Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.É a haláluk temetni szüleik viszályt.
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.Forse che con la loro morte, seppellire i conflitti con i genitori '.
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek. Korku, ölüm mark'd sevgi geçit,그들의 죽음으로 비롯되는 부모님의 싸움을 묻어. 그들의 죽음 - mark'd 사랑의 무서운 통과,
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek. Korku, ölüm mark'd sevgi geçit,תצמח עם מותם לקבור סכסוך הוריהם. המעבר מפחד אהבתם מוות היה בורח,
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek. Korku, ölüm mark'd sevgi geçit,أدارك مع موتهم ندفن الفتنة والديهم. مرور خوفا من حب الموت mark'd بهم ،
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek. Korku, ölüm mark'd sevgi geçit,そして彼らの両親の怒り、どれだけ子どもたちの終わりの無の継続は、削除することもできます
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.Mon med deres død begrave deres forældres stridigheder.
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.Oare cu moartea lor îngroape ceartă părinţii lor ".
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.Onkaan heidän kuolemansa haudata vanhempiensa riitaa.
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.Porventura com a sua morte enterrar conflitos de seus pais.
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.Thuần phục với cái chết của họ chôn xung đột của cha mẹ.
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.Zdali se svou smrtí pohřbít spor rodičů.
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.Дот с тяхната смърт да погребат борби на техните родители.
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.Станет ли с их смертью похоронить рознь их родителей.
Örneğin, çocuklar ebeveynleriyle ayrı fikirde olabilirler.Barnet får till exempel ha andra åsikter än föräldrarna.
Örneğin, çocuklar ebeveynleriyle ayrı fikirde olabilirler.Lapsi saa olla esimerkiksi eri mieltä vanhemman kanssa.
Örneğin, çocuklar ebeveynleriyle ayrı fikirde olabilirler.L'enfant peut, par exemple, exprimer un avis divergeant de celui de ses parents.
Örneğin, çocuklar ebeveynleriyle ayrı fikirde olabilirler.Например, ребёнок может быть не согласен в чём-либо со своими родителями.
Örneğin, çocuklar ebeveynleriyle ayrı fikirde olabilirler.من الممكن للطفل أن يكون على سبيل المثال مختلفاً في الرأي مع والديه.
Örneğin, ebeveynlerin çocuklarını evlenmeğe zorunlu kılma ya da bu yolda baskı uygulama hakları yoktur.Esimerkiksi vanhemmilla ei ole oikeutta pakottaa tai painostaa lastaan menemän naimisiin.
Örneğin, ebeveynlerin çocuklarını evlenmeğe zorunlu kılma ya da bu yolda baskı uygulama hakları yoktur.Exempelvis föräldrarna har inte rätt att tvinga eller utöva påtryckning på sitt barn att gifta sig.
Örneğin, ebeveynlerin çocuklarını evlenmeğe zorunlu kılma ya da bu yolda baskı uygulama hakları yoktur.Por ejemplo, los padres no tienen derecho a obligar ni a presionar a sus hijos para que se casen.
Örneğin, ebeveynlerin çocuklarını evlenmeğe zorunlu kılma ya da bu yolda baskı uygulama hakları yoktur.Например, родители не имеют права влиять или принуждать своего ребенка вступать в брак.
Örneğin, ebeveynlerin çocuklarını evlenmeğe zorunlu kılma ya da bu yolda baskı uygulama hakları yoktur.على سبيل المثال الوالدان ليس لديهما الحق في إجبار أو الضغط على الأطفال ليتزوجوا.
Reçete için ebeveynlerin iznine gerek duyulmaz.Du behöver inte tillstånd av dina föräldrar för receptet.
Reçete için ebeveynlerin iznine gerek duyulmaz.Et tarvitse vanhempien lupaa reseptiä varten.
Reçete için ebeveynlerin iznine gerek duyulmaz.No se necesita permiso de los padres para obtener las recetas.
Reçete için ebeveynlerin iznine gerek duyulmaz.Vous n'avez pas besoin de l'autorisation de vos parents pour cette ordonnance.
Reçete için ebeveynlerin iznine gerek duyulmaz.Для получения рецепта разрешение родителей не требуется.
Reçete için ebeveynlerin iznine gerek duyulmaz.لا تحتاجي إلى إذن من الوالدين من أجل الوصفة الطبية.
Sınıftaki çocukların yarısının ebeveynleri yok, çünkü AIDS yüzünden hayatlarını kaybetmişler.De helft van de kinderen in de klas heeft geen ouders omdat die aan AIDS gestorven zijn.
Sınıftaki çocukların yarısının ebeveynleri yok, çünkü AIDS yüzünden hayatlarını kaybetmişler.Die Hälfte der Kinder in diesem Klassenraum hat keine Eltern, weil sie an AIDS gestorben sind.
Sınıftaki çocukların yarısının ebeveynleri yok, çünkü AIDS yüzünden hayatlarını kaybetmişler.Ebben az osztályban a gyerekek fele árva, mindkét szülője meghalt AIDS-ben.
Sınıftaki çocukların yarısının ebeveynleri yok, çünkü AIDS yüzünden hayatlarını kaybetmişler.Jumătate dintre copiii din această clasă nu au părinţi pentru că au murit de SIDA.
Sınıftaki çocukların yarısının ebeveynleri yok, çünkü AIDS yüzünden hayatlarını kaybetmişler.이 교실에 있는 아이들의 절반은 고아입니다. 부모님들은 에이즈로 이미 세상을 떠났죠.
Sınıftaki çocukların yarısının ebeveynleri yok, çünkü AIDS yüzünden hayatlarını kaybetmişler.La metà dei bambini di questa classe non ha genitori perché sono morti di AIDS.
Sınıftaki çocukların yarısının ebeveynleri yok, çünkü AIDS yüzünden hayatlarını kaybetmişler.La mitad de los niños de estas aulas no tienen padres porque han muerto de SIDA.
Sınıftaki çocukların yarısının ebeveynleri yok, çünkü AIDS yüzünden hayatlarını kaybetmişler.La moitié des enfants de cette classe n'ont pas de parents car ils sont morts du SIDA.
Sınıftaki çocukların yarısının ebeveynleri yok, çünkü AIDS yüzünden hayatlarını kaybetmişler.Metade das crianças nesta sala não tem pais porque morreram de SIDA.
Sınıftaki çocukların yarısının ebeveynleri yok, çünkü AIDS yüzünden hayatlarını kaybetmişler.Phân nửa số trẻ em trong lớp học này không có cha mẹ bởi vì cha mẹ chúng đã chết vì AIDS.
Sınıftaki çocukların yarısının ebeveynleri yok, çünkü AIDS yüzünden hayatlarını kaybetmişler.Polovica detí v tejto triede nemá rodičov, pretože zomreli na AIDS.
Sınıftaki çocukların yarısının ebeveynleri yok, çünkü AIDS yüzünden hayatlarını kaybetmişler.Polovina dětí ve třídě nemá žádného rodiče, protože ti zemřeli na AIDS.
Sınıftaki çocukların yarısının ebeveynleri yok, çünkü AIDS yüzünden hayatlarını kaybetmişler.Połowa uczniów nie ma rodziców, bo zmarli na AIDS. Połowa uczniów nie ma rodziców, bo zmarli na AIDS.
Sınıftaki çocukların yarısının ebeveynleri yok, çünkü AIDS yüzünden hayatlarını kaybetmişler.Τα μισά παιδιά σε αυτή τάξη δεν έχουν γονείς επειδή έχουν πεθάνει από AIDS.
Sınıftaki çocukların yarısının ebeveynleri yok, çünkü AIDS yüzünden hayatlarını kaybetmişler.Половината деца в тази класна стая нямат родители, защото са умрели от СПИН.
Sınıftaki çocukların yarısının ebeveynleri yok, çünkü AIDS yüzünden hayatlarını kaybetmişler.У половины детей в этой классной комнате нет родителей, так как они умерли от СПИДа.
Sınıftaki çocukların yarısının ebeveynleri yok, çünkü AIDS yüzünden hayatlarını kaybetmişler.למחצית הילדים בכתה הזו אין הורים, כי הם מתו מאיידס.
Sınıftaki çocukların yarısının ebeveynleri yok, çünkü AIDS yüzünden hayatlarını kaybetmişler.ونصف الطلاب في هذه المدرسة لا أبوين لهم لانهم ماتا بسبب مرض الايدز
Sınıftaki çocukların yarısının ebeveynleri yok, çünkü AIDS yüzünden hayatlarını kaybetmişler.エイズで亡くなったからです 残りの半分は親が一人です
sınıfta yapılır. Ebeveynlerin en azından 1.Se hacen revisiones en los cursos 1.º, 5.º y .8.º.
Soru bu. Bence tüm ebeveynlerin bu soruyu kendilerine sormaları gerekiyor.Eso es lo que todos los padres se deberían estar preguntando.
Soru bu. Bence tüm ebeveynlerin bu soruyu kendilerine sormaları gerekiyor.Questa è la domanda.Questo è quello che tutti i genitori là fuori dovrebbero chiedersi.
Tam da ebeveynlerin "16 yaşındaki bu çocuğun 12'liklerle ne işi var?" diye soracağı bir tipti.쟈니는 "16살짜리가 12살짜리들하고 뭘 하는거지?"라고 부모들이 의문을 품을 것 같은 녀석이었습니다.
Tam da ebeveynlerin "16 yaşındaki bu çocuğun 12'liklerle ne işi var?" diye soracağı bir tipti.Bol to ten typ, pri ktorom sa rodičia čudovali, "Čo robí tento 16-ročný chalan s týmito 12-ročnými chlapcami?"
Tam da ebeveynlerin "16 yaşındaki bu çocuğun 12'liklerle ne işi var?" diye soracağı bir tipti.Byl to ten typ kluka, jehož rodiče by se ptali, "Co tento 16letý kluk dělá s těmito 12letými chlapci?"
Tam da ebeveynlerin "16 yaşındaki bu çocuğun 12'liklerle ne işi var?" diye soracağı bir tipti."Cosa ci fa un ragazzo di 16 anni con tutti quei ragazzetti di 12?"
Tam da ebeveynlerin "16 yaşındaki bu çocuğun 12'liklerle ne işi var?" diye soracağı bir tipti.Era o tipo de miúdo que faz os pais perguntar: "O que faz este miúdo de 16 anos com todos estes de 12?"
Tam da ebeveynlerin "16 yaşındaki bu çocuğun 12'liklerle ne işi var?" diye soracağı bir tipti.Er war die Art von Kind, bei dem sich Eltern fragten: "Was macht dieser 16jährige mit den 12jährigen Jungs?"
Tam da ebeveynlerin "16 yaşındaki bu çocuğun 12'liklerle ne işi var?" diye soracağı bir tipti.Han var typen som fick föräldrar att fundera, "Varför umgås den här 16-åringen med 12-åriga pojkar?"
Tam da ebeveynlerin "16 yaşındaki bu çocuğun 12'liklerle ne işi var?" diye soracağı bir tipti.To był taki dzieciak, że rodzice się zastanawiali: "Co ten 16-letni chłopak robi z tymi 12-letnimi chłopcami?"