ev ödevinde yardım ederdi.Tom used to help Mary with her homework.
Tom Mary'den nefret ederdi. Şimdi onu seviyor.Tom used to hate Mary. Now he loves her.
Tom Mary ile flört ederdi.Tom used to go out with Mary.
Tom Mary'ye o eşlik ederken sadece kuralları uyduramadığını söyledi.Tom told Mary that she couldn't just make up the rules as she went along.
Tom zamanının çoğunluğunu Mary'ye yardım ederek harcar.Tom spends a majority of his time helping Mary.
Tom Mary'ye planında yardım edeceğini söyledi.Tom said he'd help Mary with her plan.
Tom Mary'ye yardım edeceğine söz verdi.Tom promised he'd help Mary.
Mary dans ederken Tom akerdeon çaldı.Tom played the accordion while Mary danced.
Tom çoğunlukla Mary'ye yardım eder.Tom often helps Mary.
Tom genellikle Mary'ye ödevini yapmada yardım eder.Tom often helps Mary do her homework.
Tom zaman zaman Mary'yi anne babasının evinde ziyaret eder.Tom occasionally visited Mary at her parents' house.
Tom Mary'nin onu terk edeceğini asla hayal bile etmedi.Tom never dreamed that Mary would ever leave him.
Tom Mary'yi nasıl mutlu edeceğini bilir.Tom knows how to make Mary happy.
Tom Mary'yi yarın ziyaret edecek.Tom is going to visit Mary tomorrow.
Tom Mary'nin ona yardım edeceğini umuyor.Tom hopes that Mary will help him.
Tom, Mary'yi ikna edemedi.Tom failed to persuade Mary.
Tom Mary'nin bize yardım edeceğini umuyor.Tom expects that Mary will help us.
Tom Mary'nin Boston'a ne zaman hareket edeceğini bilmiyor.Tom doesn't know when Mary will leave for Boston.
Tom Mary'nin Boston'u ne zaman ziyaret edeceğini bilmiyor.Tom doesn't know when Mary will visit Boston.
Tom Mary'nin onun saatini tamir edebileceğini düşünmedi.Tom didn't think Mary could fix his watch.
Tom'un Mary'ye itaatsizlik edecek cesareti yoktu.Tom didn't have the courage to disobey Mary.
Tom'un Mary'ye arkadaşlık teklif edecek cesareti yoktu.Tom didn't have the courage to ask Mary out.
Tom Mary'nin ona yardım edeceğine güveniyor.Tom counts on Mary to help him.
Mary'nin onu gerçekten söyleyeceğini hayal edemedi.Tom couldn't imagine that Mary would really say that.
Tom Mary'yi hata yaptığına ikna edemedi.Tom couldn't convince Mary that she had made a mistake.
Tom Mary ile temas edemiyor.Tom can't get in touch with Mary.
Tom Mary'nin onu yapmakla suçladığı şeyi yaptığı gerçeğini inkar edemez.Tom can't deny the fact that he did what Mary accused him of doing.
Tom, Mary'nin onu terk edeceğinden şüphelenmeye başladı.Tom began to suspect Mary would leave him.
Tom Mary'ye ona yardım edebilip edemeyeceğini sordu.Tom asked Mary if she'd help him.
Tom ve Mary hemen hemen her gün kavga ederler.Tom and Mary quarrel almost every day.
Tom ve Mary birbirlerinden nefret ederler.Tom and Mary detest each other.
Tom ve Mary her zaman birbirleriyle kavga ederler.Tom and Mary are always at each other's throats.
Tom ve Mary arasında devam eden bir şey var.There's something going on between Tom and Mary.
Mary, Tom'la evlenmeyi hayal ederdi.Mary used to dream about marrying Tom.
Zaferinden dolayı tebrik ederim.Congratulations on your victory!
Hangisini tercih edersin, beyaz mı yoksa kırmızı şarap mı?Which do you prefer, white wine or red wine?
Size yardım edemediğimiz için üzgünüz.We're sorry we weren't able to help you.
Yurtdışına seyahat ederseniz, genellikle bir pasaporta ihtiyacınız vardır.When you travel overseas, you usually need a passport.
Yurt dışına seyahat ederseniz genellikle bir pasaport gereklidir.A passport is usually necessary when you travel overseas.
Tom Mary'nin özürünü kabul edecek durumda değildi.Tom wasn't in the mood to accept Mary's apology.
Tom meteliksizdi ve önerilen herhangi bir işi kabul edeceğini söyledi.Tom was hard up for money and said he would take any job he was offered.
Tom sürücüye müdahale edenlerden nefret eder.Tom hates backseat drivers.
Tom'un Mary'ye ateş edecek cesareti yoktu.Tom didn't have the guts to shoot Mary.
Tom kendini birini vururken hayal edemedi.Tom couldn't imagine himself shooting anyone.
Eğer Tom'u ikna edebilecek biri varsa, o Mary olur.If anybody could convince Tom, it would be Mary.
Tom kütüphanenin önüne çıktı ve Mary arabayı park ederken bekledi.Tom got out in front of the library and waited while Mary went to park the car.
Tom o şarkıcıyı mükemmel şekilde taklit edebilir.Tom can imitate that singer perfectly.
Tom'un bir garajda çalıştığını hayal edebiliyor musun?Can you imagine Tom working in a garage?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod