Benim ebeveynlere söyleyeceğim, şey çocuklarınızı dikkatle izleyin.MARLON:
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .Alexander's mother, his parents, his teacher Aristotle told him the story of Homer's "Iliad."
Şimdi ebeveynler telaş içindeler, biliyorum.Now the parents are really alarmed.
Yerli çocuklarını ebeveynlerinden alıp onları modern dünyada büyütebilirsin.If you take native children away from their parents you can bring them up in the modern world.
Ve ben de ebeveynlerime dedim, "Gitmeliyim, gitmek istiyorum, bunun bir parçası olmak istiyorum."And I said to my parents, "I've got to go. I want to go. I want to be a part of this."
Ve o zamanlar, açıkçası, ebeveynlerinize karşılık veremezdiniz.And at that time, quite frankly, you really did not talk back to your parents.
Dr. King geldi ve ebeveynlerimize dedi ki:Dr. King came and said with our parents,
Ebeveynlerim ise 80'lerinde.My parents are closing in on 80.
15 yaşını dolduran herkes, ebeveynlerinin izniyle evlenebilir.Anyone over 15 can marry with their parent's consent.
Bir çok eşcinselin ebeveynleri heteroseksüeldir.Those deaf people discover community somehow in adolescence.
Ve zamanın başlangıcından beri tüm ebeveynler gibi çocuklarımı hastalıktan korumak istedim.And I wanted also to protect myself from illness.
Ve sonra o çocuklar, kendi ebeveynlerine öğretiyor.And after, the children teach their parents.
Onların ölümü ile erdirmez ebeveynlerinin çekişme gömmek.Doth with their death bury their parents' strife.
Ve ebeveynlerinin öfke, hangi ancak çocuklarının sonunda boşa devamı kaldırabilirsinizAnd the continuance of their parents' rage, Which but their children's end naught could remove,
Ebeveynlerim ayrıldı ve kardeşim tutuklandı.My parents got divorced, and my sister was arrested.
Kendimizi vekil ebeveynler gibi hissettik.We felt like we were surrogate parents.
Aslına bakarsanız artık... ...büyük ebeveynler olduğumuzu söyleyebiliriz.Well we can report, in fact, that we're grandparents.
Ön saflarda ebeveynler gördüm, çocuklarının baygın düşeceğinden gayet eminler.Well I find parents out on the front lines very aware their children are going down for the count.
Araştırmamız gösterdi ki, bu çocukların ebeveynleri ve en yakın sevdikleri onlara tapıyorlar.Our research has shown that the parents and close loved ones of these children adore them.
Aslında, bazen ebeveynler bu çocukların lezyonlarını aldırıp aldırmaması konusunda tartışırlar.Actually, sometimes the parents argue about whether these children should have the lesion removed.
Ebeveynlerimle birlikte memleketim Kazakistan'ın küçük bir kentinde yaşıyor.She lives with my parents in a very small town, where I'm from in Kazakhstan.
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;And the parents were very unhappy, and they said,
Ebeveynlere soracak olursanız, onlar da şöyle diyor;And the line of argument, if you ask parents, is,
Ebeveynler çocukları için ne yapmaları gerektiğini öğrenmek adına bir çok yere gidiyorlar.Çocuklarını nasıl büyüteceklerini anlamaya çalışan aileler oradan oraya koşuyorlar.
Ailesiyle beraberken küçük çocuk da, ebeveynleriyle iletişim kurmak ister.Kendi ailesinde bile, bu küçük çocuk ebeveynleri ile iletişim kurmak istiyor.
Biz ebeveynlerimize bakıyoruz, çünkü işin sonunda, herşey evimizin başarısına bağlı.We look to job creators of all kinds.
"Öldürülmüş Ebeveynler""Parents Murdered".
"Engelli Ebeveynler"."Disabled Parents".
Vahşi doğada, Bonobo ebeveynlerinin yavrularını tımar ettikleri bilinir.In the wild, the parent Bonobo is known to groom its offspring.
Ebeveynlerim çok yaşlanmıştı.It was the moment that my parents became very old.
Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.Shortly after, my parents got separated, and I came to Turkey with my mom.
Ebeveynler hep böyledir.You know what parents are like.
Ebeveynlerim vardı, harika ebeveynler.I had parents, I have parents, who are fantastic.
Alzaymırı olan bir büyük annem var, ebeveynlerim var ve bugün buradaysam, bunu size borçluyum.I have a grand mother who had Alzheimer's, I have parents, and if I am here today, I owe it to you.
Ebeveynler çocuklarının onlarla daha fazla zaman geçirmeyi dilemiş olacaklarını düşündü.The parents predicted the kids would say, spending more time with them.
Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.That their parents be less tired and less stressed.
Ebeveynler olarak içgüdümüz çocuklarımıza emir vermemizi söyler.Our instinct as parents is to order our kids around.
Bu yüzden biliyorum ki ebeveynler bu konuda ekonomi yapmak isterler.So I always know parents need to save money on diaper wipes.
Ebeveynler bana sürekli şunu soruyor.Dr. Hess: So parents always ask me.
Ebeveynler bana sürekli şunu soruyor. Dr.What can I do to educate my baby and make my baby develop better?
Hess bebeğimin bir şeyler öğrenmesi için ne yapabilirim? Ebeveynler bana sürekli şunu soruyor.Holding your baby that's what your baby needs.
Ebeveynler bana sürekli şunu soruyor. Dr. Hess bebeğimin bir şeyler öğrenmesi için ne yapabilirim?Between four and six months of age your baby might want to be interested in playing on a play mat.
Aileler bazen Ebeveynler bana sürekli şunu soruyor. Dr.Parents sometimes plop their kids down in front of the TV because it's easy.
Yakın zamanda ebeveynlerime her mesaj sonrasında imzalarını girmemelerini öğrettim.I recently taught my parents not to include signatures with every text message.
Ebeveynler olarak sürekli çocuklarımızın kim olduğunu öğreniyoruz.As parents, you're always learning who your children are.
Ebeveynlerden çocuklara geçen özellikler gen formundadır.They're also the most basic units of inheritance.
Öğretmenlerle, ebeveynlerle, okul kurulu üyeleriyle ve politikacılarla konuşmalıyız.We need to talk to teachers and parents and school board members and politicians.
Ebeveynlerin ve müdürlerin hiçbir şeyi kabul etmeyeceğinden eminler.They are sure that parents and administrators will never accept anything.
Ama, Lüksemburg'daki ebeveynler, öğretmenler ve politikacılar hep küçük sınıf istiyorlar.But, you know, parents and teachers and policymakers in Luxembourg all like small classes.
Çocuklarının bu öğrenme hızları ebeveynleri hayrete düşürür.New parents are astonished by the rapidity of this learning.
Ebeveynleriniz sizi planlamamış olabilirler, ama Tanrının sizi planladığına inanıyorum.Your parents may not have planned you, but I believe God did.
İçinede, kısa bir açıklama için, hippie ebeveynleri için -- bir alaycı kuş koyacağım.Inside it, I will place a mockingbird for -- short explanation, hippie parents.
Yenidoğanda kabızlık ebeveynler ve bebek için çok üzücü olabilir.Constipation in a newborn can be very upsetting for the parents and the baby.
Bir yoksulluk döngüsü yaratmanın en iyi yolu ebeveynleri öldürmektir.The best way to spiral into a cycle of poverty is to kill the parents.
Ya da insanların ebeveynlerine duydukları sevgiyi düşünün.Or, consider the love humans have for a parent.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Parents seem to be teaching their young.
Ebeveynlerimiz ise çatlak olduğumuzu.Our parents think we're cuckoo.
Ebeveynlerini bulmana yardım edeceğim.I'll help you find your parents.
Ben ebeveynlerini bulacağım, ...sen de benim tavşanımı bulacaksın.I find your parents and you find my rabbit.
Ebeveynlerin hakkında.About your parents.