Ana içeriğe geç
Sözlük

ebeveynlerim ile cümle

ebeveynlerim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Ebeveynlerimin ikisi de Boston'da doğdu.Both of my parents were born in Boston.
Ebeveynlerimden hiçbiri Fransızca bilmez.Neither of my parents can speak French.
Ebeveynlerim burada beni tek başıma bıraktı.My parents left me here all by myself.
Tom ebeveynlerimden biri değildir.Tom isn't one of my patients.
Ebeveynlerimiz bizi asla cezalandırmadı.Our parents never punished us.
Ebeveynlerim Avustralya'dan geliyor.My parents come from Australia.
Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.But I wasn't asked to define myself by my parents.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Three years later, when I fell in love with a man, neither of my parents batted an eyelash either.
Ebeveynlerimiz cahiller ve biz onlara okuma yazma öğretmek istiyoruz.Our parents are illiterate and we want to teach them how to read and write.
Ebeveynlerimiz bize şunu öğretir: iyiyi yücelt, kötünün dersini ver.Our parents teach us that: praise with the good, scold with the bad.
- Kabullenelim, ebeveynlerimiz bađýmlý.- Let’s face it, parents are drug addicts.
Ebeveyn-çocuk ilişkisi sorunlarım var, bunun için ebeveynlerimi suçluyorum.I've got parent-child relational problems, which I blame my parents for.
Bu yüzden ebeveynlerimizin ilgisine ihtiyaç duyarız.That's why we need care from our parents.
Ve ben de ebeveynlerime dedim, "Gitmeliyim, gitmek istiyorum, bunun bir parçası olmak istiyorum."And I said to my parents, "I've got to go. I want to go. I want to be a part of this."
Dr. King geldi ve ebeveynlerimize dedi ki:Dr. King came and said with our parents,
Ebeveynlerim ise 80'lerinde.My parents are closing in on 80.
Ebeveynlerim ayrıldı ve kardeşim tutuklandı.My parents got divorced, and my sister was arrested.
Ebeveynlerimle birlikte memleketim Kazakistan'ın küçük bir kentinde yaşıyor.She lives with my parents in a very small town, where I'm from in Kazakhstan.
Biz ebeveynlerimize bakıyoruz, çünkü işin sonunda, herşey evimizin başarısına bağlı.We look to job creators of all kinds.
Ebeveynlerim çok yaşlanmıştı.It was the moment that my parents became very old.
Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.Shortly after, my parents got separated, and I came to Turkey with my mom.
Ebeveynlerim vardı, harika ebeveynler.I had parents, I have parents, who are fantastic.
Alzaymırı olan bir büyük annem var, ebeveynlerim var ve bugün buradaysam, bunu size borçluyum.I have a grand mother who had Alzheimer's, I have parents, and if I am here today, I owe it to you.
Yakın zamanda ebeveynlerime her mesaj sonrasında imzalarını girmemelerini öğrettim.I recently taught my parents not to include signatures with every text message.
Ebeveynlerimiz ise çatlak olduğumuzu.Our parents think we're cuckoo.
Onlar benim gerçek ebeveynlerim değil.Sie sind nicht meine richtigen Eltern.
Ebeveynlerim nerede?Wo sind meine Eltern?
Yarın ebeveynlerimi görmeyi umuyorum.Ich hoffe, morgen meine Eltern zu sehen.
Ebeveynlerimle temas kurdum.J'ai contacté mes parents.
Ebeveynlerimiz ona bayılıyor.Nos parents l'adorent.
Ebeveynlerim çok eski kafalı.Mes parents sont très vieux-jeu.
Ebeveynlerim giyinme tarzımı sevmiyor.Mes parents n'aiment pas la façon dont je m'habille.
Ebeveynlerimin evine gelmek ister misin?¿Quieres venir a casa de mis padres?
Ebeveynlerimin her ikisi de öldü.Mis padres están muertos.
Ebeveynlerim bana bir kartpostal gönderdiler.Mis padres me mandaron una postal.
Ebeveynlerim ve ben yakın değiliz.Mis padres y yo no estamos unidos.
On yıl önce, ebeveynlerim bir araba kazasında öldü.Mis padres murieron en un accidente de coche hace diez años.
Ebeveynlerim boşanalı çok oldu.Hace mucho tiempo que mis padres se divorciaron.
Ebeveynlerimiz bizi asla cezalandırmadı.Nuestros padres no nos castigaron nunca.
Ebeveynlerim nerede?Dove sono i miei genitori?
Onlar yaşlandıklarında ebeveynlerime bakacağım.Я буду присматривать за своими родителями, когда они состарятся.
Geçen gün onunla karşılaştığımda, o benim ebeveynlerimi sordu.Когда я встретил её на днях, она спросила меня о моих родителях.
Ebeveynlerim nerede?Где мои родители?
Ebeveynlerim boşanalı çok oldu.Родители давно в разводе.
Ebeveynlerimin her ikisi de öldü.Mijn ouders zijn allebei dood.
Herhalde ebeveynlerimi aramayacaksın, değil mi?Je gaat mijn ouders toch niet bellen, wel?
Ebeveynlerimle temas kurdum.Jag tog kontakt med mina föräldrar.
Ebeveynlerim her kış kayak yapmaktan hoşlanır.Părinților mei le place să facă schi în fiecare iarnă.
Ebeveynlerime söyleyemedim, ne de aileme.N-am putut spune părinților mei, și nici familiei mele.
Ebeveynlerime, aileme ya da arkadaşlarıma söyleyemedim.N-am putut spune părinților mei, familiei mele sau prietenilor mei.
Ebeveynlerimin her ikisi de öldü.Molemmat vanhemmistani ovat kuolleet.
Ebeveynlerim öldü.הוריי מתו.
Ebeveynlerim öldü.הוריי נפטרו.
Alzaymırı olan bir büyük annem var, ebeveynlerim var ve bugün buradaysam, bunu size borçluyum.저는 알츠하이머가 있는 할머니와 부모님이 있고, 전 그들 덕에 오늘 이자리에
Ama ebeveynlerimin -- bana göre yaptığımı takdir etmelerinin bir sebebi de ne yaptığımı anlamamaları.Aber meine Eltern -- ein Grund, warum sie es anerkennen, ist, weil sie es nicht verstehen.
Ama ebeveynlerimin -- bana göre yaptığımı takdir etmelerinin bir sebebi de ne yaptığımı anlamamaları.Ale mí rodiče -- Myslím, že to dokáží ocenit hlavně proto, že tomu nerozumí.
Ama ebeveynlerimin -- bana göre yaptığımı takdir etmelerinin bir sebebi de ne yaptığımı anlamamaları.Ale moi rodzice są w stanie to docenić, bo nie do końca to rozumieją.
Ama ebeveynlerimin -- bana göre yaptığımı takdir etmelerinin bir sebebi de ne yaptığımı anlamamaları.Ale myslím, že moji rodičia to dokážu do určitej miery oceniť, sčasti preto, že tomu nerozumejú.
Ama ebeveynlerimin -- bana göre yaptığımı takdir etmelerinin bir sebebi de ne yaptığımı anlamamaları.Dar părinții mei sunt cumva capabili să aprecieze asta tocmai pentru că ei nu înțeleg ce se întâmplă.
Ama ebeveynlerimin -- bana göre yaptığımı takdir etmelerinin bir sebebi de ne yaptığımı anlamamaları.De a szüleim -- azt hiszem részben azért tudják értékelni, mert nem értik.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod