Ana içeriğe geç
Sözlük

ebeveynlerim ile cümle

ebeveynlerim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Ebeveynlerimin evine gelmek ister misin?Would you like to come to my parents' house?
Ebeveynlerim ben doğmadan önce evlendiler.My parents have been married since before I was born.
O, onu ebeveynlerimle tanıştırmak için bizim eve getirdi.She brought him to our place to meet my parents.
Tayfundan dolayı ebeveynlerim seyahatlarını bir gün erken bitirdiler.Because of the typhoon, my parents ended their trip one day early.
Ebeveynlerim Tom'u tekrar görmem için bana izin vermedi.My parents didn't allow me to see Tom again.
Ebeveynlerim Tom'u tekrar görmemi yasakladılar.My parents prohibited me from seeing Tom again.
Ebeveynlerimin her ikisi de vefat ettiler.Both of my parents have passed away.
Ebeveynlerim çok katı.My parents are very strict.
Ebeveynlerim boşanıyor.My parents are getting divorced.
Ebeveynlerim beni her gün arar.My parents call me up every day.
Ben, yaşlandıklarında ebeveynlerime bakacağım.I'll take care of my parents when they get old.
Ebeveynlerim öldü.My parents are dead.
Ebeveynlerim geldiğini öğrenirlerse aptalca bir şey yapabilirler.If my parents find out you came over, they could do something crazy.
Eğer ebeveynlerim sizin geldiğinizi keşfederse, onlar çılgınca bir şey yapabilirler.If my parents discover that you came over, they are capable of doing something crazy.
Eğer ebeveynlerim geldiğini öğrenirse onlar çılgınca bir şey yapabilir.If my parents discover that you came over, they might do something crazy.
Ben ebeveynlerimle konuştum.I spoke to my parents.
Pazar günleri büyük ebeveynlerimi ziyaret ederim.I visit my grandparents on Sundays.
Ebeveynlerimden bir toplantıya gitmek zorunda.One of my parents has to go to the meeting.
Ebeveynlerim gelmeden önce evi temizlemek istiyorum.I want to clean the house before my parents come.
Ebeveynlerim tarafından ihmal edilmeye alışkınım.I'm used to being ignored by my parents.
Ebeveynlerimin kim olduğunu öğrenmek istiyorum.I would like to know who my parents are.
Ebeveynlerim çıkmama izin vermeyecek.My parents won't let me date.
Benim ebeveynlerim onun hakkında bilir.My parents know about it.
Ebeveynlerim öfkeliydi.My parents were furious.
Ebeveynlerim bilmiyor.My parents don't know.
Ebeveynlerim Tom'u görmemi yasakladı.My parents forbade me from seeing Tom.
Ebeveynlerim nerede?Where are my parents?
Ebeveynlerimi nasıl tanıdın?How did you know my parents?
Ebeveynlerimi kimin öldürdüğünü biliyorum.I know who killed my parents.
Ben bir çocukken ebeveynlerim her zaman dövüşürdü.My parents fought all the time when I was a kid.
Ben beş yaşındayken ebeveynlerimin her ikisi de öldü.Both of my parents died when I was five.
Ebeveynlerimin her ikisi de Fransızca konuşabilir.Both of my parents can speak French.
Keşke sadece ebeveynlerimi dinleseydim.If I'd only listened to my parents!
Ebeveynlerimizin kim olduklarını seçemeyiz.We can't choose who our parents are.
Ebeveynlerim uyuyor.My parents are asleep.
Ebeveynlerimin benimle gurur duymasını istiyorum.I want my parents to be proud of me.
Ebeveynlerim için bir hayal kırıklığı olmak istemiyorum.I don't want to be a disappointment to my parents.
Ebeveynlerim bana çıkmak istediğim kişiyle çıkmama izin vermezdi.My parents wouldn't let me date who I wanted to date.
Ebeveynlerimin onu sana vermemi isteyeceklerinden emin değilim.I'm not sure my parents would want me to give you that.
Ebeveynlerim Tom gibi kibar bir adamla evlenmemi istedi ama ben John'a aşıktım.My parents wanted me to marry a nice guy like Tom, but I was in love with John.
Onları son gördüğümde büyük ebeveynlerimin sağlık durumları iyiydi.My grandparents were in good health the last time I saw them.
Gece yarısından önce evde olmam gerekiyordu. Ebeveynlerim beni öldürecekler.I was supposed to be home before midnight. My parents will kill me.
Ebeveynlerime içmeyeceğime söz verdim.I promised my parents I wouldn't drink.
Ebeveynlerim benimle gurur duyardı.My parents were proud of me.
Benim ebeveynlerim beni herhangi bir şey için neredeyse hiç cezalandırmadı.My parents hardly ever punished me for anything.
Ebeveynlerime söylemek istemiyorum.I don't want to tell my parents.
Ben zaten ebeveynlerime söyledim.I already told my parents.
Tam ebeveynlerim giderken eve vardım.I arrived home just as my parents were leaving.
Bugün ebeveynlerimin evlilik yıl dönümü.Today is my parents' wedding anniversary.
Her zaman ebeveynlerimle birlikte yaşadım.I've always lived with my parents.
Ebeveynlerimi tanımıyordum.I never knew my parents.
Ebeveynlerimle evde sadece Fransızca konuşurum.I only speak French at home with my parents.
Ebeveynlerimle akşam yemeği yiyordum.I was having dinner with my parents.
Bunlar benim ebeveynlerim.These are my parents.
Ebeveynlerimi hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.I don't want to disappoint my parents.
Ebeveynlerim bir haftadır deniz aşırı ülkelerde seyahat ediyorlar.My parents are travelling overseas for a week.
Ebeveynlerim hakkında öyle konuşma!Don't talk about my parents like that!
Ebeveynlerimin her ikisi de hâlâ hayatta.Both of my parents are still living.
Ben ebeveynlerimin evinden taşınacağım.I will move out of my parents' house.
Ebeveynlerim boşandığında gençtim.I was young when my parents got divorced.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod