Ana içeriğe geç
Sözlük

eczane ile cümle

eczane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Maggi ve Glenn, tıbbi malzeme almak için yakınlardaki bir eczaneye gitmeye karar verir.Maggie and Glenn decide to venture to the local pharmacy to find more supplies.
Petrol ürünleri ilk olarak eczanelerde birer yan ürün olarak satılmaktaydır.Shortly thereafter other pharmacies sold gasoline as a side business.
Toplamda 366 tane eczane ve 132 tane Sağlık Ocağı bulunmaktadır.In addition, 362 Masters and 139 Doctoral theses have been defended.
İlk eczacılık hayatına Konya'da Halk Eczanesini açarak başladı.If necessary, opening of the centre of hyperbare medicine to the population.
Bütün gereken ise köşe başındaki eczaneden alınabilecek 2 dolarlık ilaçlar.All for want of two dollars' worth of medications that we can buy at the corner drugstore.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiSo people with their voucher could get the bed net in the local pharmacy.
Bunu eczanelerde ya da büyük marketlerde bulabilirsiniz.Lo puedes encontrar en farmacias o Walmart.
İlaçlar, eczaneler bakkal dükkanından fazla.There are more pharmacies than grocery shops.
Ucuza aldım bizim mahalledeki eczaneden."Down at the local drugstore.
Ve bu vidyoda kullandığım bütün ürünler yerel eczanelerden satın alınabilir.Ve bu vidyoda kullandığım bütün ürünler yerel eczanelerden satın alınabilir.
Qinghu eczanesinin patronu, ayrıca Qingchang, Qingxian, Qinglong, adında 3 rehin dükkanı varThe boss of Qinghu Medicine House, also owned Qingchang, Qingxian, Qinglong, the three pawn shops;
Bu her eczanede bulunabilir.This can be found at any single CVS or drugstore.
Bu nedenle eczanenize gittiğinizde %100 saf lavanta yağına bakmalısınız.So when you are looking for lavender essential oil look for 100% pure
En yakın eczane köyüme 5 kilometre mesafede." diyor.The closest drugstore is 5km from my village," she says.
61 yaşındaki Yolanda Kena, emekli maaşını alır almaz eczaneye koşuyor.She is 61 years old and doctors diagnosed her with uterine cancer four months ago.
Tartışmalar sürerken, Vidatox, 30 ml'lik şişesi 98 avrodan eczanelerde satılmaya devam ediyor.While the debate continues, Vidatox is being sold in drugstores. A 30ml bottle goes for 98 euros.
Eczanelerde satılan ilaçlar da bu alanda rağbet görüyor.Abuse of pharmaceuticals has also become an issue.
Heinz eczaneden karısı için lazım olan ilacı çalmalı mıdır çalmamalı mıdır?Should Heinz have broken into the laboratory to steal the drug for his wife?
Manitoba'ya taşındı ve Brandon'da eczaneler işletti 1925 sonrasında, Souris'te işletmeye devam etti.He moved to Manitoba and operated drug stores in Brandon and then, after 1925, in Souris.
"Sis maskeleri", onları eczanelerden satın alabilenler tarafından takıldı. [ alıntı gerekli ]"Smog masks" were worn by those who were able to purchase them from chemists.[citation needed]
Mart 2012'de DEA, Oshkosh, Wisconsin'de bir eczanede arama yaptı.In March 2012 the DEA searched a pharmacy in Oshkosh, Wisconsin.
1809'da Sertürner, ilk kez kendine ait bir eczaneyi Einbeck'te açtı.In 1809, Sertürner opened the first pharmacy he owned, in Einbeck.
1994'ten 1999'a kadar eczaneler yılda yaklaşık üç milyon şırınga teslim etmiştir.[1]From 1994 to 1999, pharmacies delivered around three million syringes annually.[6]
Azerbaycan'ın Sovyet yönetimi sırasında da yeni hastaneler ve eczaneler inşa edildi.During the Soviet rule of Azerbaijan, new hospitals and pharmacies were built.
1910'da Addis Ababa'da ilk olan "Pharmacie de la Géorgie" (Gürcistan Eczanesi) adlı eczaneyi kurdu.In 1910, he founded the first pharmacy in Addis Ababa which he called "Pharmacie de la Géorgie".
1834'te botaniğe daha fazla zaman ve enerji ayırmak için Gefrees'deki eczaneyi sattı.In 1834 he sold the pharmacy in Gefrees in order to devote more time and energy to botany.
Eczanelerde ve süpermarketlerde yaygın olarak bulunurlar.They are widely available in pharmacies and supermarkets.
