ebeveyn ile cümle
ebeveyn kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ebeveynlerim öğretmendir.My parents are teachers.
Tom ve ben Mary'nin büyük ebeveynleriyiz.Tom and I are Mary's grandparents.
Benim ebeveynleri sıkı.My parents are strict.
Tom ve Mary, John'un ebeveynleri.Tom and Mary are John's parents.
Tom'un ebeveynlerinin ikisi de öldü.Both of Tom's parents have passed away.
Tom'un ebeveynleriyle henüz tanışmadım.I haven't met Tom's parents yet.
Neden ebeveynler bunu yapıyor?Why do parents do that?
Tom ve Mary hâlâ ebeveynleri ile birlikte yaşıyorlar.Tom and Mary still live with their parents.
Tom ebeveynlerinin boşanacağını söyledi.Tom said his parents are getting divorced.
Tom'un ebeveynleri boşanıyor.Tom's parents are getting divorced.
Tom ebeveynleriyle birlikte olmak için eve taşındı.Tom moved home to be with his parents.
Tom'un ebeveynleri o üç yaşındayken öldü.Tom's parents died when he was three.
Tom ebeveynlerine çok fazla yalan söylerdi.Tom used to lie to his parents a lot.
Tom büyük ebeveynleriyle taşındı.Tom moved in with his grandparents.
Tom'un ebeveynleri Mary ve John'dur.Tom's parents are Mary and John.
Tom çok gençken her iki ebeveynini de kaybetti.Tom lost both his parents when he was very young.
Tom ebeveynlerinin onun kıçına şaplak attığını hatırlamadığını söyledi.Tom said he didn't remember his parents ever spanking him.
Tom ebeveynlerinin onun kıçına şaplak attığını hatırlamıyor.Tom doesn't remember his parents ever spanking him.
Tom ve Mary çok özverili ebeveynlerdir.Tom and Mary are very devoted parents.
Tom ve Mary ikisi de yalnız ebeveynler.Tom and Mary are both single parents.
Ebeveynlerin benimkilerden daha yaşlı.Your parents are older than mine.
Tom evde ebeveynleri ile birlikte.Tom is at home with his parents.
Tom ve Mary ebeveyndir.Tom and Mary are parents.
Tom, ebeveynleri boşandıklarında Boston'da yaşıyordu.Tom was living in Boston when his parents got divorced.
Tom'un ebeveynlerinin ne yaptığı konusunda bir fikrim yok.I have no idea what Tom's parents do.
Sami boşanmış bekar bir ebeveyndi.Sami was a divorced single parent.
Tek bir ebeveyn olmak kolay değildir.Being a single parent isn't easy.
Ben genellikle ebeveynlerimden önce kalkarım.I usually get up before my parents do.
Tom'un ebeveynlerinden birini tanımıyorum.I don't know either of Tom's parents.
Bir gün bir ebeveyn olmak ister misin?Do you want to be a parent someday?
Ebeveynlerinden biri Fransızca konuşabiliyor mu?Can either of your parents speak French?
Geçen hafta büyük ebeveynlerini ziyaret ettin mi?Did you visit your grandparents last week?
Her hafta büyük ebeveynlerini ziyaret eder misin?Do you visit your grandparents every week?
Ebeveynlerin hiç bu okula gitti mi?Have your parents ever been to this school?
Ebeveynlerinizden biri Avustralya'da mı doğdu?Were either of your parents born in Australia?
Geçen yıl kaç kez büyük ebeveynlerini ziyaret ettin?How many times did you visit your grandparents last year?
Bu hafta ebeveynlerinle tartıştın mı?Have you quarreled with your parents this week?
Ebeveynlerin nasıl tanıştı?How did your parents meet?
Ebeveynlerin ne kadar süredir evli?How long have your parents been married?
Hâlâ büyük ebeveynlerine mektup yazıyor musun?Do you still write letters to your grandparents?
Ebeveynlerin evlendiklerinde kaç yaşındaydılar?How old were your parents when they got married?
Ebeveynleri evlendiklerinde kaç yaşındaydılar?How old were your grandparents when they got married?
Gençken, büyük ebeveynlerimi yaklaşık ayda bir kez ziyaret ederdim.When I was a teenager, I used to visit my grandparents about once a month.
Tom'un ebeveynleri onun test puanını gördüklerinde hayal kırıklığına uğradılar.Tom's parents were disappointed when they saw his test score.
Tom'un ebeveynlerinin ikisi de üniversiteye gitti.Both of Tom's parents went to college.
Her iki ebeveynim de yüzemez.Both of my parents can't swim.
Ebeveynlerimden hiçbiri hâlâ yaşamıyor.Neither of my parents is still living.
Ebeveynlerimden hiçbiri üniversiteye gitmedi.Neither of my parents went to college.
Ebeveynlerimin ikisi de Boston'da doğdu.Both of my parents were born in Boston.
Ebeveynlerimden hiçbiri Fransızca bilmez.Neither of my parents can speak French.
Tom ebeveyn yatak odasında yatıyor.Tom sleeps in the master bedroom.
Ebeveynim Müslümandır.My parents are Muslim.
Bazı ebeveynler çocuklarına aşı yapılmasına karşı çıkıyor.Some parents refuse to have their children vaccinated.
Hala ebeveynlerine bağımlı mı yaşıyor?Does he still rely on his parents?
Şu an ebeveynlerine çok bağımlı.Now, he depends on his parents very much.
Ebeveynleri nişanında onu tebrik etti.His parents congratulated him on his engagement.
Ebeveynlerim burada beni tek başıma bıraktı.My parents left me here all by myself.
Çocukların da ebeveynlerinin davranışlarını edindiğini görüyoruz.We see how children adopt the behaviours of their parents.
İnsanlar ebeveynlerine itaat etmek zorundadır.People have to obey their parents.
Ebeveynlerince bazen Fransızca konuşur musun?Do you sometimes speak French with your parents?