Ana içeriğe geç
Sözlük

ebeveynlerinin ile cümle

ebeveynlerinin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
14
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
Tom ebeveynlerinin onun yapmasını istediği şeyi bir şeyi reddetti.Tom refused to do anything his parents asked him to do.
Tom'un ebeveynlerinin her ikisi de Bostonlu.Tom's parents are both from Boston.
Ebeveynlerinin işleri neydi.What are your parents' jobs?
Tom'un onu yapması için ebeveynlerinin izni yok.Tom doesn't have his parents' permission to do that.
Tom'un bunu yapmak için ebeveynlerinin iznine sahip değildi.Tom didn't have his parents' permission to do that.
Tom, ebeveynlerinin istediğini yapmasına izin verdiğini söyledi.Tom said his parents allow him to do what he wants.
Tom, ebeveynlerinin istediği her şeyi yapmasına izin verdiğini söyledi.Tom said his parents allow him to do whatever he wants.
Tom'un ebeveynlerinin ikisi de öldü.Both of Tom's parents have passed away.
Tom ebeveynlerinin boşanacağını söyledi.Tom said his parents are getting divorced.
Tom ebeveynlerinin onun kıçına şaplak attığını hatırlamadığını söyledi.Tom said he didn't remember his parents ever spanking him.
Tom ebeveynlerinin onun kıçına şaplak attığını hatırlamıyor.Tom doesn't remember his parents ever spanking him.
Tom'un ebeveynlerinin ne yaptığı konusunda bir fikrim yok.I have no idea what Tom's parents do.
Tom'un ebeveynlerinin ikisi de üniversiteye gitti.Both of Tom's parents went to college.
Çocukların da ebeveynlerinin davranışlarını edindiğini görüyoruz.We see how children adopt the behaviours of their parents.
Tom genellikle ebeveynlerinin sözünü dinlemez.Tom doesn't usually disobey his parents.
Kadınların ebeveynlerininkilere benzer görünümleri var.They have similar looks as those of female's parents.
Daha sonra, kaybolur ve kendisini ebeveynlerinin bodrumunda bulur.Nevertheless, he becomes lost and finds himself in his parents' basement.
Ebeveynlerinin yüzü görünmez.Remember your parents' faces?
Ebeveynlerinin ya da Godoy'un İspanya'ya dönmesine izin vermedi.However, he banned his parents as well as Godoy from returning to Spain.
OSB’si olan çocukların ebeveynlerinin stres düzeyleri çok yüksektir.Parents of children with ASD have higher levels of stress.
Gençliğinde, Çin dövüş sanatlarında ebeveynlerinin bilgisi olmadan eğim almak için okulu bıraktı.In his youth, he skipped school to train in Chinese martial arts without his parents' knowledge.
Brunel'in emsalsiz adı, ebeveynlerinin isimlerin bir araya gelmesi ile oluşmuştur.Brunel's given names come from his parents.
Piersanti, Perlman'ların gardropları için ebeveynlerinin fotoğraf albümlerinden ilham aldı.For the Perlmans' wardrobe, Piersanti took inspiration from her parents' photograph albums.
Ebeveynlerinin ölümünden sonra büyükbabası da ölünceye kadar onunla yaşamış.After that his niece lived with him until he died.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.It is uncertain that her family members are still alive.
Bir süre sonra irtifa azalmaya başlar ve uçak, Pasternak'ın ebeveynlerinin evine çakılır.Amidst the panic, Pasternak crashes the plane into his parents' house.
Ebeveynlerinin evliliğinin 23. yılında doğmuştur.At the time of his birth, his parents had been married for 23 years.
Ebeveynlerinin ölümünü takiben, Krakov'da yaşayan dayısı Tadeusz Bobrowski'nin himayesine verildi.In London, letters awaited him from his Uncle Tadeusz Bobrowski, who was in poor health.
15 yaşını dolduran herkes, ebeveynlerinin izniyle evlenebilir.Anyone over 15 can marry with their parent's consent.
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.Doth with their death bury their parents' strife.
Ve ebeveynlerinin öfke, hangi ancak çocuklarının sonunda boşa devamı kaldırabilirsinizAnd the continuance of their parents' rage, Which but their children's end naught could remove,
Vahşi doğada, Bonobo ebeveynlerinin yavrularını tımar ettikleri bilinir.In the wild, the parent Bonobo is known to groom its offspring.
Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.That their parents be less tired and less stressed.
