Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.母は私を連れてトルコに引っ越しました 私は一人っ子で
Kültürel uyuşmazlıklar bazen çocuk ve ebeveynleri arasında sorun yaratabilir.A veces los conflictos culturales causan problemas entre los hijos y los padres.
Kültürel uyuşmazlıklar bazen çocuk ve ebeveynleri arasında sorun yaratabilir.Ibland kan konflikterna mellan olika kulturer skapa problem mellan barnen och föräldrarna.
Kültürel uyuşmazlıklar bazen çocuk ve ebeveynleri arasında sorun yaratabilir.Joskus kulttuurien väliset ristiriidat aiheuttavat ongelmia lasten ja vanhempien välille.
Kültürel uyuşmazlıklar bazen çocuk ve ebeveynleri arasında sorun yaratabilir.Иногда межкультурные противоречия становятся причиной проблем в отношениях между детьми и родителями.
Kültürel uyuşmazlıklar bazen çocuk ve ebeveynleri arasında sorun yaratabilir.تتسبب أحياناً التناقضات الثقافية بمشاكل فيما بين الأطفال والوالدين.
Nafakanın miktarı, çocuğun nafaka ihtiyacına ve ebeveynlerin maddi geçim imkânlarına göre hesaplanır.Elatusavun määrä lasketaan lapsen elatuksen tarpeen ja vanhempien elatuskyvyn mukaan.
Nafakanın miktarı, çocuğun nafaka ihtiyacına ve ebeveynlerin maddi geçim imkânlarına göre hesaplanır.Underhållsbidragets belopp beräknas utifrån barnets underhållsbehov och föräldrarnas underhållsförmåga.
Nafakanın miktarı, çocuğun nafaka ihtiyacına ve ebeveynlerin maddi geçim imkânlarına göre hesaplanır.Размер алиментов рассчитывается в соответствии с возможностями родителей и потребностями ребёнка.
Nafakanın miktarı, çocuğun nafaka ihtiyacına ve ebeveynlerin maddi geçim imkânlarına göre hesaplanır.قمية مساعدة الإعاشة تُحسب وفقاً لحاجات الطفل المعيشية ومقدرة الوالدين على الإعاشة.
Nihayet yavrular ve ebeveynleri yaklaşık altı aylık bir sürenin ardından havalanmaya başlarlarCuối cùng, khi được 6 tháng tuổi, tay chim choai này cùng bố mẹ bắt đầu bay lên không trung.
Nihayet yavrular ve ebeveynleri yaklaşık altı aylık bir sürenin ardından havalanmaya başlarlarÎn sfârşit, după aproape 6 luni, puii şi părinţii lor încep să se înalţe în aer.
Nihayet yavrular ve ebeveynleri yaklaşık altı aylık bir sürenin ardından havalanmaya başlarlarKonečně, po téměř šesti měsících se mladí i jejich rodiče chystají k odletu.
Nihayet yavrular ve ebeveynleri yaklaşık altı aylık bir sürenin ardından havalanmaya başlarlarΤέλος, μετά από 6 μήνες... τα νεαρά πουλιά και οι γονείς αρχίζουν να πετάνε.
Nihayet yavrular ve ebeveynleri yaklaşık altı aylık bir sürenin ardından havalanmaya başlarlarПосле шести месяцев, проведённых в гнезде, родители начинают учить птенцов подниматься в воздух.
Nihayet yavrular ve ebeveynleri yaklaşık altı aylık bir sürenin ardından havalanmaya başlarlar,לבסוף, לאחר 6 חודשים כמעט .'הצעירים והוריהם מתחילים 'בהמראות
Nihayet yavrular ve ebeveynleri yaklaşık altı aylık bir sürenin ardından havalanmaya başlarlarأخيرا، بعد تقريبا 6 شهور الصغار وأبائهم يبدأون بالطيران
O eti okul arkadaşlarımın ebeveynlerine sattım, ve genç yaşımda iyi bir cep harçlığım daha oldu.학교 친구들의 부모님께 판매해서 청소년 시기에 꽤 짭짤한 용돈을 벌었습니다.
O eti okul arkadaşlarımın ebeveynlerine sattım, ve genç yaşımda iyi bir cep harçlığım daha oldu.להורים של חברי ללימודים, וכך הרווחתי עוד כסף, לצד ההקצבה שקיבלתי כנער.
O eti okul arkadaşlarımın ebeveynlerine sattım, ve genç yaşımda iyi bir cep harçlığım daha oldu.إلى آباء أصدقائي في المدرسة، و قد كوّنت مصروف جيب جيد بالإضافة إلى مصروفي أيام المراهقة.
O eti okul arkadaşlarımın ebeveynlerine sattım, ve genç yaşımda iyi bir cep harçlığım daha oldu.お小遣いの足しにすることに成功しました しかしそのうち 豚の餌になった廃棄食料の多くは
Okula baslamak ve okumayi ogrenmek istiyordu, ama ebeveynlerinin onu okula gonderecek kadar parasi yoktu.Chtěl začít chodit do školy a naučit se číst, ale na to rodiče neměli dost peněz.
Okula baslamak ve okumayi ogrenmek istiyordu, ama ebeveynlerinin onu okula gonderecek kadar parasi yoktu.Em muốn đến trường và học đọc, nhưng bố mẹ không đủ tiền.
Okula baslamak ve okumayi ogrenmek istiyordu, ama ebeveynlerinin onu okula gonderecek kadar parasi yoktu.Iskolába akart menni és megtanulni olvasni, de a szüleinek nem volt elég pénze, hogy iskolába küldjék.
Okula baslamak ve okumayi ogrenmek istiyordu, ama ebeveynlerinin onu okula gonderecek kadar parasi yoktu.학교에서 가서 공부하고 싶은데, 부모님께서 너무 가난해서 학교에 보낼 수가 없었습니다.
Okula baslamak ve okumayi ogrenmek istiyordu, ama ebeveynlerinin onu okula gonderecek kadar parasi yoktu.הוא רצה להצטרף לבית-ספר וללמוד לקרוא, אבל להוריו לא היה מספיק כסף כדי לשלוח אותו לבית-ספר.
Okula baslamak ve okumayi ogrenmek istiyordu, ama ebeveynlerinin onu okula gonderecek kadar parasi yoktu.أراد أن يلتحق بالمدرسة و يتعلم القراءة، ولكن والديه لم يمتلكا المال الكافي لإرساله للمدرسة.
Okula baslamak ve okumayi ogrenmek istiyordu, ama ebeveynlerinin onu okula gonderecek kadar parasi yoktu.両親には彼を学校に行かせるお金がないとのことでした オレンジ色の砂糖のようなキャンディーに
Okul görevlileri hizmet için gerekli olan şifreyi çocuğun ebeveynlerine verir.El centro escolar asigna a los padres del estudiante unos datos de acceso.
Okul görevlileri hizmet için gerekli olan şifreyi çocuğun ebeveynlerine verir.Koulu antaa lapsen vanhemmille tunnukset palveluun.
Okul görevlileri hizmet için gerekli olan şifreyi çocuğun ebeveynlerine verir.L’école fournit les identifiants aux parents de l’enfant pour avoir accès au service.
Okul görevlileri hizmet için gerekli olan şifreyi çocuğun ebeveynlerine verir.Skolan ger barnets föräldrar inloggningsuppgifter till tjänsten.
Okul görevlileri hizmet için gerekli olan şifreyi çocuğun ebeveynlerine verir.Школа предоставляет родителям ребёнка доступ к данному сервису.
Okul görevlileri hizmet için gerekli olan şifreyi çocuğun ebeveynlerine verir.تقوم المدرسة بإعطاء والدي الطفل تعريفات الدخول للخدمة.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Dan prioridad a sus familias, cuidan de sus hijos y de sus padres ancianos.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.De prioriterer familien frem for andet, de tager sig af sine børn og sine aldrende forældre.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.De sätter sina familjer först, tar hand om sina barn och åldrande föräldrar.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Ei aseaza familia pe primul loc, au grija de copii lor si de parintii lor in varsta.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Họ đặt gia đình lên đầu, chăm sóc con cái và bố mẹ.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Ihre Familie steht über allem, sie kümmern sich um ihre Kinder und alternden Eltern.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Mereka menempatkan keluarga di tempat pertama, merawat anak-anak dan orang tua mereka.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Mettono al primo posto la loro famiglia, si prendono cura dei bambini e dei genitori anziani.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Najważniejsza jest rodzina, opieka na dziećmi i starzejącymi się rodzicami.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Nekik a család az első, a gyermekeikről és a szüleikről gondoskodnak.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Rodina je na předním místě, starají se o své děti a stárnoucí rodiče.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Ze zorgen voor hun eigen familie, voor hun kinderen en hun ouder wordende ouders.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Βάζουν τη οικογένειες τους πάνω απ'όλα, φροντίζουν τα παιδια και το γέροντες γονείς τους.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.На первом месте у них семья, они заботятся о детях и престарелых родителях.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.На першому місці в них сім'я, виховання дітей і догляд за старіючими батьками.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Те поставят своите семейства на първо място, грижат се за своите деца и застаряващите си родители.
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.Doet met hun dood begraven hun ouders 'strijd.
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.¿Acaso con su muerte enterrar a los conflictos de sus padres.
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.Adakah dengan kematian mereka mengubur perselisihan orang tua mereka.
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.Či sa svojou smrťou pochovať spor rodičov.
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.Czyż ich śmierci pochować walki rodziców.
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.Doth avec leur mort enterrer les conflits de leurs parents.
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.Doth med deras död begrava sina föräldrars stridigheter.
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.Doth mit ihrem Tod begraben ihre Eltern Streit.
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.Doth s svojo smrtjo pokopati prepir svojih staršev.
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.Doth με το θάνατό τους θάβουν συγκρούσεις των γονιών τους.