Ana içeriğe geç
Sözlük

ebeveynler ile cümle

ebeveynler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bir ebeveynin sevgisini kendimiz ebeveynler oluncaya kadar asla bilmeyiz.We never know the love of a parent till we become parents ourselves.
Ebeveynlerimi hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.I don't want to disappoint my parents.
Ebeveynlerim bir haftadır deniz aşırı ülkelerde seyahat ediyorlar.My parents are travelling overseas for a week.
Ebeveynlerim hakkında öyle konuşma!Don't talk about my parents like that!
Tom Boston'da kaldı ve ebeveynleriyle yaşamaya devam etti.Tom stayed in Boston and continued living with his parents.
Tom ebeveynlerinin arasında oturuyordu.Tom was sitting between his parents.
Ebeveynlerimin her ikisi de hâlâ hayatta.Both of my parents are still living.
Tom ebeveynleri dışarıda alışveriş yapıyorken Mary ile ilgilendi.Tom looked after Mary while her parents were out shopping.
Ben ebeveynlerimin evinden taşınacağım.I will move out of my parents' house.
Tom ebeveynlerinin beklentilerine göre yaşamak için çok çalıştı.Tom tried hard to live up to his parents' expectations.
Tom ebeveynlerinin beklentilerine göre asla yaşamayacak.Tom will never live up to his parents' expectations.
Tom büyük ebeveynleri tarafından büyütüldü.Tom was raised by his grandparents.
Senin ebeveynlerin kim?Who are your parents?
Onun ebeveynleri ana ilçe merkezinde yaşıyor.His parents live in the main county town.
Ebeveynlerim boşandığında gençtim.I was young when my parents got divorced.
Ben gençken ebeveynlerim boşandı.My parents got divorced when I was young.
Bu, bütün ebeveynlerin seyretmesi gereken bir film.This is a film all parents should watch.
Bu, bütün ebeveynlerin izlemesi gereken bir film.This is a film all parents should watch.
Tom ebeveynlerine ev ödevinin olmadığını söyledi.Tom told his parents that he had no homework.
Ebeveynlerimin bildiğini düşünüyorum.I think my parents know.
Çocuklar ebeveynleri boşandığı zaman çoğunlukla kendilerini suçlarlar.Children often blame themselves when their parents divorce.
Tom yol boyunca ebeveynlerini izledi.Tom followed his parents down the street.
Bu gece Tom'un ebeveynleriyle buluşacağım.I'll be meeting Tom's parents tonight.
Tom'un ebeveynleri boşandılar, değil mi?Tom's parents are divorced, right?
Tom ebeveynlerini dinlemek istemiyor.Tom doesn't listen to his parents.
Tom'un ebeveynleri öldürüldüler.Tom's parents were murdered.
Tom ebeveynlerinin tartıştıklarını gördü.Tom saw his parents arguing.
Lise sırasında hoşnutlukla yurt dışına gitmek isterdim ama ebeveynlerim gitmemi istemezdi.I would have gladly gone abroad during high school, but my parents didn't want me to.
Ebeveynlerinle birlikte evde olman gerekiyor.You're supposed to be home with your parents.
Tom ebeveynlerinden biraz alkol çaldı ve onların fark etmeyeceklerini düşündü.Tom stole some alcohol from his parents and thought that they wouldn't notice.
Bay ve Bayan Siqueira Helena'nın ebeveynleridir.Mr and Mrs Siqueira are Helena's parents.
Ebeveynlerim evliliğe karşı.My parents are against my marriage.
Tom'un ebeveynleri evde değillerdi.Tom's parents weren't home.
Tom 24 yaşında ebeveynlerine eşcinsel olduğunu itiraf etti.Tom came out of the closet to his parents at the age of 24.
Ebeveynlerim orada olmayacaklar.My parents aren't going to be there.
Ebeveynlerimi görmeye gittim.I went to see my parents.
Ebeveynlerin evde mi?Are your parents home?
Çocuklarımın hepsi ebeveynlerimi ziyaret etmek için Boston'a gitti.All of my kids went to Boston to visit my parents.
Ebeveynleri etraftayken çocuklara yüzme öğretmekten zevk almıyorum.I don't enjoy teaching children to swim when their parents are around.
Umarım ebeveynlerin beni severler.I hope your parents like me.
Birçok ebeveynler ilkokul çocuklarının 8.30'a kadar yatmaları gerektiğini düşünürler.Many parents think elementary school children should be in bed by 8:30.
Birçok ebeveynler çocuklarının yüzmeyi öğrenmelerinin önemli olduğunu düşünürler.Many parents think it's important for their children to learn how to swim.
Bazı ebeveynlerden bazı şikâyetler aldık.We've gotten some complaints from some parents.
Tom ve Mary John'un gerçek ebeveynleri değiller.Tom and Mary aren't John's real parents.
Tom ve Mary benim ebeveynlerim değiller.Tom and Mary aren't my parents.
Tom henüz Mary'nin ebeveynleri ile tanışmadı.Tom hasn't met Mary's parents yet.
Tom ebeveynlerinden bir şeyler saklayan kişi türü değildir.Tom isn't the kind of person who hides things from his parents.
Tom gizlice evden çıkmaya çalıştı fakat ebeveynleri onu yakaladı.Tom tried to sneak out of the house, but his parents caught him.
Onun ebeveynleri Japon olduğu için Mary evde genellikle Japonca konuşur.Since her parents are Japanese, Mary usually speaks Japanese at home.
Onun ebeveynleri Fransız olduğu için, Tom genellikle evde Fransızca konuşur.Since his parents are French, Tom usually speaks French at home.
Ebeveynleriniz sadece güvenliğiniz için endişeliler.Your parents are just worried about your safety.
Ebeveynlerin sadece güvenliğin için endişeli.Your parents are just worried about your safety.
Ebeveynlerinin sevdiği gibi aynı tür müziği seviyor musun?Do you like the same kind of music as your parents do?
Ebeveynlerini dinlemelisin.You should listen to your parents.
Ebeveynlerim Boston'da yaşıyorlar.My parents live in Boston.
Büyük ebeveynlerimin Boston'da bir evleri vardı.My grandparents had a house in Boston.
Ya ebeveynlerim öğrenirse?What if my parents find out?
Ya ebeveynlerin öğrenirse?What if your parents find out?
Neden ebeveynlerine anlatmadın?Why haven't you told your parents?
Neden ebeveynlerine bizden bahsetmedin?Why haven't you told your parents about us?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ebeveynler ile cümle - Sayfa 7 - ebeveynler kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App