Ana içeriğe geç
Sözlük

ebeveynler ile cümle

ebeveynler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Yavrular en az ebeveynleri kadar büyüyünceye kadar grimsi bir tüyle kaplıdır.Mladi so pokriti s sivkastim puhom, dokler niso skoraj tako veliki kot njihovi starši.
Sonuç olarak ebeveynler, evde kalıp çocuklarına bakmak amacıyla 126 milyon işgününü kaçırmıştır.Ker starši zaradi zdravljenja otrok ostajajo doma, pride do izgube 126 milijonov delovnih dni.
Ebeveynleri çocuklarına son derece kapsamlı bir eğitim verdi.Sinu so omogočili vsestransko izobrazbo.
Ebeveynlerinin ikisi de peyzaj mimarıdır.Oba njena starša sta bivša smučarja.
Annenski, küçük yaşta ebeveynlerini kaybetti.Brata Dončec sta zelo zgodaj izgubila starše.
Çocukluğunda da ebeveynlerinin mutlu bir evliliği yoktu.Starša ob rojstvu še nista bila poročena.
18 yaşın altındaki vatandaşlar sadece ebeveynlerin onayı ile bir pasaport alabilirler.Osebe, stare 17 let, se lahko pridružijo Kanadskim silam z dovoljenjem staršev.
Arkani-Hamed'in ebeveynlerinin her ikisi de İranlı fizikçidir.Njegova starša, oče Džafargholi »Džafar« Arkani-Hamed in Hamideh Alasti sta oba fizika iz Irana.
Sirius’un aksine, Regulus ebeveynlerinin favorisiydi.Regulusovi starši so ga šteli za mnogo bolj različnega od njegovega starejšega brata Siriusa.
Ebeveynleri birbirinden ayrı yaşıyorlardı.Njegovi starši pa so preprosto živeli.
Elizabeth ebeveynlerini gözyaşlarıyla yolculamıştı.Louis, kjer je živel s starši.
Ebeveynleri Meksika'dan ABD'ye göç etmiştir.Njeni starši so se v ZDA preselili iz Irana.
Kuzen veya böle, bir kimsenin ebeveynlerinin kardeşlerinin evlatlarından her biri.Npr. vsi moji lastni bratje in sinovi brata mojega očeta so vsi enako moji bratje.
1918'de, yalnızca dört yaşındayken, ebeveynleri ayrıldı.Leta 1984, ko je bila stara sedem let, sta se njena starša ločila.
Ebeveynleri o 3 yaşındayken boşandılar.Njena starša sta se ločila, ko je imela tri leta.
Ebeveynleri çiftçidir.Tėvai – ūkininkai.
Ebeveynler genellikle çocuklarının yaşamının ilk iki yılında belirtileri fark eder.Paprastai pirmieji ligos požymiai pastebimi po dvejų vaiko gyvenimo metų.
Sonuç olarak ebeveynler, evde kalıp çocuklarına bakmak amacıyla 126 milyon işgününü kaçırmıştır.Juos prižiūrėdami tėvai praleidžia 126 milijonus darbo dienų.
Ebeveynleri ayrıldıktan sonra birkaç yıl Maryland'de teyze ve amcasının yanında yaşamıştır.Po mamos mirties keletą metų gyveno pas savo tetą.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Abudu jo tėvai išgyveno holokaustą.
Porto Rikolu ebeveynlerin Guadalupe Rodriguez ve David Lopez'in ortanca çocuğudur.Jos tėvai Guadalupe Rodríguez ir Davido Lopez kilę iš Puerto Riko.
Bazen ebeveynlerin çocukları öldürmesiyle de sonuçlanabilir.Motinos kartais savo vaikus sugraužia.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Daugelyje pasaulio kultūrų jis simbolizuoja vaikų meilę tėvams.
Ebeveynleri bir tatil kampında çalışıyordu.Atostogų metu grįždavo į gimtuosius namus.
Kadınların ebeveynlerininkilere benzer görünümleri var.Kodėl mes panašūs į savo tėvus?
Bu olay ailede daha büyük gerginliklere yol açtı ve Beyoncé'nin ebeveynleri ayrıldı.Toks Methew ėjimas suskaldė Knowles šeimą, ir dėl įtampos Beyonce tėvai išsiskyrė.
Kuzen veya böle, bir kimsenin ebeveynlerinin kardeşlerinin evlatlarından her biri.Brólis – kiekvienas sūnus kitiems tų pačių tėvų vaikams.
Bazen ebeveynler genç kuşları, bazen de genç kuşlar birbirini temizler.Kartais pasiseka sugauti nedidelį paukštį ar jo jauniklį.
Bunların çoğu ebeveynlerinden ve komşu kuşlardan kopyalanır.Daugelis jų parazituoja ūsinių ir kitų geninių būrio šeimų paukščius.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Mokykla išlaikoma tėvelių lėšomis.
Ebeveynleri o 3 yaşındayken boşandılar.Vanemad lahutasid, kui poiss oli 3-aastane.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.Abielu ei olnud õnnelik ja see lahutati.
Ebeveynleri o beş yaşındayken ayrıldı.Tema vanemad lahutasid, kui ta oli viieaastane.
Ebeveynleri Cezayir'den Fransa'ya göçmüştü.Debsi vanemad tulid USA-sse Prantsusmaalt Alsace'ist.
Bir kimsenin ebeveynlerinin kuzenlerinin çocukları, o kimsenin 2. dereceden kuzenleridir.Ühe nõo lapsi nimetatakse mõnikord teise nõo laste teise astme nõbudeks.
18 yaşın altındaki vatandaşlar sadece ebeveynlerin onayı ile bir pasaport alabilirler.Vähemalt 10-aastast last saab lapsendada vaid lapse enda nõusolekul.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Kumbki ei teadnud siis, et nad on sugulased.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.그녀는 15살 아우슈비츠로 끌려가면서 8살 짜리 남동생과 부모님을 잃었습니다.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.15 évesen került Auschwitzbe, az öccse akkor 8 éves volt, a szüleiket elvesztették.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.8歳の弟も一緒で、両親は失われていました そして彼女はこういったのです:
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.A ajuns în Auschwitz când avea 15 ani, iar fratele ei avea 8, părinţii s-au pierdut.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Arrivò ad Auschwitz quando aveva 15 anni e suo fratello ne aveva otto, i genitori dispersi.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Cô ấy đã tới Auschiwitz khi mới 15 tuổi, cùng với cậu em trai 8 tuổi, hai chị em mồ côi cha mẹ.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Dia dijebloskan ke Auschwitz saat berusia 15 tahun, adik laki-lakinya 8 tahun, dan orang tua mereka hilang.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Do Osvětimi se dostala, když jí bylo patnáct, jejímu bratrovi bylo osm a rodiče zmizeli.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Fue a Auschwitz cuando tenía 15 años, y el hermano tenía ocho, y sus padres desaparecidos.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Hon sändes till Auschwitz när hon var femton år gammal, hennes bror var åtta och föräldrarna försvunna.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Hun kom til Auschwitz, da hun var 15 år gammel og hendes bror var otte, og forældrene var forsvundet.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Išla do Auschwitzu, keď mala 15 rokov. Jej brat mal osem, a ich rodičia boli v nenávratne.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Sie kam nach Auschwitz als sie 15 Jahre alt war. Ihr Bruder war acht, ihre Eltern htten sie verloren.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Zabrano ja do obozu, gdy miała 15 lat, jej brat miał 8 lat, rodzice zaginęli.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Ze ging naar Auschwitz toen ze 15 jaar oud was, haar broer was acht en haar ouders waren verdwenen.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Πήγε στο Άουσβιτς όταν ήταν 15 χρονών, και ο αδερφός της ήταν οκτώ, και οι γονείς τους είχαν χαθεί.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Влязла е в Аушвиц, когато била на 15, а брат й бил на 8, родителите им - изчезнали.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Вона потрапила до табору в 15 років. Її брату було 8, батьків вони втратили.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Она попала в лагерь, когда ей было 15. Ее брату было 8, родителей они потеряли.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.אחת מהניצולות הבודדות. היא הלכה לאושוויץ כשהיתה בת 15, ואחיה היה בן 8, הוריה אבדו.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.فقد دخلت إلى " أوشفيتز " وهي إبنة 15 عاما وكان أخوها ابن 8 أعوام وكانت قد فقدت والديها ..
15 yaşını dolduran herkes, ebeveynlerinin izniyle evlenebilir.Alla över 15 kan gifta sig med föräldrarnas samtycke.
15 yaşını dolduran herkes, ebeveynlerinin izniyle evlenebilir.Alors, le pacte a sauté une génération.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod