Ana içeriğe geç
Sözlük

ebeveynleri ile cümle

ebeveynleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Ebeveynlerinle birlikte yaşamayı sevmiyorsun, değil mi?You don't like living with your parents, do you?
Ebeveynlerim muhtemelen endişe etmeye başlıyor?My parents are probably starting to worry.
Ebeveynlerim yarın geri geliyor.My parents are coming back tomorrow.
Ebeveynlerinin ne düşündüğü umurunda değil mi?Don't you care what your parents think?
Ebeveynlerinden daha zeki olduğunu mu düşünüyorsun?Do you think you're smarter than your parents?
Ebeveynlerin ne kadar uzun?How tall are your parents?
Tom nadiren ebeveynlerine yazar.Tom seldom writes to his parents.
Tom'un ebeveynleri Mary'den çok etkilendi.Tom's parents were very impressed with Mary.
Tom ne olduğu hakkında ebeveynlerine söylemeye korkuyordu.Tom was afraid to tell his parents about what had happened.
Tom büyük ebeveynleri tarafından yetiştirildi.Tom was brought up by his grandparents.
Ebeveynlerim bir doktor olmamı bekliyor.My parents expect me to become a doctor.
Ebeveynlerin boşandığında kaç yaşındaydın?How old were you when your parents got divorced?
Ebeveynlerim tanışma randevusunda tanıştılar.My parents met on a blind date.
Büyük ebeveynlerimin kollarında çiçek aşısı izleri var.My grandparents have smallpox vaccination scars on their arms.
Ebeveynlerime yalan söylemek zorunda kaldım.I had to lie to my parents.
Tom'un ebeveynlerinin çok parası var.Tom's parents have a lot of money.
Aymara kültüründe birinin ebeveynlerine saygı göstermek esastır.In the Aymara culture, respecting one's parents is fundamental.
Ebeveynlerime bir yük olmak istemiyorum.I don't want to be a burden to my parents.
Tom artık ebeveynleriyle yaşamıyor.Tom no longer lives with his parents.
Ebeveynlerim artık yaşamıyor.My parents are no longer living.
Bence ebeveynlerim benden bir şey saklıyor.I think my parents are hiding something from me.
Tom en az ayda bir kez ebeveynleri için eve yazar.Tom writes home to his parents at least once a month.
Tom Mary'nin ebeveynleriyle ilk kez tanıştığında terbiyesini takınmak zorundaydı.Tom had to mind his P's and Q's when he met Mary's parents for the first time.
Tom ebeveynlerinden ve arkadaşlarından biraz para topladı.Tom raised some money from his parents and his friends.
Ebeveynlerinin Boston'a tek başına gitmene izin vereceklerini gerçekten düşünüyor musun?Do you really think your parents will let you go to Boston by yourself?
Büyük büyük ebeveynlerimden sadece ikisi onlarla tanışmam için yeterince uzun yaşadı.Only two of my great-grandparents lived long enough for me to meet them.
Tom ve Mary doğmadan önce onların bütün büyük büyük ebeveynleri ölmüştü.All their great-grandparents were dead before Tom and Mary were born.
O, ebeveynlerini çok seviyor.She loves her parents a lot.
O bana ebeveynlerimin ne kadar süre önce öldüğünü sordu.She asked me how long ago my parents died.
Ebeveynlerim dizlerinin üstünde yürümenin kötü şans olduğunu söyledi.My parents said it's bad luck to walk on your knees.
Ebeveynlerinin milliyeti nedir?What is your parents' nationality?
Tom'un ebeveynleri sadece çocukların hatırı için birlikte kaldı.Tom's parents only stayed together for the sake of the children.
Bu, Mary, erkek kardeşi ve ebeveynlerinin evi.This is the house of Mary, her brother and their parents.
On yıl önce, ebeveynlerim bir araba kazasında öldü.Ten years ago, our parents died in a car crash.
Bugün ebeveynlerimden bir e-posta almadım.I didn't get an email from my parents today.
Ebeveynlerim tartışıyor.My parents are quarreling.
Büyük ebeveynlerimin dahili su tesisatı yoktu.My grandparents didn't have indoor plumbing.
Tom'un ebeveynleri ne iş yapar?What do Tom's parents do?
Ebeveynlerim beninle gurur duymalı.My parents should be proud of me.
Tom kesinlikle ebeveynlerimi etkiledi.Tom sure impressed my parents.
Ebeveynlerim harika.My parents are great.
Tom Park caddesinde küçük bir evde ebeveynleriyle birlikte yaşıyor.Tom lives with his parents in a small house on Park Street.
O zaman Tom'un ebeveynleri neredeydi?Where were Tom's parents at that time?
Ebeveynleri onu evlatlıktan reddetti ve onu evden kovdu.Her parents disowned her and kicked her out of the house.
Onun ebeveynleri şehir dışındaydı.Her parents were out of town.
Ebeveynlerim seninle Boston'a gitmeme asla izin vermezdi.My parents would never allow me to go to Boston with you.
Ebeveynlerim sürekli tartışıyor.My parents are constantly arguing.
Tom'un ebeveynleri şehir dışında.Tom's parents are out of town.
Thomas ebeveynlerinden ona daha hızlı bir bilgisayar satın almalarını rica etti.Thomas asked his parents to buy him a faster computer.
Ebeveynlerim İspanyol.My parents are Spanish.
Tom onun ebeveynlerinin izni olmadan Mary ile evlendi.Tom married Mary without her parents' consent.
Tom ebeveynlerine danışmadan harekete geçmedi.Tom didn't make a move without consulting his parents.
Onlar ebeveynlerini memnun etmeyi başaramadıkları için ölmek istediler.They wanted to die because they didn't manage to please their parents.
Ebeveynleriyle ilgilenen bir kız olduğunu söyleyebilirim.I can tell that you're a daughter who cares a lot for her parents.
Tom'un ebeveynleri buradan uzakta olmayan bir mezarlığa gömülü.Tom's grandparents are buried in a cemetery not too far from here.
Tom'un ne olduğunu ebeveynlerime söylememesini istedim.I asked Tom not to tell my parents what had happened.
Ebeveynlerim benim için yemek pişirir.My parents cook for me.
Tom ebeveynlerinden daha fazla para kazanır.Tom makes more money than his parents.
O ebeveynleri ona izin vermeyeceği için geziye gelmiyor.She's not coming on the trip because her parents won't let her.
Tom onun ebeveynlerinin istememesine rağmen bir dansçı oldu.Tom became a dancer even though his parents didn't want him to.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ebeveynleri ile cümle - Sayfa 9 - ebeveynleri kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App