Ana içeriğe geç
Sözlük

ebeveynler ile cümle

ebeveynler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Aslına bakarsanız artık... ...büyük ebeveynler olduğumuzu söyleyebiliriz.No, môžeme povedať, že sme starí rodičia.
Aslına bakarsanız artık... ...büyük ebeveynler olduğumuzu söyleyebiliriz.Nou, we kunnen nu melden dat we grootouders zijn.
Aslına bakarsanız artık... ...büyük ebeveynler olduğumuzu söyleyebiliriz.Về nó thì chúng tôi có thể thông báo rằng, chúng tôi đã lên chức ông bà rồi.
Aslına bakarsanız artık... ...büyük ebeveynler olduğumuzu söyleyebiliriz.Ами, всъщност можем да се похвалим, че сме баба и дядо.
Aslına bakarsanız artık... ...büyük ebeveynler olduğumuzu söyleyebiliriz.Должны сообщить, мы дедушка и бабушка.
Aslına bakarsanız artık... ...büyük ebeveynler olduğumuzu söyleyebiliriz.Можемо вам сказати, що ми стали бабусею та дідусем.
Aslına bakarsanız artık... ...büyük ebeveynler olduğumuzu söyleyebiliriz.למעשה כל שאנחנו יכולים לדווח זה שהפכנו לסבא וסבתא...
Aslına bakarsanız artık... ...büyük ebeveynler olduğumuzu söyleyebiliriz.فيسعدنا ان نخبركم اننا غدونا جداً وجدة
Aslına bakarsanız artık... ...büyük ebeveynler olduğumuzu söyleyebiliriz.私たちは祖父母になりました (会場: 笑い声)
Aslında, bazen ebeveynler bu çocukların lezyonlarını aldırıp aldırmaması konusunda tartışırlar.Addirittura, a volte i genitori dubitano che sia un bene rimuovere queste malformazioni.
Aslında, bazen ebeveynler bu çocukların lezyonlarını aldırıp aldırmaması konusunda tartışırlar.Det händer faktiskt att föräldrar diskuterar om de ens borde ta bort skadan.
Aslında, bazen ebeveynler bu çocukların lezyonlarını aldırıp aldırmaması konusunda tartışırlar.Dokonce se někdy rodiče hádají o to, zda-li by jejich děti měly mít tyto léze odstraněny.
Aslında, bazen ebeveynler bu çocukların lezyonlarını aldırıp aldırmaması konusunda tartışırlar.En fait, les parents discutent parfois sur le bien fondé de faire enlever la lésion de ces enfants.
Aslında, bazen ebeveynler bu çocukların lezyonlarını aldırıp aldırmaması konusunda tartışırlar.En realidad, a veces los padres discuten si debería eliminarse la lesión de estos niños.
Aslında, bazen ebeveynler bu çocukların lezyonlarını aldırıp aldırmaması konusunda tartışırlar.사실, 때때로 부모들은 아이들의 환부를 제거해야만 할지에 대해서 논쟁을 합니다.
Aslında, bazen ebeveynler bu çocukların lezyonlarını aldırıp aldırmaması konusunda tartışırlar.Na verdade, às vezes os pais discutem sobre se deveriam remover a lesão destas crianças.
Aslında, bazen ebeveynler bu çocukların lezyonlarını aldırıp aldırmaması konusunda tartışırlar.Soms zijn de ouders ertegen dat het letsel bij deze kinderen moet worden verwijderd.
Aslında, bazen ebeveynler bu çocukların lezyonlarını aldırıp aldırmaması konusunda tartışırlar.Tatsächlich diskutieren die Eltern manchmal darüber, ob die Wucherungen dieser Kinder entfernt werden sollen.
Aslında, bazen ebeveynler bu çocukların lezyonlarını aldırıp aldırmaması konusunda tartışırlar.Thật ra, thỉnh thoảng bố mẹ cãi nhau về việc là những em bé này có nên lấy phần da chết ra hay không.
Aslında, bazen ebeveynler bu çocukların lezyonlarını aldırıp aldırmaması konusunda tartışırlar.Uneori părinții chiar nu se pun de acord dacă excrescența acestor copii ar trebui îndepărtată sau nu.
Aslında, bazen ebeveynler bu çocukların lezyonlarını aldırıp aldırmaması konusunda tartışırlar.Właściwie, to czasami rodzice spierają się, czy tym dzieciom powinno się usunąć zmiany chorobowe.
Aslında, bazen ebeveynler bu çocukların lezyonlarını aldırıp aldırmaması konusunda tartışırlar.Всъщност, понякога родителите спорят относно това, дали туморът на детето изобщо трябва да бъде премахнат.
Aslında, bazen ebeveynler bu çocukların lezyonlarını aldırıp aldırmaması konusunda tartışırlar.Иногда даже родители не согласны с удалением подобных образований у своих детей.
Aslında, bazen ebeveynler bu çocukların lezyonlarını aldırıp aldırmaması konusunda tartışırlar.Інколи батьки навіть сперечаються, чи варто виправляти такі вади зовнішності у дітей
Aslında, bazen ebeveynler bu çocukların lezyonlarını aldırıp aldırmaması konusunda tartışırlar.למעשה, לפעמים ההורה מתווכח אם צריך להוריד לילדים את הנגעים האלו.
Aslında, bazen ebeveynler bu çocukların lezyonlarını aldırıp aldırmaması konusunda tartışırlar.في الواقع، أحيانا يتجادل الآباء حول ما إذا كان ينبغي أن تصحح عاهات هؤلاء الأطفال
Aslında, bazen ebeveynler bu çocukların lezyonlarını aldırıp aldırmaması konusunda tartışırlar.摘出をするか否かで 言い争うこともあります 時に悲嘆にくれることもあります
Ayrıca birlik ebeveynlere çocuk büyütmek hakkında bilgiler verir.Förbundet erbjuder även fostringsråd för föräldrar.
Ayrıca birlik ebeveynlere çocuk büyütmek hakkında bilgiler verir.La ligue offre également aux parents des conseils en matière d’éducation des enfants.
Ayrıca birlik ebeveynlere çocuk büyütmek hakkında bilgiler verir.La organización ofrece también asesoramiento a los padres sobre la educación de los hijos.
Ayrıca birlik ebeveynlere çocuk büyütmek hakkında bilgiler verir.Liitto tarjoaa myös neuvoja vanhemmille lasten kasvatukseen.
Ayrıca birlik ebeveynlere çocuk büyütmek hakkında bilgiler verir.Союз также предлагает родителям консультации по вопросам воспитания детей.
Ayrıca birlik ebeveynlere çocuk büyütmek hakkında bilgiler verir.تقوم الرابطة أيضاً بتقديم الاستشارات للوالدين بخصوص تربية الأطفال.
Ayrıca birlik ebeveynlere çocuk büyütmek hakkında bilgiler verir.在许多地区, 曼纳海姆儿童保护联合会面向育儿家庭组织家庭咖啡厅和儿童俱乐部等活动。联合会还为父母提供有关教育子女的咨询。
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Als je wegging, zeiden de ouders:
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Au moment de partir, leur parents vous disent,
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Dan ketika Anda akan pergi, orang tuanya berkata,
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,E al momento di andare via, i genitori dicono,
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,E que quando estavam prestes a ir embora, os pais vos diriam,
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,És amikor elmész, a szüleik azt mondják:
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,그리고나서 여러분이 가려고 할때, 아이의 부모님들이 물어보는겁니다.
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Och precis när du var på väg att gå, sade föräldrarna:
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Og da man skulle til at gå, sagde forældrene,
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Und wenn Sie gerade dabei waren wegzugehen, würden die Eltern sagen:
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Và khi bạn chuẩn bị đi, cha mẹ chúng nói,
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Y cuando estuvieran a punto de irse, los padres les dijeran:
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Όταν θα ήσασταν έτοιμοι να φύγετε, οι γονείς θα σας έλεγαν,
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,А потім, коли ви вже йдете геть, батьки кажуть до вас:
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Вы собираетесь уходить, а родители говорят:
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Когато си тръгвате, родителите ви казват:
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,וכשאתם עומדים ללכת, ההורים אומרים,
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,وعندما كنت على وشك المغادرة ، قال الوالدين ،
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,「行く前にちょっと- もし興味があれば 売り出し中なんだけど」
Başka bir yere yerleştirmek çocukların ebeveynlerinin olmadığı bir yerde yaşamaları anlamına gelmektedir.Esto significa que el menor podrá residir en un domicilio diferente que el de sus padres.
Başka bir yere yerleştirmek çocukların ebeveynlerinin olmadığı bir yerde yaşamaları anlamına gelmektedir.Le placement signifie que l'enfant vit en dehors du domicile des parents.
Başka bir yere yerleştirmek çocukların ebeveynlerinin olmadığı bir yerde yaşamaları anlamına gelmektedir.Sijaishuolto tarkoittaa, että lapsi asuu muualla kuin vanhempien luona.
Başka bir yere yerleştirmek çocukların ebeveynlerinin olmadığı bir yerde yaşamaları anlamına gelmektedir.Vård utom hemmet betyder att barnet bor någon annanstans än hos sina föräldrar.
Başka bir yere yerleştirmek çocukların ebeveynlerinin olmadığı bir yerde yaşamaları anlamına gelmektedir.Замещение означает, что ребёнок не будет проживать у родителей.
Başka bir yere yerleştirmek çocukların ebeveynlerinin olmadığı bir yerde yaşamaları anlamına gelmektedir.الرعاية بالنيابة تعني أنه بإمكان الطفل أن يسكن في مكان آخر بدل أن يسكن لدى والديه.
Bazen ebeveynler çocuğun refahını sağlayamayabilir.A veces, los progenitores no pueden garantizar el bienestar de un niño.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod