Oxford Üniversitesinde İngiliz Edebiyatı okudu.He read English Literature at Oxford University.
Bir hükümetin gayri safi mutluluk ölçme hakkında nasıl hareket edeceğini merak ediyorum.I wonder how a government would go about measuring gross national happiness.
Bir otel tavsiye edebilir misiniz?Can you recommend a hotel?
O havuçtan nefret eder.He hates carrots.
Ben bazen arkadaşlarımın evlerini ziyaret ederim.I sometimes visit my friends' homes.
Beni yolcu etmeye geldiğiniz için teşekkür ederim.Thank you for coming to see me off.
Beni doğum günü partine davet ettiğin için teşekkür ederim.Thank you for inviting me to your birthday party.
Ev ödevimde bana yardım ettiğin için teşekkür ederim.Thank you for helping me with my homework.
Bana böyle hoş bir hediye gönderdiğin için çok teşekkür ederim.Thank you very much for sending me such a nice present.
Onlar her zaman şikâyet ederler.They always complain.
Eğer acele edersen bunu yapabilirsin.If you hurry, you can make it.
Biraz daha tuz ilave edelim mi?Shall we add a bit more salt?
İspiyoncu hakkında herhangi bir bilgi ifşa edemem.I cannot disclose any information about the informant.
Kurbağayı kara kurbağasından ayırt edemem.I cannot distinguish a frog from a toad.
İstediğini davet edebilirsin.You may invite anyone you like.
Cömert davet için teşekkür ederiz fakat misafirliğin tadını kaçırmak istemiyoruz.Thank you for the generous invitation but we don't want to wear out our welcome.
Büyük olasılıkla, devlet başkanı ikinci bir dönem hizmet edecek.In all likelihood, the president will serve a second term.
Karım bana sıklıkla telefon eder yurtdışında olduğumda.My wife telephones me often when I am abroad.
Ben yurtdışındayken karım bana sıklıkla telefon eder.My wife telephones me often when I am abroad.
Ona, arabamı nereye park edebileceğimi sordum.I asked him where I could park my car.
Arabanı buraya park edemezsin.You can't park your car here.
Hatanı düzelttiğin için teşekkür ederim.Thank you for amending that mistake.
Doktorunu dinlemeni tavsiye ederim.I advise you to listen to your doctor.
Bir yetenek ajansı aktörleri temsil eder.A talent agency represents actors.
Sağlık çalışanları ihtiyacı olan insanlara yardım eder.Health workers aid people in need.
Bazıları tartışmaktan nefret ederler.Some people hate to argue.
Bazı insanlar tartışmaktan nefret ederler.Some people hate to argue.
Bana yardım eder misin, lütfen?Could you assist me, please?
Tavus kuşunun güzel kuyruğu dişilerin ilgisini çekmeye yardım eder.The peacock's beautiful tail helps it attract females.
Onlar o ürünü boykot edecekler.They will boycott that product.
Üniversite yeterli öğrenciye sahip değilse, yönetim sınıfı iptal edecek.If the university doesn't have enough students, the administration will cancel the class.
İnsanlar işbirliği yaptığında daha fazlasını elde ederler.People achieve more when they cooperate.
Bir tedavi hastalığı tedavi edecektir.A treatment will cure the disease.
Cüzdanını alan adamı tarif edebilir misin?Can you describe the man who took your wallet?
Et sevmem. Bir vejetaryen diyet tercih ederim.I don't like meat. I prefer a vegetarian diet.
Erkek mi yoksa kadın bir doktoru mu tercih edersiniz?Do you prefer a male or female doctor?
Trenin ne kadar geç kalacağını tahmin edebilir misiniz?Can you estimate how late the train will be?
Lavabomuzu tamir edebilir misin?Can you fix our sink?
Bir baba ve oğul iki kuşağı temsil eder.A father and son represent two generations.
Tom tam-buğday ürünlerini tercih eder.Tom prefers whole-grain cereals.
Tom tam taneli tahıl tercih eder.Tom prefers whole-grain cereals.
Doktorlar kimseye zarar vermemek için yemin ederler.Doctors take an oath not to harm anyone.
Tom çiğ soğanlardan nefret eder.Tom hates raw onions.
Tom sabah erken kalkmaktan nefret eder.Tom hates getting up early in the morning.
Tom kurallardan nefret eder.Tom hates the rules.
Mary sık sık düğününü hayal eder.Mary often imagines her wedding.
Her çeşit böcekten nefret ederim.I hate insects of all kinds.
Sadece bir dakika bana yardım edebilir misin?Can you help me for just a minute?
Grup yürüyüşe öncülük edecek bir rehber kiraladı.The group hired a guide to lead the hike.
Bunu kaldırmama yardım eder misin?Can you help me lift this?
Ben kalıptan çok, sıvı sabunu tercih ederim.I prefer soap as a liquid rather than a bar.
Tom üniversitede edebiyatı asıl branş olarak aldı.Tom majored in literature at the university.
Tom bir Çin edebiyatı profesörüdür.Tom is a professor of Chinese literature.
Tom İngiliz edebiyatı okumayı sever.Tom likes reading English literature.
Polis kalabalığı kontrol edemedi.The police could not control the mob.
Bazı insanlar geleceği tahmin edebildiklerini söylüyor.Some people say they can predict the future.
Hangi demir yolu ile seyahat etmeyi tercih edersiniz?Which railroad do you prefer to travel on?
Cezaevi suçluları islah eder mi?Does prison reform criminals?
Beyaz pirinci mi yoksa kahverengi pirinci mi tercih edersiniz?Do you prefer white rice or brown rice?
Tom cezasını gelecek ay hizmet ederek bitirecek.Tom will finish serving his sentence next month.