Hygieia kasesi Avrupa'daki eczanelerin dışındaki tabelalarda kullanılan yaygın bir semboldür.The bowl of Hygieia is a common symbol on signs outside of pharmacies in Europe.
Šabac'ın ayrıca 5.000 peni değerinde ilaçlarla dolu iyi stoklanmış bir eczanesi vardı.Šabac also had a well-stocked pharmacy with drugs valued at 5,000 pence.
Kocasının eczanesinde şehrin ilk kan testi laboratuvarını kurdu.[6]In her husband's pharmacy, she set up the city's first blood test laboratory.[6]
Eczane nerede acaba?Wo ist denn die Apotheke?
Ancak daha sonra bu ürün eczanelerde işlem görmüştür.Erst später wurde dieses Produkt in Apotheken gehandelt.
Başlangıçta Seborin sadece eczanelerde satıldı.Ursprünglich wurde Seborin nur in Apotheken verkauft.
İldeki toplam eczane sayısı 3,852'dir.Die Fabriknummer lautete 8352.
Karşılığında babasının eczanesinde çalışacaktı.Danach arbeitete sie bei ihrem Vater in einer Apotheke.
Zeynep'in eczanesi kötü durumdadır.Die Venen von Dr. Nielsen befinden sich in einem schlechten Zustand.
Petrol ürünleri ilk olarak eczanelerde birer yan ürün olarak satılmaktaydır.Das Wasser wurde zunächst als Heilmittel in Apotheken verkauft.
Holton kansere yakalandığından eczaneyi karısı yönetmektedir.Holton, étant atteint d'un cancer, c’est sa femme qui s’occupe du commerce.
Bir ilaç alma bahanesiyle eczaneye gelir.Retrait du marché pour un médicament.
1898 yılında, kimyager Hans Schwarzkopf Berlin'de küçük bir eczane açtı.En 1898, Hans Schwarzkopf ouvre une petite droguerie à Berlin.
İlaca ihtiyacım var. Eczane nerede?Necesito medicamentos. ¿Dónde está la farmacia?
Eczane, hastanenin yakınında.La farmacia está cerca del hospital.
En yakın eczane nerede?¿Dónde está la farmacia más cercana?
Kasabada eczane yoktur.En el municipio no existe ninguna farmacia.
Karşılığında babasının eczanesinde çalışacaktı.Trabaja con su padre en su farmacia.
Maggi ve Glenn, tıbbi malzeme almak için yakınlardaki bir eczaneye gitmeye karar verir.Maggie y Glenn deciden aventurarse en la farmacia local para encontrar más suministros.
New Bern kentinde kendi eczanesini işletmeye başladı.Durante ésta época comienza con su propia farmacia en Ciudad del Cabo.
Başlangıçta Seborin sadece eczanelerde satıldı.La absenta al principio se vendía en farmacias como bebida medicinal.
1900'lerde Berlin'e taşındı ve burada bir eczanede çalıştı.En 1915 se trasladó a Berlín, trabajando en una fábrica de chocolate.
En yakın eczane nerededir?Dove si trova la farmacia più vicina?
Burada Łukasiewicz, Piotr Mikolasch'ın sahibi olduğu Pod Złotą Gwiazdą isimli eczanede çalışmaya başladı.Qui Łukasiewicz iniziò a lavorare per la farmacia Pod Złotą Gwiazdą di proprietà di Piotr Mikolasch.
1840 yılında Rzeszów'a geri döndü ve burada Edward Hübl'ün eczanesinde çalışmaya başladı.Nel 1840 tornò a Rzeszów, dove continuò a praticare presso la farmacia di Edward Hübl.
Daha sonraları Paris'te bir eczane açtı ve derslerine devam etti.L'anno successivo aprì uno studio a San Paolo e diede lezioni.
En yakın eczane nerede?Где ближайшая аптека?
1830 yılında Philadelphia'da John K Smith ilk eczanesini açtı.1830 — В Филадельфии John K Smith открыл свой первый аптекарский магазин.
İlk başta eczaneler ve diş hekimleri tarafından satıldı.Сначала пасту продавали аптеки и стоматологи.
1900'lerde Berlin'e taşındı ve burada bir eczanede çalıştı.Примерно в 1900 году он перебрался в Берлин, где некоторое время работал в фармацевтической компании.
Önce, Morgiana, eczaneden bir ilaç alır ve ona Kasım'ın ağır hasta olduğunu söyler.Первым делом она отправляется в аптеку купить лекарства, объясняя это тем, что Касим смертельно болен.
Eczacılık Eczane eczacılığıФармакокинетика Фармакодинамика
Akademik hayatı bırakıp eczane açar.Положил начало фармакологии.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod