Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Nem tudni, hogy élnek-e még a szülei.
Ertesi sabah, Thomas'ın ebeveynleri eve gelir.Reggel megérkeznek a szülők.
Ebeveynlerinin ya da Godoy'un İspanya'ya dönmesine izin vermedi.Szüleinek és Don Manuel de Godoynak megtiltotta, hogy hazatérhessenek Spanyolországba.
Ebeveynlerin avlanma alanları yuvadan 19-24 km arasında uzaklığa erişebilir.Táplálékszerzéshez a szülőmadár 19–24 kilométer távolságra is elrepülhet.
Ebeveynleri onu bir müzisyen olması için zorlamadılar.Apja azonban nem akarta, hogy fia zenész legyen.
Daha sonra, kaybolur ve kendisini ebeveynlerinin bodrumunda bulur.Ezután Bruce feleszmél és szülei sírjában találja magát.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Testvéreinek iskoláztatását szülei fizették.
Ayrıca, çocukların harcamalarını ebeveynler kendi aygıtılarından onaylar.A fiatalok kikérték szüleik beleegyezését is.
Böylece oldukça pratik bir şekilde ebeveynler her çocuk için bir ana açık anahtar tutar.Mivel egyedüli gyermek, különösen szoros viszony fűzi őt szüleihez, akik minden premierjén részt vesznek.
Ebeveynleri bilinmemektedir.Szülei nem ismertek.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Szüleik a holokauszt áldozatai lettek.
Bundan sonra ebeveynleri ile birlikte kalsalar bile artık ebeveynleri tarafından beslenmezler.Rögtön önállóan tudnak táplálkozni, szüleiknek nem kell etetni őket.
Çocukluğunda da ebeveynlerinin mutlu bir evliliği yoktu.Születésekor szülei nem voltak házasok.
Ebeveynlerinin ölümünü takiben, Krakov'da yaşayan dayısı Tadeusz Bobrowski'nin himayesine verildi.Ezt követően Conradot nagybátyjához, Tadeusz Bobrowskihoz küldték Kijevbe.
Ebeveynleri o 3 yaşındayken boşandılar.Szülei hároméves korában elváltak.
Ebeveynleri Cezayir'den Fransa'ya göçmüştü.Nasri nagyszülei Algériából vándoroltak Franciaországba.
Ebeveynleri o beş yaşındayken ayrıldı.Szülei elváltak, mikor ötéves volt.
Mr. & Mrs. Barry - Diana'nın ebeveynleridirler.Mr. Decker és Mrs. Decker – Christian szülei.
Ebeveynleri çocuklarına son derece kapsamlı bir eğitim verdi.Mindkét gyermekének gondos nevelést biztosított.
Ebeveynleri Georganne ile John Campbell'dir ve küçük bir erkek kardeşi vardır.Hänen vanhempansa ovat Georganne ja John Campbell, ja hänellä on yksi nuorempi veli.
Babasının ebeveynleri, Arcadius ve Aelia Eudoksia'dır.Hänen vanhempansa olivat Arcadius ja Aelia Eudoxia.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Hänen vanhempansa selvisivät holokaustista hengissä.
Ebeveynleri çiftçidir.Hänen vanhempansa ovat maanviljelijöitä.
Orada ebeveynlerinin yanında Konsey de bulunmaktadır.Ne jäävät kuitenkin vielä vanhempiensa luokse.
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.Ollessaan 5-vuotias hänen vanhempansa erosivat.
Ebeveynler verdikleri ismin patafizik bağlamında düşünülmesi gerektiğini söylediler.Vanhemmat ehdottivat että nimi ymmärrettäisiin ’patafysiikan hengessä.
Onların ebeveynleri yoktu ve en büyükleri olan Simon onlara ana babalık yapıyordu.Johnilla ei ollut kavereita ja hänen ainoa kaveri olikin täytetty pehmonalle.
Bir önceki senenin yavruları kendilerinden küçük kardeşlerine bakarak ebeveynlere yardımcı olur.Edellisvuoden poikaset saattavat jopa auttaa vanhempiaan seuraavan poikueen hoidossa.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.Vanhempien avioliitto oli riitaisa ja päättyi eroon.
Ailesi ebeveynleri ve ablası Kim Min-ji'den oluşur.Hänen perheeseensä kuuluu vanhempien lisäksi hänen nuorempi sisarensa Kyung-min.
Ebeveynleri Cezayir'den Fransa'ya göçmüştü.Kolme ranskalaisveljestä saapuu Algeriasta Ranskaan.
Bazen ebeveynlerin çocukları öldürmesiyle de sonuçlanabilir.Joskus emo saattaa myös itse surmata poikasia.
Hayalet avcısı ebeveynleri ve ablasıyla beraber yaşamaktadır.Jurkka asuu Lopella vaimonsa ja lastensa kanssa.
Ebeveynlerinin ikisi de peyzaj mimarıdır.Molemmat vanhemmat osallistuvat pesänrakennukseen.
Ebeveynlerimin her ikisi de öldü.Molemmat vanhemmistani ovat kuolleet.
Ebeveynler genellikle çocuklarının yaşamının ilk iki yılında belirtileri fark eder.Οι γονείς συνήθως παρατηρούν σημάδια στα δύο πρώτα χρόνια της ζωής του παιδιού τους.
Ebeveynleri zengin çiftlik sahipleri Leo ve Inez Wong'tur.Οι γονείς της είναι οι πλούσιοι ιδιοκτήτες ράντσου, Λίο και Ινέζ Γουόνγκ.
Ebeveynleri ayrıldıktan sonra birkaç yıl Maryland'de teyze ve amcasının yanında yaşamıştır.Αφού οι γονείς της χώρισαν, έζησε στο Μέριλαντ με την θεία και τον θείο της για αρκετά χρόνια.
İoannis'in ebeveynleri 1131 yılında evlendiler ve daha sonra takribi 1132 yılında doğdu.Οι γονείς του νυμφεύτηκαν το 1131 και ο Ιωάννης γεννήθηκε σύντομα μετά, μάλλον το 1132.
Ebeveynleri George Andrew Reisner I ve Mary Elizabeth Mason'du.Οι γονείς του ήταν ο Τζορτζ Άντριου Ράισνερ Ι και η Μέρι Ελίζαμπεθ Μέισον.
Ebeveynleri Elizabeth ve Richard Rumelt, hem okulda profesör hem de birer yazardırlar.Οι γονείς της είναι η Ελίζαμπεθ και ο Ρίτσαρντ Ρούμελτ, που είναι επίσης συγγραφέας.
Patrick sekiz yaşındayken ebeveynleri boşandılar.Οι γονείς του Πάτρικ χώρισαν όταν ήταν στα 8 του.
Ebeveynleri çiftçidir.Οι γονείς του ήταν αγρότες.
Ebeveynleri bilinmemektedir.Οι γονείς του δεν είναι γνωστοί.
O, ebeveynlerine yazdı.Αυτός έγραψε στους γονείς του.
Ebeveynlerin nerede?Πού είναι οι γονείς σου;
Biz Tom'un ebeveynleriyiz.Είμαστε οι γονείς του Θωμά.
Tom'un ebeveynleri Kanadalıydı.Οι γονείς του Τομ ήταν Καναδέζοι.
Ebeveynleri Jacqueline ile Clancy Bouvier tarafından büyütüldü.Hun er opdraget af sine forældre, Jacqueline og Clancy Bouvier.
Ebeveynleri çiftçidir.Forældrene var bønder.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.I stedet blev forældrene afkrævet skolepenge.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Hans forældre døde i Holocaust.
Jack (Elliott Gould) ve Judy Geller (Christina Pickles): Ross ve Monica'nın ebeveynleri.Jack (Elliott Gould) og Judy Geller (Christina Pickles) er Ross og Monicas forældre i tv-serien Venner.
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.Da de var omkring 5 år, blev deres forældre skilt.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.Ægteskabet var dog ulykkeligt, så hun lod sig skille.
Ebeveynlerinin evliliğinin 23. yılında doğmuştur.Han døde på sin 23. års fødselsdag.
Ebeveynleri Perrynin ilk doğum gününde kısa bir süre önce boşanmıştır.Forældrene blev dog skilt forholdsvis tidligt i Brians liv.
Ebeveynleri Cezayir'den Fransa'ya göçmüştü.Deres forældre var algeriske indvandrere i Frankrig.
Ebeveynleri, onu çocukluğu boyunca kanalizasyondan izlemiştir.Hans mor fortsatte med at besøge ham i hele hans barndom.
Bundan sonra ebeveynleri ile birlikte kalsalar bile artık ebeveynleri tarafından beslenmezler.Indtil da fodres de af forældrene.