Ana içeriğe geç
Sözlük

ebeveynler ile cümle

ebeveynler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Böylece oldukça pratik bir şekilde ebeveynler her çocuk için bir ana açık anahtar tutar.Батько просто зберігає один відкритий ключ для кожного із спадкоємців.
Ebeveynleri birbirinden ayrı yaşıyorlardı.Батьки моїх друзів були зовсім іншими.
Ancak uçmaya başladıktan sonra bir ay kadar daha ebeveynler tarafından beslenirler.Вони починають приймати тверду їжу в близько один місяць після народження.
Ebeveynlerinin ikisi de peyzaj mimarıdır.Обоє батьки — ландшафтні архітектори.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Керівництво школи відмовилось розглядати заяви батьків.
Hatalı genler ebeveynlerden olduğu gibi alınmış da olabilir.Дефектні гени також можуть бути цілком успадковані від батьків.
Daha çok küçükken şarkı söylemeye başlaması, ebeveynlerinin onun yeteneğini keşfetmesini sağlamıştır.Ще дитиною вона багато співала, і батьки звернули увагу на її талант.
Yavrular ebeveynleri tarafından üç ay boyunca bakılır.Протягом 3 років самці піклується про своїх дитинчат.
Kişinin başka insanların ebeveynleri gibi değil de kendi ebeveynleri gibi konuşmasının sebebidir.Не так господарю, а як його дітям.
Ebeveynleri çiftçidir.Його батьки були фермерами.
Orada ebeveynlerinin yanında Konsey de bulunmaktadır.Разом із дітьми за парти сідають і їхні батьки.
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.Коли їй було 5 років, батьки розлучилися.
Jack (Elliott Gould) ve Judy Geller (Christina Pickles): Ross ve Monica'nın ebeveynleri.Джек Геллер (англ. Jack Geller, актор — Еліот Гулд (англ. Elliot Gould)) — батько Моніки і Роса.
Ebeveynlerin ikisi de kuluçkuya yatar ancak dişi sığırcık erkekten daha fazla kuluçkada kalır.Годують пташенят обидва батьків, проте самка більше, ніж самець.
King'in ebeveynleri 1979'da boşandı.Батьки Брюса розлучилися в 1971 році.
Pek çok toplumda soyluluk ebeveynlerden çocuklara (genellikle babadan oğula) geçer.Повага до жінки в сім'ї росте, якщо вона народжує якомога більше дітей (особливо синів).
Ebeveynleri bilinmemektedir.Про батьків невідомо.
Çoğu zaman, erkek çocuk evlendiğinde, -evde kalacak yer olduğu takdirde- eşi ile ebeveynlerinin evinde yaşar.Зазвичай після одруження, коли молода пара ще не має своєї хати, чоловік іде жити до батьків дружини.
O artık ebeveynlerine bağlı değil.Він більше не залежав від своїх батьків.
Onun ebeveynleri beni sever.Її батьки мене обожнюють.
Onun ebeveynleri beni sever.Його батьки мене обожнюють.
Genç ebeveynler sık sık çocuklarını şımartırlar.Молоді батьки часто балують своїх дітей.
Ebeveynlerin boşandığında kaç yaşındaydın?Скільки тобі було років, коли твої батьки розлучилися?
Ebeveynler verdikleri ismin patafizik bağlamında düşünülmesi gerektiğini söylediler.Podle rodičů mělo být jméno chápáno ve smyslu patafyziky.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Čáp někdy bývá symbolem mateřské lásky rodičů k jejich potomkům.
Turner'ın ebeveynleri yılbaşı için 2001'de ilk gitarını almışlardır.K Vánocům 2001 dostal svoji první kytaru.
Ebeveynleri Georganne ile John Campbell'dir ve küçük bir erkek kardeşi vardır.Je dcerou Georganne a Johna Campbellových, má mladšího bratra Johnnyho.
Porto Rikolu ebeveynlerin Guadalupe Rodriguez ve David Lopez'in ortanca çocuğudur.Narodila se v newyorském Bronxu portorikánským rodičům Guadalupe Rodrigezové a Davidu Lopezovi.
Böylece Helen'in ebeveynleri Graham Bell ile temas kurdular.Jeho rodiči byli Graham a Bette Hillovi.
Ebeveynleri çiftçidir.Rodiče byli zemědělci.
Oğlanlar kendi ebeveynlerine değil kayınpeder ve kaynanalarına saygı gösterecekler.Jejich vlastní děti nepatří jim, ale jejich pánům.
Tanımlama amacıyla kullanılan bu terim çocuklar veya ebeveynler tarafından tercih edilmeyebilir.Respektive může existovat v jakékoli podobě tehdy, pokud si to dítě i jeho rodiče přejí.
İoannis'in ebeveynleri 1131 yılında evlendiler ve daha sonra takribi 1132 yılında doğdu.Kristina byla s Magnusem zasnoubena v roce 1131 a sňatku došlo v roce 1132 nebo 1133.
13. yüzyılın başlarında doğmuştur ve ebeveynleri bilinmemektedir.Vznikla asi ve 13. století a jméno jejího autora se nedochovalo.
Üç hafta içinde polis kızı bularak ebeveynlerine geri verdi.Když se do noci nevrátil, jeho rodiče zavolali policii.
Ebeveynleri Meksika'dan ABD'ye göç etmiştir.Jeho rodiče do USA emigrovali z Polska.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Jeho matka přežila Holokaust.
Ebeveynleri o beş yaşındayken ayrıldı.Jeho rodiče se rozvedli, když mu bylo pět let.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.Manželství jejích rodičů bylo nešťastné a manželé žili odděleně.
Yavrular ilk günlerinde sıkı bir sürü halinde ebeveynlerin en yakınında yüzerler.Většina dětí spí nejlépe, když jsou blízko rodičů.
18 yaşın altındaki vatandaşlar sadece ebeveynlerin onayı ile bir pasaport alabilirler.Dětem mladším 14 let mohou býti půjčovány knihy jen na legitimaci rodičů neb jejich zákonných zástupců.
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.V pěti letech se jeho rodiče rozvedli.
Arkani-Hamed'in ebeveynlerinin her ikisi de İranlı fizikçidir.Rodiče Arkani-Hameda, Jafargholi "Jafar" Arkani-Hamed a Hamideh Alastiová jsou oba fyzici z Íránu.
Turner'ın ebeveynleri yılbaşı için 2001'de ilk gitarını almışlardır.Părintii lui i-au cumpărat prima chitara de Crăciun în 2001.
Burton hiçbir zaman ebeveynlerine yakın olmamıştı.Ludovic n-a fost apropiat nici de părinții săi.
Ebeveynleri çiftçidir.Sunt al țăranilor!
Margaret çocukluk yıllarının çoğunu ablası ve ebeveynleriyle geçirdi.Rain și-a petrecut o mare parte din copilărie locuind cu părinții și sora mai mică.
Ebeveynleri o 3 yaşındayken boşandılar.Părinții ei au divorțat când aceasta avea 3 ani.
Ebeveynleri bir tatil kampında çalışıyordu.A fost în vacanță în Buriatia.
Ebeveynleri Kronos ve Philyra'dır.Părinții ei sunt Phorcys și Ceto.
Daha büyük yavrular ebeveynlerinin ağzına beslenmek için uzanabilmektedir.Puii introduc ciocul în gura părinților spre a-și lua hrana.
Ebeveynlerim her kış kayak yapmaktan hoşlanır.Părinților mei le place să facă schi în fiecare iarnă.
Ebeveynlerine karşılık vermemelisin.Nu trebuie să le răspunzi urât părinților tăi.
Ebeveynlerine çok fazla bel bağlama.Nu te baza foarte mult pe părinții tăi.
Ebeveynlerime söyleyemedim, ne de aileme.N-am putut spune părinților mei, și nici familiei mele.
Ebeveynlerime, aileme ya da arkadaşlarıma söyleyemedim.N-am putut spune părinților mei, familiei mele sau prietenilor mei.
Ebeveynlerine kendimi sevdirmeye çalışıyorum.Încerc să îi fac pe părinții tăi să mă iubească.
Ebeveynlerinin her ikisini de tanıyordum.Îi știam pe ambii tăi părinți.
Sonuç olarak ebeveynler, evde kalıp çocuklarına bakmak amacıyla 126 milyon işgününü kaçırmıştır.Ebből kifolyólag a szülők 126 millió munkanapot mulasztottak, hogy otthon maradhassanak a gyermeküket ápolni.
Her iki durumda da, Miyu ebeveynlerini kaybettikten sonra Gardiyan oluyor.Mindkét esetben Miju Őrzővé (Guardian) válik, miután elveszíti szüleit.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ebeveynler ile cümle - Sayfa 24 - ebeveynler kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App