Ebeveynlerinin yüzü görünmez.Elle n'a jamais vu le visage de ses parents.
Dört kardeşi vardır, fakat ebeveynlerinin ölümünden sonra ayrılmak zorunda kalmışlardır.Il a trois sœurs avec qui il vit depuis que ses parents ont déménagé.
Ebeveynlerinin ya da Godoy'un İspanya'ya dönmesine izin vermedi.Les Godoy ont interdiction de rentrer en Espagne.
Fernando, ebeveynlerinin vefatına rağmen Godoy'un İspanya'ya dönmesine izin vermedi.Ferdinand continue d’interdire à Godoy de retourner en Espagne.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Ses parents restent inconnus, vivants ou non.
Ebeveynlerinin milliyeti nedir?¿De qué nacionalidad son tus padres?
Tom öldükten sonra, Mary ebeveynlerinin evine geri döndü.Después de que muriera Tom, Mary volvió a casa de sus padres.
Bu, Mary, erkek kardeşi ve ebeveynlerinin evi.Esta es la casa de Mary, su hermano y sus padres.
Daha sonra, kaybolur ve kendisini ebeveynlerinin bodrumunda bulur.Ella sigue insistiendo y lo encuentra en su apartamento.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Non si sa se i genitori siano ancora vivi.
Piersanti, Perlman'ların gardropları için ebeveynlerinin fotoğraf albümlerinden ilham aldı.Piersanti si è ispirata agli album fotografici dei genitori per l'armadio dei Perlman.
Ebeveynlerinin ölümünden sonra büyükbabası da ölünceye kadar onunla yaşamış.Dopo che i suoi genitori morirono, visse con suo nonno fino a quando anche lui non morì.
Ebeveynlerinin yüzü görünmez.Non vede il volto dei propri genitori finché non emerge.
Orada ebeveynlerinin yanında Konsey de bulunmaktadır.I bambini vivevano lì assieme ai genitori.
O, ebeveynlerinin isteklerine karşı çıktı ve yabancı ile evlendi.Она пошла против воли своих родителей и вышла замуж за иностранца.
Ebeveynlerinin sevdiği gibi aynı tür müziği seviyor musun?Тебе нравится та же музыка, что и твоим родителям?
OSB’si olan çocukların ebeveynlerinin stres düzeyleri çok yüksektir.Родители детей-аутистов страдают от повышенного уровня стресса.
Vehbi'nin kızı ebeveynlerinin ayrılmasından sonra babasıyla yaşadı.Дочь Даниэлла, жила с отцом после развода.
Daha çok küçükken şarkı söylemeye başlaması, ebeveynlerinin onun yeteneğini keşfetmesini sağlamıştır.Ещё ребёнком она много пела, и родители обратили внимание на её талант.
Daha büyük yavrular ebeveynlerinin ağzına beslenmek için uzanabilmektedir.Позднее птенцы сами могут брать пищу из рта родителей.
Daha büyük yavrular ebeveynlerinin ağzına beslenmek için uzanabilmektedir.وتتمدد الصغار الأكبر سناً على مناقير الأباء لكي تتغذي.
Daha büyük yavrular ebeveynlerinin ağzına beslenmek için uzanabilmektedir.As crias mais velhas chegam á boca dos pais para obter comida.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Após cerca de uma semana, eles são capazes de colocar suas cabeças nas bolsas dos pais e se alimentar.
Daha çok küçükken şarkı söylemeye başlaması, ebeveynlerinin onun yeteneğini keşfetmesini sağlamıştır.Logo ela começou a cantar e sua avó percebeu seu talento.
Orada ebeveynlerinin yanında Konsey de bulunmaktadır.Junto ao personagem também tem os pais.
Daha sonra, kaybolur ve kendisini ebeveynlerinin bodrumunda bulur.Horas depois ela acorda e encontra sua mãe a enterrando em seu quintal.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Nada se sabe de seus parentes, se existem ou se estão vivos.
Dört kardeşi vardır, fakat ebeveynlerinin ölümünden sonra ayrılmak zorunda kalmışlardır.Hij heeft vier broers van wie hij gescheiden werd sinds de dood van zijn ouders.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Na ongeveer een week steken de jongen de kop diep in de keel van de ouders om opgekropt eten te bemachtigen.
Ebeveynlerinin ikisi de peyzaj mimarıdır.Allebei zijn ouders zijn actief in het kunstschaatsen.
Yumurtadan çıktıktan sonra yavru dokuz ay daha ebeveynlerinin korumasına ve beslemesine ihtiyaç duyar.Dan verlaat het jong het nest en wordt nog eens negen maanden door de ouders bewaakt en gevoederd.