Pek çoğu için, okula yer yok ve bu da ebeveynlerinin arzularının bir yansıması.For many, there is no room for school -- a reflection of their parents' desires.
Hepsi de ebeveynlerinin başarılarında büyük rol oynadığını kabul ediyor.All the players made it clear that their parents have played a major role in their success.
Ebeveynlerinin ikisi de Yahudi'ydi.[3]Both parents were Jewish.[3]
Ebeveynlerinin boşanmasının ardından Djerassi ve annesi Viyana'ya taşındı.Following his parents' divorce, Djerassi and his mother moved to Vienna.
Ebeveynlerinin ikisi de ulema idi.1907) and Bibi Khanum Mamaqani, in Najaf.
Beşinci sınıftan sonra ebeveynlerinin teşvikiyle okul değiştirdi.After the fifth grade, Galustyan transferred schools at his parents' instigation.
Ayrıca mun'un ebeveynlerinin Katili olduğu ortaya çıkıyor.He is also revealed to be the murderer of Mun's parents.
Ebeveynlerinin her ikisi de müzisyen olan Byas'ın annesi piyano, babası klarnet çalıyordu.Both of Byas' parents were musicians. His mother played the piano, and his father, the clarinet.
Gençliği, ebeveynlerinin saltanatının antik kabartmalarında ve resimlerinde iyi belgelenmiştir.Her youth is well documented in the ancient reliefs and paintings of the reign of her parents.
Kısa bir süre sonra ikizleri doğurdu ve ebeveynlerinin adını vererek onları büyüttü.She gave birth to the twins shortly thereafter and raised them, naming them after their parents.
Ebeveynlerinin ikisi de moda sektöründe çalışıyor. [1] Yedi yaşındayken Barselona'ya taşındılar.Both of her parents worked in fashion.[1] When she was seven, they moved to Barcelona.
Ebeveynlerinin ikisi de müzik eğitimi almıştıı.Both of her parents were musically educated.
Ebeveynlerinin ikisi de etnik İngrilerdi.Both of her parents were ethnic Izhorians.
Artırılmış öğrenme, sadece öğrencilerin değil, ebeveynlerinin de öğrenmesine olanak sağlamıştır.Augmented learning has allowed not only students to learn, but also their parents.
Ebeveynlerinin, 1628'de Francis Hyacinth'in doğumundan önce ölen başka bir oğlu vardı.His parents had another son who had died in 1628 prior to the birth of Francis Hyacinth.
Ebeveynlerinin ölümü onun bir kaşif olmasını sağladı.The death of his parents enabled him to become an explorer.
Ebeveynlerinin ikisi de yarı Yahudi olmasına rağmen dinlerine bağlı değillerdir.Though her parents were both half-Jewish, they were non-observant.
Bekâr kadınlar, Hindistan’da genelde tek başlarına kalmazlar, ebeveynlerinin evinde yaşarlar.Ledige Frauen wohnen in Indien meist nicht alleine, sondern weiter im Haushalt der Eltern.
Ebeveynlerinin evliliğinin 23. yılında doğmuştur.Sie haben sich zum 23. Geburtstag meines Vaters ganz woanders verlobt.
Yumurtadan çıktıktan sonra yavru dokuz ay daha ebeveynlerinin korumasına ve beslemesine ihtiyaç duyar.Nach dem Schlüpfen braucht das Jungtier weitere neun Monate lang elterlichen Schutz, Fürsorge und Ernährung.
Orada ebeveynlerinin yanında Konsey de bulunmaktadır.Dort trifft sie jedoch nur seine Eltern an.
Çocukluğunda da ebeveynlerinin mutlu bir evliliği yoktu.Zum Zeitpunkt seiner Geburt waren seine Eltern nicht verheiratet.
Daha çok küçükken şarkı söylemeye başlaması, ebeveynlerinin onun yeteneğini keşfetmesini sağlamıştır.Bereits im Kindesalter begann sie mit dem Singen und wurde durch ihre musikalischen Eltern inspiriert.
Ebeveynlerinin ikisi de peyzaj mimarıdır.Beide Eltern waren Eiskunstläufer.
Vehbi'nin kızı ebeveynlerinin ayrılmasından sonra babasıyla yaşadı.Bophas Sohn lebt seit der Scheidung mit seinem Vater.
Onunla ebeveynlerinin zoruyla evlendi.Elle l'épousa seulement parce que ses parents la contraignirent.
Ebeveynlerinin isteğiyle 4 yaşında okula başladı.À quatre ans il entre à l'école maternelle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod