Ana içeriğe geç
Sözlük

ebeveynler ile cümle

ebeveynler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
15 yaşını dolduran herkes, ebeveynlerinin izniyle evlenebilir.Bất cứ ai trên 15 tuổi đều có thể kết hôn nếu có sự chấp thuận của bố mẹ.
15 yaşını dolduran herkes, ebeveynlerinin izniyle evlenebilir.Cualquiera despues de los 15 puede casarse con el consentimiento de los padres.
15 yaşını dolduran herkes, ebeveynlerinin izniyle evlenebilir.Cualquier persona mayor de 15 años pueden casarse con consentimiento de sus padres.
15 yaşını dolduran herkes, ebeveynlerinin izniyle evlenebilir.Dès 15 ans, on peut se marier avec le consentement des parents.
15 yaşını dolduran herkes, ebeveynlerinin izniyle evlenebilir.Iedereen ouder dan 15 kan trouwen met van hun ouders toestemming.
15 yaşını dolduran herkes, ebeveynlerinin izniyle evlenebilir.Každý, komu je nad patnáct, může se souhlasem rodičů uzavřít sňatek.
15 yaşını dolduran herkes, ebeveynlerinin izniyle evlenebilir.Siapapun lebih dari 15 tahun bisa menikah dengan persetujuan orang tua mereka.
15 yaşını dolduran herkes, ebeveynlerinin izniyle evlenebilir.Siapapun lebih dari 15 tahun bisa menikah dengan persetujuan orang tua mereka.
15 yaşını dolduran herkes, ebeveynlerinin izniyle evlenebilir.To sem jaz. Vrnil sem se. Sem nazaj v Koreji, stalnega pred pisarno oddelka.
15 yaşını dolduran herkes, ebeveynlerinin izniyle evlenebilir.Аз съм назад.
15 yaşını dolduran herkes, ebeveynlerinin izniyle evlenebilir.Любой, кто достиг 15-летнего возраста, может жениться с согласия родителей.
15 yaşını dolduran herkes, ebeveynlerinin izniyle evlenebilir.На 15 г. бракът е възможен с позволението на родителите.
15 yaşını dolduran herkes, ebeveynlerinin izniyle evlenebilir.أي واحد عمره فوق الـ 15 يستطيع الزواج بموافقة والديه
16'dan sadece bir tanesinde her iki özellik için de ebeveynlerin ikisinden gelen çekinik genleri alıyorum.16가지 중 하나밖에 없는데, 이 경우에 모든 두 가지 열성인 특징을 부모에게서 물려받는 것 입니다
16'dan sadece bir tanesinde her iki özellik için de ebeveynlerin ikisinden gelen çekinik genleri alıyorum.Fuori il 16, c'è solo una situazione dove eredita recessivo da entrambi i genitori per entrambi tratti.
16'dan sadece bir tanesinde her iki özellik için de ebeveynlerin ikisinden gelen çekinik genleri alıyorum.Nur in einer dieser 16 Kombinationen, bekomme ich von beiden Eltern die rezessiven Merkmale vererbt.
16'dan sadece bir tanesinde her iki özellik için de ebeveynlerin ikisinden gelen çekinik genleri alıyorum.Ze 16 možných je tu jen jedna situace, ve které jedinec zdědí recesivní alely od obou rodičů v obou znacích.
16'dan sadece bir tanesinde her iki özellik için de ebeveynlerin ikisinden gelen çekinik genleri alıyorum.من ال 16 ,يوجد حالة واحدة فقط حيث ورثت الصفة المتنحية من كلا الوالدين لكلا الصفتين
Ailesiyle beraberken küçük çocuk da, ebeveynleriyle iletişim kurmak ister.Anche in famiglia vuole comunicare con i suoi genitori.
Ailesiyle beraberken küçük çocuk da, ebeveynleriyle iletişim kurmak ister.Även inom familjen vill detta lilla barn kommunicera med sina föräldrar.
Ailesiyle beraberken küçük çocuk da, ebeveynleriyle iletişim kurmak ister.Bahkan dalam keluarganya, bocah kecil ini ingin berkomunikasi dengan orang tuanya.
Ailesiyle beraberken küçük çocuk da, ebeveynleriyle iletişim kurmak ister.Chiar și în familie acest copil vrea sa comunice cu părintii lui.
Ailesiyle beraberken küçük çocuk da, ebeveynleriyle iletişim kurmak ister.가족 안에서도 이 작은 아이는 부모님과 이야기하고 싶어합니다.
Ailesiyle beraberken küçük çocuk da, ebeveynleriyle iletişim kurmak ister.Даже находясь в кругу семьи, такой ребенок хочет общаться со своими родителями.
Ailesiyle beraberken küçük çocuk da, ebeveynleriyle iletişim kurmak ister.حتى داخل نطاق الاسرة،هذا الصغير يرغب فى التواصل مع ابويه
Aileye bir çocuk doğduğu zaman ebeveynlerin aile iznine ayrılma, yani evde kalıp çocuğa bakma hakları vardır.Kun perheeseen syntyy lapsi, vanhemmilla on oikeus pitää perhevapaata eli jäädä hoitamaan lasta kotiin.
Aileye bir çocuk doğduğu zaman ebeveynlerin aile iznine ayrılma, yani evde kalıp çocuğa bakma hakları vardır.عندما يولد طفل في العائلة فيحق للوالدين أخذ إجازة عائلية أي يبقون في البيت لرعاية الطفل.
Akla şu soru geliyor, yavrulara göçmen güvercin olmayı öğretecek göçmen güvercin ebeveynleri olmayacak.De vraag rijst, aangezien ze geen trekduifouders hebben, wie ze leert om een trekduif te zijn.
Akla şu soru geliyor, yavrulara göçmen güvercin olmayı öğretecek göçmen güvercin ebeveynleri olmayacak.거기서 생기는 문제는 나그네 비둘기가 되는 법을 가르쳐 줄 나그네 비둘기 부모가 없다는 것입니다.
Akla şu soru geliyor, yavrulara göçmen güvercin olmayı öğretecek göçmen güvercin ebeveynleri olmayacak.Nasuwa się pytanie: nie będą miały gołębi wędrownych rodziców, którzy nauczą małe jak być gołębiem wędrownym.
Akla şu soru geliyor, yavrulara göçmen güvercin olmayı öğretecek göçmen güvercin ebeveynleri olmayacak.זה אומנם מעלה את השאלה שלא יהיו הורים של יונה נודדת שילמדו את האוכלוסיה הזו איך להיות יונה נודדת.
Akla şu soru geliyor, yavrulara göçmen güvercin olmayı öğretecek göçmen güvercin ebeveynleri olmayacak.لكن ذلك أثار مسألة أن هذا الحمام المهاجرلن يكون له أبوين ليعلمانه كيف يعيش كحمام مهاجر.
Akla şu soru geliyor, yavrulara göçmen güvercin olmayı öğretecek göçmen güvercin ebeveynleri olmayacak.新しい群れにリョコウバトの習性を教える 親バトがいないことです どうしましょうか
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo알렉산더대왕의 어머니, 부모님, 그리고 그의 스승 아리스토텔레스는
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni AristoLa mère d'Alexandre, ses parents, son maître Aristote
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni AristoNagy Sándor anyja, a szülei, a tanára Arisztotelész,
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .Alexanders moeder, zijn ouders, zijn leraar Aristoteles vertelden hem het verhaal van Homerus' "Ilias."
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .Alexandrova matka, jeho rodiče, jeho učitel Aristoteles mu vyprávěli Homérův příběh "Illias."
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .A mãe de Alexandre, os seus pais, o seu professor Aristóteles, contaram-lhe a história da "Ilíada", de Homero.
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .la verdad subjetiva de Alexander: su mito y la mitología que lo construyó.
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .Mama lui Alexandru, părinții lui și profesorul lui, Aristotel, i-au istorisit povestea Iliadei de Homer.
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .Matka Aleksandra, rodzice, nauczyciel Arystoteles, opowiadali mu historię o "Iliadzie" Homera.
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .Мать Александра, его родители, его учитель Аристотель, рассказали ему "Илиаду" Гомера.
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristoאמו של אלכסנדר, הוריו, מורו - אריסטו
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristoوالدة الإسكندر، والديه، معلمه أرسطو
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristoホメロスの「イリアス」を彼に語りました
Alzaymırı olan bir büyük annem var, ebeveynlerim var ve bugün buradaysam, bunu size borçluyum.저는 알츠하이머가 있는 할머니와 부모님이 있고, 전 그들 덕에 오늘 이자리에
Ama bu zamana kadar kimse yok ki ebeveynleri tarafından "Seni 'Hiçkimse' olarak çağıralım." denmiş olsun.De nem volt senki, akit a szülei neveztek el "Senkinek".
Ama bu zamana kadar kimse yok ki ebeveynleri tarafından "Seni 'Hiçkimse' olarak çağıralım." denmiş olsun.Mais il n'y a personne qui ait été nommé par ses parents ainsi : "Allons-nous t'appeler Personne ?"
Ama bu zamana kadar kimse yok ki ebeveynleri tarafından "Seni 'Hiçkimse' olarak çağıralım." denmiş olsun.Ma non c'e' mai stato nessuno che e' stato chiamato da suoi genitori "Ti chiameremo Nessuno"
Ama bu zamana kadar kimse yok ki ebeveynleri tarafından "Seni 'Hiçkimse' olarak çağıralım." denmiş olsun.Pero no ha habido nadie que haya sido llamado por sus padres '¿Vamos a llamarte Nadie?'
Ama ebeveynlerimin -- bana göre yaptığımı takdir etmelerinin bir sebebi de ne yaptığımı anlamamaları.Aber meine Eltern -- ein Grund, warum sie es anerkennen, ist, weil sie es nicht verstehen.
Ama ebeveynlerimin -- bana göre yaptığımı takdir etmelerinin bir sebebi de ne yaptığımı anlamamaları.Ale mí rodiče -- Myslím, že to dokáží ocenit hlavně proto, že tomu nerozumí.
Ama ebeveynlerimin -- bana göre yaptığımı takdir etmelerinin bir sebebi de ne yaptığımı anlamamaları.Ale moi rodzice są w stanie to docenić, bo nie do końca to rozumieją.
Ama ebeveynlerimin -- bana göre yaptığımı takdir etmelerinin bir sebebi de ne yaptığımı anlamamaları.Ale myslím, že moji rodičia to dokážu do určitej miery oceniť, sčasti preto, že tomu nerozumejú.
Ama ebeveynlerimin -- bana göre yaptığımı takdir etmelerinin bir sebebi de ne yaptığımı anlamamaları.Dar părinții mei sunt cumva capabili să aprecieze asta tocmai pentru că ei nu înțeleg ce se întâmplă.
Ama ebeveynlerimin -- bana göre yaptığımı takdir etmelerinin bir sebebi de ne yaptığımı anlamamaları.De a szüleim -- azt hiszem részben azért tudják értékelni, mert nem értik.
Ama ebeveynlerimin -- bana göre yaptığımı takdir etmelerinin bir sebebi de ne yaptığımı anlamamaları.다만, 부모님은 아직 포찬 사이트를 잘 이해하지 못하고 있어서, 그냥 감탄하는 정도인 거 같아요.
Ama ebeveynlerimin -- bana göre yaptığımı takdir etmelerinin bir sebebi de ne yaptığımı anlamamaları.Maar mijn ouders -- Ik denk dat ze het gedeeltelijk kunnen appreciëren omdat ze het niet begrijpen.
Ama ebeveynlerimin -- bana göre yaptığımı takdir etmelerinin bir sebebi de ne yaptığımı anlamamaları.Ma i miei genitori -- uno dei motivi per cui lo apprezzano è perché non lo capiscono.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod