Ana içeriğe geç
Sözlük

ebeveynleri ile cümle

ebeveynleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Büyük ebeveynlerim geçen yüzyılda doğdu.My grandparents were born in the last century.
Senin ebeveynlerin kaç yaşında?How old are your parents?
Ebeveynlerim bile benden hoşlanmıyor.Even my parents don't like me.
Ebeveynleri ona iyi bir eğitimin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalıştılar.His parents tried to make him understand how important a good education is.
Ebeveynlerim şu an evde değil.My parents aren't home right now.
Kız arkadaşım henüz ebeveynlerimle tanışmadı.My girlfriend hasn't met my parents yet.
Ebeveynlerim endişelenmeye başlamadan önce eve gitmeliyim.I should go home before my parents start to worry.
Mary bana ebeveynlerine söylememem için yemin ettirdi.Mary made me swear not to tell her parents.
Tom'un ebeveynlerinin her ikisi de o hala bir çocukken öldüler.Tom's parents both died while he was still a small child.
Ebeveynlerinin senin için belirlediği kurallara uymalısın.You should respect the rules your parents set for you.
Ebeveynlerine kendimi sevdirmeye çalışıyorum.I'm trying to get your parents to like me.
O, eve vardığında Tom'un ebeveynleri uyuyordu.Tom's parents were asleep when he got home.
Ebeveynlerimle yemek yedim.I ate with my parents.
Ebeveynlerini aramayı unutma.Don't forget to call your parents.
Çocuk muhtemelen ebeveynlerini neşelendirmek için yalan söyledi.The boy told a lie, probably to cheer up his parents.
Ebeveynlerimin Tom'la ilişkimi bildiklerinden emin değilim.I'm not sure my parents know about my relationship with Tom.
Senin ebeveynlerini tanıdığıma inanmıyorum.I don't believe I know your parents.
Tom ebeveynleriyle birlikte yemek yedi.Tom dined with his parents.
Tom'un ebeveynlerinin ikisi de öğretmen.Both of Tom's parents are teachers.
Tom'un büyük ebeveynlerinin tüm dördü öğretmendi.All four of Tom's grandparents were teachers.
Çocuklar ebeveynlerini taklit ederler.Children imitate their parents.
Çocuklar genellikle ebeveynlerini taklit ederler.Children often imitate their parents.
Tom Mary'nin ebeveynlerinin kim olduklarını bilmiyordu.Tom didn't know who Mary's parents were.
Ebeveynlerim ziyaret ediyor.My parents are visiting.
Ebeveynlerim öğretmendi.My parents were teachers.
Tom'un ebeveynleri öğretmen.Tom's parents are teachers.
Ebeveynlerin haklıydı.Your parents were right.
Tom günü ebeveynleri ile geçirdi.Tom spent the day with his parents.
Tom'un ebeveynleri Mary'nin ebeveynlerinden çok daha otoriter.Tom's parents are much stricter than Mary's parents.
Tom'un ebeveynleri Mary'nin ebeveynlerinden daha yaşlı.Tom's parents are older than Mary's parents.
Ebeveynlerine karşı nazik ol.Be kind to your parents.
Ben on üç yaşındayken ebeveynlerimi bir trafik kazasında öldüler.My parents died in a traffic accident when I was thirteen years old.
Tom'un ebeveynleri gece geç saatlere kadar onun dışarıda kalmasına izin verdi.Tom's parents let him stay out late at night.
Tom'un ebeveynleri benimkilerden daha yaşlı.Tom's parents are older than mine.
Ebeveynlerim benimle gurur duyacak.My parents will be proud of me.
Ebeveynlerin benden nefret ediyor.Your parents hate me.
Ebeveynlerim mutlu olacak.My parents will be happy.
Ebeveynlerin gitmene izin vermeyecek.Your parents will never allow you to go.
Tom ebeveynlerinin beklentilerine uyarak yaşamayacağını biliyor.Tom knows that he'll never live up to his parent's expectations.
Ebeveynlerin hâlâ Boston'da mı?Are your parents still in Boston?
Ebeveynlerim Avustralya'da.My parents are in Australia.
Ebeveynlerimin her ikisi de doktor.My parents are both doctors.
Ebeveynlerim ve ben yakın değiliz.My parents and I aren't close.
Ebeveynlerim bana büyüklerime saygı göstermeyi öğretti.My parents taught me to show respect to my elders.
Ebeveynlerim büyüklerime saygı göstermemi söyledi.My parents told me to honor my elders.
O güçlüklerle karşılaştığında, ebeveynlerinden yardım istedi.When he ran into difficulties, he asked his parents for help.
Okuldan sonra evde kalman için ebeveynlerini nasıl ikna ettin?How did you convince your parents to let you stay home from school?
Ebeveynlerini daha sık aramalısın.You should call your parents more often.
O, ebeveynlerine sık sık yazar.He writes often to his parents.
Tom Mary'ye onun ebeveynlerinin evine kadar eşlik etti.Tom accompanied Mary to her parents' house.
Ebeveynlerim okula geldiği zaman bundan nefret ediyorum.I hate it when my parents come to school.
Tom ebeveynlerine yalan söyledi.Tom lied to his parents.
Ebeveynlerim ben küçük bir çocukken bana hikayeler okurdu.My parents used to read me stories when I was a little boy.
Ebeveynlerime, aileme ya da arkadaşlarıma söyleyemedim.I could not tell my parents, my family or my friends.
Ebeveynlerime söyleyemedim, ne de aileme.I couldn't tell my parents, nor my family.
Tom'un ebeveynleriyle ne zaman tanışacaksın?When are you going to meet Tom's parents?
Ebeveynlerim giyinme tarzımı sevmiyor.My parents don’t like the way I dress.
Ebeveynlerin seni almak için geliyorlar mı?Are your parents coming to pick you up?
Ebeveynlerin seninle birlikte mi?Are your parents with you?
Ebeveynlerim seni sevecekler.My parents are going to love you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod