Ebeveynleri çiftçidir.Foreldrene var bønder.
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.Etter fem år ble foreldrene skilt.
Okuldan mezun olduktan sonra ebeveynleri onu İspanya'ya gönderir.Etter å ha studert ferdig ble han sendt til Spania av foreldrene.
Böylece Helen'in ebeveynleri Graham Bell ile temas kurdular.Da Helen var seks år tok foreldrene henne med til Alexander Graham Bell.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Hennes foreldre var begge overlevende etter Holocaust.
Shreck ona ebeveynlerini bulma konusunda yardım edeceğini söyler.Artemis forteller henne at han skal finne faren sin.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Et viktig tema i boken er kjærligheten mellom barn og foreldre.
Böylece oldukça pratik bir şekilde ebeveynler her çocuk için bir ana açık anahtar tutar.Man kan derfor la hver node ha en direkte peker til hvert enkelt barn.
Palazlanmış kuşlar bir iki hafta kadar daha ebeveynler tarafından beslenmeye devam eder.Foreldra holder fram med å mate dem noen uker til.
Ebeveynleri birbirinden ayrı yaşıyorlardı.Da forlot foreldrene hverandre.
Bilinen kardeşleri, Arcadius ve Flacilla, ebeveynlerinden önce ölmüştür.Hans foreldre Fronto og Flaccilla synes å ha dødd mens han var ung.
Bilinmeyen ebeveynlerden Brüksel'de doğdu.Hun er født i New York av innvandrer-foreldre.
Babasının ebeveynleri, Arcadius ve Aelia Eudoksia'dır.Hennes foreldre var keiser Arcadius og keiserinne Aelia Eudoxia.
King'in ebeveynleri 1979'da boşandı.Hans foreldre ble skilt i 1979.
Burton hiçbir zaman ebeveynlerine yakın olmamıştı.Perón hadde aldri sterke bånd til sin familie.
Turner'ın ebeveynleri yılbaşı için 2001'de ilk gitarını almışlardır.Orang tua Turner membelikannya gitar pada Natal 2001.
Ebeveynler daha sonra ismi A (Telaffuz yine albin) 'e değiştirmeye çalıştı.Kemudian kedua orang tua itu mencoba mengubah ejaan namanya menjadi A (juga diucapkan albin).
Bu olay ailede daha büyük gerginliklere yol açtı ve Beyoncé'nin ebeveynleri ayrıldı.Hal ini membuat ketegangan yang lebih hebat pada keluarganya, dan orang tua Beyoncé berpisah.
1939 yılında Elizabeth'in ebeveynleri Kanada ve ABD'ye resmi ziyaret yapıyorlar.Pada tahun 1939, orang tua Elizabeth melakukan kunjungan kenegaraan ke Kanada dan Amerika Serikat.
Ebeveynleri Julie Peters ve Phil Peters'tır.Dia merupakan anak laki-laki dari Julie dan Phil Peters.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Orangtuanya meninggal dalam Holocaust.
Ebeveynleri yerli kökenlidir ; Babası Mixtec ve annesi Triqui .Orang tuanya adalah pribumi Meksiko; bapaknya dari suku Mixtec, sedangkan ibunya dari suku Triqui.
Margaret çocukluk yıllarının çoğunu ablası ve ebeveynleriyle geçirdi.Margaret menghabiskan sebagian masa kecilnya di dalam naungan orang tua dan saudara perempuannya.
Ailesi ebeveynleri ve abisinden oluşur.Keluarganya terdiri dari orang tua dan saudara laki-lakinya.
Sunny Leone, Sarnia, Ontario'da Sikh Pencap ebeveynlerinde doğdu.Leone lahir di Sarnia, Ontario dari orangtua Sikh Punjabi.
Ebeveynler verdikleri ismin patafizik bağlamında düşünülmesi gerektiğini söylediler.Kedua orang tua itu menyarankan agar nama ini dipahami dalam semangat patafisika.
Kee, Van Gogh ile görüşmek istemedi ve ebeveynleri "inadının cankısıcı olduğunu" yazdılar.Kee tak sudi menemuinya, dan orangtuanya menyatakan bahwa "kekerasan hatinya menjijikkan".
Ailesi ebeveynleri ve ablası Kim Min-ji'den oluşur.Ia tinggal bersama dengan orangtuanya dan adiknya yaitu Kim Min-goo.
Ebeveynleri bir tatil kampında çalışıyordu.Camping diadakan pada waktu liburan.
Ebeveynleri çiftçidir.Rata-rata mereka adalah petani.
"Notlar" sütunu padişahların ebeveynlerini ve kaderlerini içerir.Kolom "Catatan" berisi informasi mengenai orangtua dan nasib tiap sultan.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Contoh yang paling umum adalah perasaan kasih sayang orang tua untuk anaknya.
King'in ebeveynleri 1979'da boşandı.Orang tuanya bercerai pada tahun 1979.
Burton hiçbir zaman ebeveynlerine yakın olmamıştı.Eugene tidak pernah melupakan cinta orangtuanya.
Daha çok küçükken şarkı söylemeye başlaması, ebeveynlerinin onun yeteneğini keşfetmesini sağlamıştır.Sadar akan bakat bernyanyi putrinya, ibunya berusaha meluncurkan karier Hibari sebagai penyanyi.
Neredeyse tüm durumlarda, ebeveynler çocuğu atanmış cinsi temel alarak yetiştirir.Untuk kebanyakan kasus, anak akan tumbuh sesuai dengan gender yang telah ditunjuk kepada mereka.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Ia tidak tahu apakah ayahnya masih hidup atau sudah meninggal.
Böylece oldukça pratik bir şekilde ebeveynler her çocuk için bir ana açık anahtar tutar.Oleh karena itu sangat dibutuhkan sekali pemantauan dari orang tua akan segala tindak laku sang anak.
Ebeveynleri kendisine ve kardeşine bakamadı.Hubungan ini tak disetujui oleh ayah dan kakaknya.
Çocukların eğitim ve kültür seviyesi ebeveynlerin kültür ve varlık seviyesi ile de ilgilidir.Ia dan rekan kelasnya juga harus beradaptasi dengan budaya Belanda.
Ebeveynlerin ikisi de yavrularını bezler.Keduanya dengan paksa menyeret anjing milik kakek-nenek.
Bu sayede ebeveynler de çocuklarının neler istediğini öğrenmiş olurlar.Anak-anak juga diberi tahu siapa orangtua mereka sebenarnya.
Eğer ebeveynlerin herhangi birinin soyağacında bir engel varsa (ör: mamzer) çocuk da bu engelin konusu olur.Apabila ada budak perempuan melahirkan majikannya, maka itulah satu di antara tandanya.
Sonuç olarak ebeveynler, evde kalıp çocuklarına bakmak amacıyla 126 milyon işgününü kaçırmıştır.Kết quả là các bậc phụ huynh bỏ lỡ 126 triệu ngày công lao động để ở nhà chăm sóc cho con cái.
Örneğin, eğer biri ebeveynlerinin ölümünü engellemeye çalışırsa başarısız olacaktır.Ví dụ, nếu như một ai đó muốn về cứu bố mẹ mình khỏi cái chết thì người đó sẽ thất bại.
Bu olay ailede daha büyük gerginliklere yol açtı ve Beyoncé'nin ebeveynleri ayrıldı.Điều này đã tạo thêm căng thẳng trong gia đình, và cha mẹ của Beyoncé quyết định ly thân.
Ailesi ebeveynleri ve ablası Kim Min-ji'den oluşur.Gia đình của cô gồm bố mẹ và em trai Kim Min-gu.
Ebeveynler genellikle çocuklarının yaşamının ilk iki yılında belirtileri fark eder.Cha mẹ thường nhận thấy những dấu hiệu của bệnh này trong hai năm đầu đời của con mình.
Filmde kızın adı Molly, ebeveynlerinin adı da Gus ve Diana Roth olarak değiştirilmiştir.Trong phim, tên của cha mẹ được đổi thành Gus và Diana Roth và con gái của họ được đổi tên thành Molly.
Ebeveynlerinin evliliğinin 23. yılında doğmuştur.Cha mẹ của ông đã kết hôn được 23 năm trước khi sinh ra ông.
Elizabeth ebeveynlerini gözyaşlarıyla yolculamıştı.Catherine đi về trong nước mắt.
(Cyrus'ın gerçek doğum tarihi) Ebeveynleri Robby ve Susan Stewart, ağabeyi ise Jackson'dır.Gia đình, họ hàng của cô gồm bố mẹ Robby và Susan Stewart, cùng với một người anh trai là Jackson.
2005 yılında Sagawa'nın ebeveynleri öldü.Anh trai Kenichi Mabuchi qua đời năm 2005.
Yavrular ebeveynleri tarafından üç ay boyunca bakılır.Con cái để tang cho cha mẹ 3 năm.
Ebeveynleri o 3 yaşındayken boşandılar.Cha mẹ của cô ly dị khi cô được 3 tuổi.
Dört kardeşi vardır, fakat ebeveynlerinin ölümünden sonra ayrılmak zorunda kalmışlardır.Mẹ nàng cũng sinh ba cậu em trai, nhưng qua đời từ lúc mới lọt lòng.
Ebeveynlerinin evlendiği yer olan Kaimuki'de büyüdü.Anh lớn lên trong cộng đồng của Kaimuki, nơi cha mẹ của anh đã gặp nhau và kết hôn.
Ailesi ebeveynleri ve abisinden oluşur.Gia đình anh bao gồm cha mẹ và anh trai.
1939 yılında Elizabeth'in ebeveynleri Kanada ve ABD'ye resmi ziyaret yapıyorlar.Vào năm 1939, Chính phủ Canada muốn công chúa Elizabeth tháp tùng cha mẹ trong chuyến đi thăm Canada.
Üreme gerçekleştiği ve genler bir sonraki nesle aktarıldığı sürece ebeveynlere ne olduğu önemsizdir.Nhím mẹ sau khi đẻ 3 ngày là động dục và cho phối giống cho chu kỳ sinh sản tiếp theo.