Bir harita bizim coğrafya çalışmamıza yardım eder.A map helps us study geography.
Kendini rezil etmektense ölmeyi tercih eder.He would rather die than disgrace himself.
Keşke kayıp zamanı telafi edebilsem.I wish I could make up for lost time.
Geç kalmayacağıma dair sizi temin ederim.I assure you that I won't be late.
Kahverengi olanını tercih ederim.I'd prefer a brown one.
Diğerleri gönüllü iş yaparken bazıları yarı zamanlı çalışmaya devam eder.Some continue to work part time, while others do volunteer work.
Çinli bir insanı Japon'dan ayırt edebilir misin?Can you tell a Chinese person from Japanese?
Öğle yemeğinden sonra oyuna devam edelim.Let's continue the game after lunch.
Yazar Avrupa edebiyatının tüm farklı türlerini bir araya getirmiş.The author lumps all the different European literatures together.
Ben kahvaltı için yumurta severim, ama ablam yulaf lapası tercih eder.I like eggs for breakfast, but my sister prefers oatmeal.
Kahvaltı ederken, biz gün için bir plan yaptık.While having breakfast, we made a plan for the day.
Onu başka şekilde ifade edeyim.Let me rephrase it.
Yavrularını besleyen ve barındıran kuşların aksine balıklar yumurtalarını terk eder.Unlike birds, which feed and shelter their young, fish abandon their eggs.
Acıya tahammül edemiyorum.I can't bear the pain.
Caddenin her iki tarafında da park edebilirsiniz.You can park on either side of the street.
Erkek kardeşim nehri yüzerek geçmeye cesaret edemedi.My brother dared not swim across the river.
Hava böyle güzel devam edecek mi, merak ediyorum.I wonder if the weather will hold.
Yemin ederim yalan söylemiyorumI'm not lying. I swear to God!
Telefonun bozuk olup olmadığını kontrol eder misin?Can you check if the phone is out of order?
Çaba sarf etmeden hiçbir şey elde edemezsiniz.You cannot achieve anything without effort.
Paketlemek için cumartesi günü bana yardım edebilir misin?Could you give a me hand packing on Saturday?
Hırsızlık yapan kişi cezalandırılmayı hak eder.A person who steals deserves punishment.
Çalan bir kişi cezayı hak eder.A person who steals deserves punishment.
Bir hırsızlığı nasıl rapor ederim?How do I report a theft?
Görüşmeye devam edeceğiz.We will continue the discussion.
Onun bir baş ağrısı olduğunda, en ufak ses onu rahatsız eder.When she has a headache, the slightest noise irritates her.
Hareket eden bir trene atlamak tehlikelidir.It is dangerous to jump into a moving train.
Hareket eden bir trenden atlamak tehlikelidir.It's dangerous to jump off a moving train.
Hareket edemiyorum.I can't move.
Hayvanlar doğru ile yanlışı ayırt edemezler.Animals cannot distinguish right from wrong.
Hayvanlar içgüdüsel olarak hareket eder.Animals act on instinct.
Yol millerce devam eder.The road continues for many miles.
Günümüzü gün edelim!Let's live it up!
Okunmayı hak eden bir kitap iki kere okunmayı hak eder.A book worth reading is worth reading twice.
Okumak kelime dağarcığınızı geliştirmenize yardım eder.Reading helps you build up your vocabulary.
Himayeniz için size gerçekten teşekkür ederiz.We really thank you for your patronage.
Güneş yanığı deriyi tahriş eder.Sunburn irritates the skin.
Japonya'da yaşamaya gelince, şikâyet edecek bir şeyim yok.As for living in Japan, I have nothing to complain about.
Japonya Kaliforniya'dan portakal ithal eder.Japan imports oranges from California.
Japonya yurtdışından birçok önemli ham madde ithal eder.Japan imports various raw materials from abroad.
Japonya yurt dışından çeşitli ham maddeleri ithal eder.Japan imports various raw materials from abroad.
Japonya yabancı ülkelere büyük miktarda araba ihraç eder.Japan exports a great number of cars to foreign countries.
Japonya büyük miktarda petrol ithal eder.Japan imports a large quantity of oil.
Japonya, Çin'den hammadde ithal eder ve Çin'e hazır ürün ihraç eder.Japan imports raw materials from China and exports finished products to it.
Japonya'yı ziyaret eden her yabancı, burada fiyatların çok yüksek olduğunu söylüyor.Every foreigner who visits Japan says that prices here are too high.
Japoncada "teşekkür ederim" nasıl deniliyor?How do you say "thank you" in Japanese?
Pazartesi, pazarı takip eder.Monday follows Sunday.
Beni kabul edeceklerini asla düşünmemiştim.I never thought they would accept me.
Bazı insanlar kedileri sever ve diğerleri köpekleri tercih eder.Some people like cats, and others prefer dogs.
Bazı insanlar kedileri sever, diğerleri köpekleri tercih eder.Some people like cats, others prefer dogs.
Kedi balığı ete tercih eder.The cat prefers fish to meat.
Biz yıl sonuna kadar bu kitabı okumaya devam edeceğiz.We shall go on reading this book until the end of the year.
Beynimiz faaliyetlerimizi kontrol eder.Our brains control our activities.
Çiftçiler sürekli havadan şikayet eder.Farmers always complain about the weather.
Bunu teslim edebilir misin?Can you deliver this?
Alışverişe gitmektense evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay at home than go shopping.
Kuğular buradan Florida'ya göç ederler.The swans migrate from here to Florida.
Telaffuz edemediğin kelimeleri işaretle.Mark the words which you cannot pronounce.
Onun bu kadar muhteşem bir araba sürdüğünü hayal edebiliyor musun?Can you imagine him driving such a splendid car?
Onun bu kadar muhteşem bir araba sürdüğünü hayal edebiliyor musunuz?Can you imagine him driving such a splendid car?