Ana içeriğe geç
Sözlük

ebeveynlerim ile cümle

ebeveynlerim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
On yıl önce, ebeveynlerim bir araba kazasında öldü.Ten years ago, our parents died in a car crash.
Bugün ebeveynlerimden bir e-posta almadım.I didn't get an email from my parents today.
Ebeveynlerim tartışıyor.My parents are quarreling.
Büyük ebeveynlerimin dahili su tesisatı yoktu.My grandparents didn't have indoor plumbing.
Ebeveynlerim beninle gurur duymalı.My parents should be proud of me.
Tom kesinlikle ebeveynlerimi etkiledi.Tom sure impressed my parents.
Ebeveynlerim harika.My parents are great.
Ebeveynlerim seninle Boston'a gitmeme asla izin vermezdi.My parents would never allow me to go to Boston with you.
Ebeveynlerim sürekli tartışıyor.My parents are constantly arguing.
Ebeveynlerim İspanyol.My parents are Spanish.
Tom'un ne olduğunu ebeveynlerime söylememesini istedim.I asked Tom not to tell my parents what had happened.
Ebeveynlerim benim için yemek pişirir.My parents cook for me.
O zaman ben hâlâ ebeveynlerimle yaşıyordum.I was still living with my parents then.
Gelecek hafta ebeveynlerime bir e-posta yazacağım.Next week I will write an e-mail to my parents.
Dün ebeveynlerimi ziyaret etmedim ama onları bugün ziyaret edeceğim.Yesterday I did not visit my parents, but I will visit them today.
Ebeveynlerim kiliseye gitti ama ben gitmedim.My parents went to church, but I did not go.
Ebeveynlerim birbirini seviyor.My parents love each other.
Ebeveynlerim ondan nefret ediyor.My parents hate her.
Ebeveynlerim onun ırkından dolayı erkek arkadaşımı sevmiyor.My parents don't like my boyfriend because of his race.
Ebeveynlerim meslek seçimimi onaylamıyor.My parents don't approve of my career choice.
Ebeveynlerim erkek arkadaşımı onaylamıyorlar.My parents don't approve of my boyfriend.
Ebeveynlerim kız arkadaşımı onaylamıyorlar.My parents don't approve of my girlfriend.
Ben doğmadan önce bütün büyük ebeveynlerim ölmüştü.By the time I was born, all my grandparents had died.
Ebeveynlerim gelmeden önce evi temizleyeceğim.I'll clean up the house before my parents come.
Ebeveynlerim büyük bir evde yaşıyor.My parents live in a big house.
Ebeveynlerimin evi gerçekten büyük.My parents' house is really big.
Ebeveynlerim benden korkuyor.My parents are afraid of me.
Kız kardeşim hâlâ ebeveynlerimizle yaşıyor.My sister still lives with our parents.
Ben bir çocukken ayda birkaç kez büyük ebeveynlerimi ziyaret ederdim.I used to visit my grandparents several times a month when I was a kid.
Ben büyük ebeveynlerimin evine bisikletle giderdim.I used to ride my bike to my grandparents' house.
Ben ebeveynlerimden daha fazla para kazanmak istiyorum.I want to make more money than my parents.
Ebeveynlerimin endişelenmemesini istiyorum.I want my parents not to worry.
Ebeveynlerimin düğünümde olmasını istedim ama onlar gelmeyi reddetti.I wanted my parents to be at my wedding, but they refused to come.
Yarın ebeveynlerimi görmeyi umuyorum.I hope to see my parents tomorrow.
Ben hâlâ ebeveynlerimle yaşıyorum.I'm still living with my parents.
Ebeveynlerimin evinde bir yığın National Geographic dergisi buldum.I found a stack of old National Geographic magazines at my parents' house.
Ebeveynlerimiz orada değilken küçük erkek kardeşim tamamen farklı bir tavır alır.When our parents aren't there, my younger brother takes on a completely different manner.
Ebeveynlerimi aramam ve onlara akşam yemeği için geç kalacağımı söylemem gerekiyor.I need to call my parents and tell them I'll be late for dinner.
Sorun ebeveynlerimin bunu onaylayıp onaylamayacağıdır.The question is if my parents approve of it or not.
Ebeveynlerime güvenemezsem, kime güvenebilirim?If I can't trust my parents, who can I trust?
Ebeveynlerimizle ilgilenmek zorundayız.We have to take care of our parents.
İnanılmaz ebeveynlerim vardı.I had incredible parents.
Benim ebeveynlerim muhafazakâr Mormon'lardır.My parents are conservative Mormons.
Ebeveynlerim senin yaşındayken onu yapmama izin vermezdi.My parents wouldn't allow me to do that when I was your age.
Genlerimizi ebeveynlerimizden devralırız.We inherit our genes from our parents.
Ebeveynlerimin ikisi de bugün çalışıyor.Both of my parents are working today.
Büyük ebeveynlerim bizimle bir tekne gezisi planladı.My grand parents planned a boat trip with us.
Ebeveynlerim beni vaftiz etmedi.My parents did not baptize me.
Ebeveynlerimin ikisi de öğretmen.Both my parents are teachers.
Ebeveynlerimden bunu nasıl yapacağımı öğrenmedim.I didn't learn how to do that from my parents.
Ebeveynlerim ben üç yaşındayken öldü.My parents died when I was three.
Ebeveynlerimin ikisi de Kanadalı.My parents are both Canadians.
Ebeveynlerim ayrıldı.My parents have separated.
Ebeveynlerim beni attı.My parents threw me out.
Ebeveynlerim 2013'te öldü.My parents died in 2013.
Ebeveynlerim öğretmendir.My parents are teachers.
Ben genellikle ebeveynlerimden önce kalkarım.I usually get up before my parents do.
Gençken, büyük ebeveynlerimi yaklaşık ayda bir kez ziyaret ederdim.When I was a teenager, I used to visit my grandparents about once a month.
Ebeveynlerimden hiçbiri hâlâ yaşamıyor.Neither of my parents is still living.
Ebeveynlerimden hiçbiri üniversiteye gitmedi.Neither of my parents went to college.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod