ebeveyn ile cümle

ebeveyn kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O, ebeveynlerinin onu izlediğinin farkındaydı.She was aware of her parents' eyes.
O, ebeveynlerini buldu.He found his parents.
Ebeveynlerin çocuklarından daha önemli olduğunu düşünmek istiyorum.I want to think that parents are more important than their children.
Sınıf arkadaşlarınızı sevin! Ebeveynlerinizi sevin! Ülkenizi sevin!Have love for your classmates! Have love for your parents! Have love for your country!
Ebeveynlerim torunlarını gerçekten seviyor.My parents really love their grandchildren.
Ebeveynlerim dönmeden önce evi temizlemek istiyorum.I want to clean the house before my parents return.
Ebeveynlerim boşandı.My parents are divorced.
Sen ebeveynlerinden kurtulabilir misin?Can you get away from your parents?
Ebeveynini mutlu etti.He made his parents happy.
Ebeveynler çocuklarını dürüstlük ve sıkı çalışmanın önemi üzerine etkilemeye çalışıyorlar.Parents try to impress upon their children the importance of honesty and hard work.
Kız kardeşinin aksine, o, ebeveynlerinin ona verdiği dini inancı korudu.Unlike his sister, he has retained the religious faith his parents brought him up in.
O ebeveynlerine cevap verdi.He answered his parents.
Ebeveynlerimin her ikisi de öldü.My parents are both dead.
Kızın ebeveynleri onun ricasını kabul etti.The girl's parents agreed to her request.
Ebeveynlerin birbirleriyle işbirliği yapması gerekir.Parents need to cooperate with each other.
Ergin olmayan biri ebeveynlerine bağlıdır.A minor is dependent on his parents.
Çocuk hangi ebeveyne benziyor?Which parent does the child resemble?
Ebeveynler çocuklarına yalan söylemenin yanlış bir şey olduğunu öğretirler.Parents teach their children that it's wrong to lie.
Ebeveynlerimin evine gelmek ister misin?Would you like to come to my parents' house?
Onun ebeveynleri onun viyolonsel çalacağına karar verdi.Her parents decided that she would play the cello.
Çocuklar genellikle ebeveynleri gibi düşünürler ve davranırlar.Children usually think and behave like their parents.
Çoğu ebeveyn, kendi çocuklarını, dünyada en iyi olarak görüyor.Most parents see their own children as the best in the world.
O bir uçak kazasında ebeveynlerini kaybetti.He lost his parents in a plane accident.
Ebeveynler ve dini liderleri onu eleştirdi.Parents and religious leaders criticized him.
Al Smith'in ebeveynleri İrlanda'dan geldi.Al Smith's parents came from Ireland.
Ebeveynler gelecek hakkında umutluydu.Parents were hopeful about the future.
Lucy'ye büyük ebeveynleri tarafından şaka yapıldı.Lucy was bantered by her grandparents.
Çocuklar şu anda ebeveynleriyle konuşuyorlar.The children are talking to their parents at this moment.
Ebeveynlerim ben doğmadan önce evlendiler.My parents have been married since before I was born.
Paul ebeveynlerine saygı duyar.Paul respects his parents.
Ebeveynimin evi rahattır.My parent's house is comfortable.
O, onu ebeveynlerimle tanıştırmak için bizim eve getirdi.She brought him to our place to meet my parents.
Ebeveynleri onun yapmasını istemese bile o, onunla evlenmeye karar verdi.She decided to marry him even though her parents didn't want her to.
O, ona onun ebeveynlerini niçin sevmediğini açıkladı.She explained to him why she didn't like his parents.
O, onunla sadece ebeveynleri evlendirdiği için evlendi.She married him only because her parents made her.
Ebeveynler çocukları ile kaliteli zaman geçirmeliler.Parents should spend quality time with their children.
Annem ebeveynliğe tamamen hazır olmak için yapabileceğimiz bir şey olmadığını söyledi.My mother said there was nothing I could do to completely prepare for parenthood.
Son kez ne zaman ebeveynlerinle akşam yemeği yedin?When was the last time you ate dinner with your parents?
Çocuklar ebeveynlerine niçin yalan söylerler?Why do children lie to their parents?
Ne sıklıkta vaftiz ebeveynlerini görürsün?How often do you see your godparents?
Ebeveynlerin nasıl?How are your parents?
Tayfundan dolayı ebeveynlerim seyahatlarını bir gün erken bitirdiler.Because of the typhoon, my parents ended their trip one day early.
Tom'un ebeveynlerinin her ikisi de öğretmendir.Tom's parents were both teachers.
Tom ebeveynlerinden hiçbirinin Boston'da bulunmadığını söyledi.Tom said that neither one of his parents had ever been to Boston.
Tom ebeveynleri ile birlikte yaşar.Tom lives with his parents.
Tom her zaman ebeveynlerine itaat eder.Tom doesn't always obey his parents.
Tom testte F aldığını ebeveynlerine söylemedi.Tom didn't tell his parents that he had gotten an F on the test.
Tom, ebeveynlerini öldürdüğü için Mary'yi affedemedi.Tom couldn't forgive Mary for killing his parents.
Tom öldükten sonra, Mary ebeveynlerinin evine geri döndü.After Tom passed away, Mary went back to her parents' home.
Tom ebeveynleriyle birlikte Boston'da yaşıyor.Tom lives in Boston with his parents.
Ebeveynler dönmeden önce evimi temizlemek istiyorum.I'd like to clean up my house before parents come back.
Ebeveynlerim Tom'u tekrar görmem için bana izin vermedi.My parents didn't allow me to see Tom again.
Ebeveynlerim Tom'u tekrar görmemi yasakladılar.My parents prohibited me from seeing Tom again.
Her iki ebeveynini kaybetmiş bir çocuğa yetim denir.A child who has lost both his parents is called an orphan.
Tom üvey ebeveynlerinin kendisine verdiği sevgiyi kabul etmeyi öğrendi.Tom learned to accept the love his stepparents gave him.
Ebeveynlerimin her ikisi de vefat ettiler.Both of my parents have passed away.
Tom Mary'den ebeveynleri ile tanışmasını istedi.Tom wanted Mary to meet his parents.
Tom Mary'nin hâlâ ebeveynleriyle birlikte yaşadığını sandığını söyledi.Tom said that he thought Mary was still living with her parents.
Tom arsız çocuklarını kontrol edemeyen ebeveynlerden nefret ediyor.Tom hates parents who don't control their bratty children.
Ebeveynleri istememesine rağmen Tom Mary ile evlenmeye karar verdi.Tom decided to marry Mary even though his parents didn't want him to.

İlgili Sayfalar