Çocukluğunda da ebeveynlerinin mutlu bir evliliği yoktu.Zijn ouders hadden geen gelukkig huwelijk.
Sirius’un aksine, Regulus ebeveynlerinin favorisiydi.Om die reden waren zijn ouders volgens Sirius trots op Regulus.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Nie wiadomo czy jej rodzice żyją.
Ebeveynlerinin yüzü görünmez.Ciągle widzę ich twarze.
Ebeveynlerinin isteğiyle 4 yaşında okula başladı.W wieku 4 lat rozpoczął naukę w miejscowej szkole.
Yumurtadan çıktıktan sonra yavru dokuz ay daha ebeveynlerinin korumasına ve beslemesine ihtiyaç duyar.Efter kläckningen får ungen vård, skydd och näring av föräldrarna i minst nio månader.
Ebeveynlerinin ikisi de peyzaj mimarıdır.Båda föräldrarna är friska anlagsbärare.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Efter fyra veckor kan ungarna äta samma föda som sina föräldrar.
Sirius’un aksine, Regulus ebeveynlerinin favorisiydi.Із братом Луїджі вони були улюбленками батьків.
Ebeveynlerinin ikisi de peyzaj mimarıdır.Обоє батьки — ландшафтні архітектори.
Daha çok küçükken şarkı söylemeye başlaması, ebeveynlerinin onun yeteneğini keşfetmesini sağlamıştır.Ще дитиною вона багато співала, і батьки звернули увагу на її талант.
Orada ebeveynlerinin yanında Konsey de bulunmaktadır.Разом із дітьми за парти сідають і їхні батьки.
Çoğu zaman, erkek çocuk evlendiğinde, -evde kalacak yer olduğu takdirde- eşi ile ebeveynlerinin evinde yaşar.Зазвичай після одруження, коли молода пара ще не має своєї хати, чоловік іде жити до батьків дружини.
Arkani-Hamed'in ebeveynlerinin her ikisi de İranlı fizikçidir.Rodiče Arkani-Hameda, Jafargholi "Jafar" Arkani-Hamed a Hamideh Alastiová jsou oba fyzici z Íránu.
Daha büyük yavrular ebeveynlerinin ağzına beslenmek için uzanabilmektedir.Puii introduc ciocul în gura părinților spre a-și lua hrana.
Ebeveynlerinin her ikisini de tanıyordum.Îi știam pe ambii tăi părinți.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Nem tudni, hogy élnek-e még a szülei.
Ebeveynlerinin ya da Godoy'un İspanya'ya dönmesine izin vermedi.Szüleinek és Don Manuel de Godoynak megtiltotta, hogy hazatérhessenek Spanyolországba.
Daha sonra, kaybolur ve kendisini ebeveynlerinin bodrumunda bulur.Ezután Bruce feleszmél és szülei sírjában találja magát.
Çocukluğunda da ebeveynlerinin mutlu bir evliliği yoktu.Születésekor szülei nem voltak házasok.
Ebeveynlerinin ölümünü takiben, Krakov'da yaşayan dayısı Tadeusz Bobrowski'nin himayesine verildi.Ezt követően Conradot nagybátyjához, Tadeusz Bobrowskihoz küldték Kijevbe.
Orada ebeveynlerinin yanında Konsey de bulunmaktadır.Ne jäävät kuitenkin vielä vanhempiensa luokse.
Ebeveynlerinin ikisi de peyzaj mimarıdır.Molemmat vanhemmat osallistuvat pesänrakennukseen.
Ebeveynlerinin evliliğinin 23. yılında doğmuştur.Han døde på sin 23. års fødselsdag.
Daha çok küçükken şarkı söylemeye başlaması, ebeveynlerinin onun yeteneğini keşfetmesini sağlamıştır.Sadar akan bakat bernyanyi putrinya, ibunya berusaha meluncurkan karier Hibari sebagai penyanyi.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Ia tidak tahu apakah ayahnya masih hidup atau sudah meninggal.
Örneğin, eğer biri ebeveynlerinin ölümünü engellemeye çalışırsa başarısız olacaktır.Ví dụ, nếu như một ai đó muốn về cứu bố mẹ mình khỏi cái chết thì người đó sẽ thất bại.
Filmde kızın adı Molly, ebeveynlerinin adı da Gus ve Diana Roth olarak değiştirilmiştir.Trong phim, tên của cha mẹ được đổi thành Gus và Diana Roth và con gái của họ được đổi tên thành Molly.
Ebeveynlerinin evliliğinin 23. yılında doğmuştur.Cha mẹ của ông đã kết hôn được 23 năm trước khi sinh ra ông.