ebeveyn ile cümle

ebeveyn kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ebeveynleri Perrynin ilk doğum gününde kısa bir süre önce boşanmıştır.Forældrene blev dog skilt forholdsvis tidligt i Brians liv.
Bu, genellikle, ebeveyn türün yaşam alanları içinde ciddi çevre değişiklikleri olduğunda gerçekleşir.Generelt opstår dette, når der har været en drastisk ændring i miljøet i forældreartens levesteder.
Ebeveynleri Cezayir'den Fransa'ya göçmüştü.Deres forældre var algeriske indvandrere i Frankrig.
Yorgi’nin ebeveyni Hristiyan’dı ve onu da Hristiyan olarak yetiştirdiler.Tanevs far var bulgar og han blev opdraget til at være katolsk.
Ebeveynleri, onu çocukluğu boyunca kanalizasyondan izlemiştir.Hans mor fortsatte med at besøge ham i hele hans barndom.
Bundan sonra ebeveynleri ile birlikte kalsalar bile artık ebeveynleri tarafından beslenmezler.Indtil da fodres de af forældrene.
Yumurtadan yavrular çıktıktan sonra her iki ebeveyn, gence yiyeceği getirir.Efter gydning, passer ofte begge forældre æggene.
Ebeveyn denetimleri - çocukların e-posta göndermesine kimin izin vermesini belirtmek için.Foreldre kontroll som gjør det mulig å bestemme hvem som får lov å sende e-post til barn.
Ebeveynleri çiftçidir.Foreldrene var bønder.
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.Etter fem år ble foreldrene skilt.
Okuldan mezun olduktan sonra ebeveynleri onu İspanya'ya gönderir.Etter å ha studert ferdig ble han sendt til Spania av foreldrene.
SVG desteği Ebeveyn denetimleri eklenmesi.Hva kan gjøres for å støtte foreldrene i oppdragelsesarbeidet?
Böylece Helen'in ebeveynleri Graham Bell ile temas kurdular.Da Helen var seks år tok foreldrene henne med til Alexander Graham Bell.
İki ebeveyni de çiftçi idiler.Begge var gårdbrukere.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Hennes foreldre var begge overlevende etter Holocaust.
Shreck ona ebeveynlerini bulma konusunda yardım edeceğini söyler.Artemis forteller henne at han skal finne faren sin.
Yavru kuşlar, her iki ebeveyn tarafından beslenir, ve 14-16 gün geçtikten sonra uçabilirler.Ungene blir matet av begge foreldrene, og forlater reiret etter 14-16 dager.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Et viktig tema i boken er kjærligheten mellom barn og foreldre.
Böylece oldukça pratik bir şekilde ebeveynler her çocuk için bir ana açık anahtar tutar.Man kan derfor la hver node ha en direkte peker til hvert enkelt barn.
Palazlanmış kuşlar bir iki hafta kadar daha ebeveynler tarafından beslenmeye devam eder.Foreldra holder fram med å mate dem noen uker til.
Ebeveynleri birbirinden ayrı yaşıyorlardı.Da forlot foreldrene hverandre.
Ancak ebeveyn izni alan 12 yaş ve üstü kız çocuklarının başlarını örtmesine izin verilmişti.Deretter ble det oppdaget at familiens 12-årige adoptivdatter hadde fått pudder på fingrene.
Bilinen kardeşleri, Arcadius ve Flacilla, ebeveynlerinden önce ölmüştür.Hans foreldre Fronto og Flaccilla synes å ha dødd mens han var ung.
Bilinmeyen ebeveynlerden Brüksel'de doğdu.Hun er født i New York av innvandrer-foreldre.
Babasının ebeveynleri, Arcadius ve Aelia Eudoksia'dır.Hennes foreldre var keiser Arcadius og keiserinne Aelia Eudoxia.
King'in ebeveynleri 1979'da boşandı.Hans foreldre ble skilt i 1979.
Burton hiçbir zaman ebeveynlerine yakın olmamıştı.Perón hadde aldri sterke bånd til sin familie.
Van Gogh'un ebeveyni 1851 Mayıs'ında evlendi ve Zundert'e taşındı.Orang tua Van Gogh menikah pada Mei 1851 dan pindah ke Zundert.
Bazen çocuk veya yasal ebeveyn baba ile sosyal bağları bitirmek ister.Terkadang si anak atau si ibu ingin memutuskan ikatan sosial dengan si ayah.
Turner'ın ebeveynleri yılbaşı için 2001'de ilk gitarını almışlardır.Orang tua Turner membelikannya gitar pada Natal 2001.
Ebeveynler daha sonra ismi A (Telaffuz yine albin) 'e değiştirmeye çalıştı.Kemudian kedua orang tua itu mencoba mengubah ejaan namanya menjadi A (juga diucapkan albin).
Bu olay ailede daha büyük gerginliklere yol açtı ve Beyoncé'nin ebeveynleri ayrıldı.Hal ini membuat ketegangan yang lebih hebat pada keluarganya, dan orang tua Beyoncé berpisah.
1939 yılında Elizabeth'in ebeveynleri Kanada ve ABD'ye resmi ziyaret yapıyorlar.Pada tahun 1939, orang tua Elizabeth melakukan kunjungan kenegaraan ke Kanada dan Amerika Serikat.
Ross ve Rachel romantik bir ilişki içinde olmamaya yalnızca bebeğe ebeveynlik yapmaya karar verirler.Rachel dan Ross memutuskan untuk memiliki bayi tetapi tidak melanjutkan hubungan romantis mereka.
Ebeveynleri Julie Peters ve Phil Peters'tır.Dia merupakan anak laki-laki dari Julie dan Phil Peters.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Orangtuanya meninggal dalam Holocaust.
Ebeveynleri yerli kökenlidir ; Babası Mixtec ve annesi Triqui .Orang tuanya adalah pribumi Meksiko; bapaknya dari suku Mixtec, sedangkan ibunya dari suku Triqui.
Margaret çocukluk yıllarının çoğunu ablası ve ebeveynleriyle geçirdi.Margaret menghabiskan sebagian masa kecilnya di dalam naungan orang tua dan saudara perempuannya.
Ailesi ebeveynleri ve abisinden oluşur.Keluarganya terdiri dari orang tua dan saudara laki-lakinya.
Sunny Leone, Sarnia, Ontario'da Sikh Pencap ebeveynlerinde doğdu.Leone lahir di Sarnia, Ontario dari orangtua Sikh Punjabi.
Ebeveynler verdikleri ismin patafizik bağlamında düşünülmesi gerektiğini söylediler.Kedua orang tua itu menyarankan agar nama ini dipahami dalam semangat patafisika.
İki ebeveyni de çiftçi idiler.Adalah orangtuanya, juga sepasang petani exceed.
Ayrıca ebeveynin ikinci isminin çocuğun ismine daha uygun olması nedeniyle de olabilir.Hal ini juga kemungkinan besar dilakukan karena nama tengah orang tua lebih cocok dengan nama pertama anak.
Kee, Van Gogh ile görüşmek istemedi ve ebeveynleri "inadının cankısıcı olduğunu" yazdılar.Kee tak sudi menemuinya, dan orangtuanya menyatakan bahwa "kekerasan hatinya menjijikkan".
Etten'de 1880 Mart ayına kadar kaldığı süre içince ebeveyni için hayâl kırıklığı konusu oldu.Namun, ia tinggal di sana hanya sampai bulan Maret 1880, sehingga orang tuanya merasa cemas dan frustrasi.
Ailesi ebeveynleri ve ablası Kim Min-ji'den oluşur.Ia tinggal bersama dengan orangtuanya dan adiknya yaitu Kim Min-goo.
Bazı durumlarda, bir kişinin sonismi ebeveyninin ilk ismi yerine orta isminden türetilir.Dalam beberapa kasus, nama belakang individu berasal dari nama tengah orang tua dan bukan dari nama pertama.
Ebeveynleri bir tatil kampında çalışıyordu.Camping diadakan pada waktu liburan.
Ebeveynleri çiftçidir.Rata-rata mereka adalah petani.
"Notlar" sütunu padişahların ebeveynlerini ve kaderlerini içerir.Kolom "Catatan" berisi informasi mengenai orangtua dan nasib tiap sultan.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Contoh yang paling umum adalah perasaan kasih sayang orang tua untuk anaknya.
King'in ebeveynleri 1979'da boşandı.Orang tuanya bercerai pada tahun 1979.
Burton hiçbir zaman ebeveynlerine yakın olmamıştı.Eugene tidak pernah melupakan cinta orangtuanya.
Daha çok küçükken şarkı söylemeye başlaması, ebeveynlerinin onun yeteneğini keşfetmesini sağlamıştır.Sadar akan bakat bernyanyi putrinya, ibunya berusaha meluncurkan karier Hibari sebagai penyanyi.
Her iki ebeveyn sonra yavruları beslerler.Kedua orang tua memberi maka.
Neredeyse tüm durumlarda, ebeveynler çocuğu atanmış cinsi temel alarak yetiştirir.Untuk kebanyakan kasus, anak akan tumbuh sesuai dengan gender yang telah ditunjuk kepada mereka.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Ia tidak tahu apakah ayahnya masih hidup atau sudah meninggal.
Böylece oldukça pratik bir şekilde ebeveynler her çocuk için bir ana açık anahtar tutar.Oleh karena itu sangat dibutuhkan sekali pemantauan dari orang tua akan segala tindak laku sang anak.
Ebeveynleri kendisine ve kardeşine bakamadı.Hubungan ini tak disetujui oleh ayah dan kakaknya.
Çocukların eğitim ve kültür seviyesi ebeveynlerin kültür ve varlık seviyesi ile de ilgilidir.Ia dan rekan kelasnya juga harus beradaptasi dengan budaya Belanda.

İlgili Sayfalar