Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır.Им — сады, под которыми текут реки, и где они вечно пребывать будут.
Tasavvuf; Allah’ın, seni sende öldürüp, Kendinde ebediyen diri kılmasıdır.Вы должны убить своего Бога; тогда вы поймете истинного Бога.
Ayrıca iman edip kötülükten sakınanların ebedi mutluluğa erecekleri ifade edilmektedir.Сура начинается с вести о том, что верующие восторжествуют и будут счастливы.
Ertesi gün Şişli Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra Hürriyet-i Ebediye Tepesi'ne defnedildi.Погребальная молитва над ним была совершена тем же днём после совершения молитвы зухр.
Varlığı ezeli ve ebedidir.Они неизменны и вечны.
Prensipleri Işık'ın Saadet-i Ebediyye adlı kitabındadır.Его имя вписано навечно в летопись Ржева.
Ruhun asıl yeri, öldükten sonra geri döneceği saf ve ebedi düşünceler ve zihinsel varlıklar dünyasıdır.Реальный мир Обычный мир, где живут и умирают простые смертные.
Buna karşılık Kontes uzun süreli ebedi aşk peşindedir.В большинстве случаев преследуется цель достижения устойчивой длительной ремиссии.
Ölümünden sonra imparatorluk ebediyen ikiye ayrılmıştır.Он навсегда разделил княжество.
Kusursuz cinayete dair ebedi arayış.Безукоризненно исполненная загадка убийства.
İsrail ise Kudüs'ün tamamını (hem batı hem doğu) ebedi başkent ilan etmiştir.Зуль-Кифль проповедовал в среде израильтян после смерти пророка Аль-Ясы, родственником которого являлся.
Onların şahitliklerini de ebediyen kabul etmeyin.لا تجب (ليس فرضا) وفقا لأحكام أهل السنة والجماعة، لا يوجد على الإطلاق ذكر النقاب في القرآن.
Tarihçiler son kelimelerini: "İsa, Ebedi ve Ezeli Tanrı'nın Oğlu, bana merhamet et" şeklinde kaydetmişlerdir.سجل المؤرخون كلماته الأخيرة وهي: "السيد المسيح، ابن الله الأزلي، ارحمني".
Allah'a inanmayanlar ise Cehennem'de ebediyyen kalırlar.إن لم تؤمن بالله وكان الله موجوداً، فسيكون جزاؤك الخلود في جهنم، وهذه خسارة لامحدودة.
Romalılar aynı zamanda herkesin, her yerin veya her şeyin ebedî bir ruhu olduğuna inanırlardı.يعتقد الروماني أيضا أن كل شخص أو مكان أو شيء له عبقريته الخاصة، أو الروح الإلهي.
(Mezmur 19:1) “RABB’in izzeti ebedî olsun; RAB işleriyle sevinsin.”قال الطيبي: هو صفة لمدخول «رب» استغنى بها عن جوابها أي: رب حامل فقه أداه إلى من هو أفقه منه.
Geleneksel inanışa göre, ebedî hayat, İsa'nın ikinci gelişinden ve ölülerin dirilişinden sonra başlayacaktır.ووفقا لتقاليد المسلمين، سوف يموت المسيح بعد مجيئه الثاني، .
Sezar, Roma'nın düşüşünden ve Pompei hükümetinin devrilmesinden sonra "ebediyen diktatör" ilan edildi.بعد عودة قيصر إلى روما، تم الإعلان أنه "الديكتاتور الأبدي".
Ancak daha sonra da huzuru bulamamış ve ebediyete de huzursuz bir şekilde göç etmiştir.(فلا رقأت الدمعة، ولا هدأت الرنة)؛رقأت الدمعة:أي سكنت أو إنقطعت بعد جريانها وجفت.
Bengi, "sonsuzluk, ebedi" anlamına gelmektedir.أغنية ( Mutlu Sonsuz'u ) تعني سعادة أبدية .
Onlara göre Tanrı ebedîdir.هتفوا بأن الله أكبر.
Kalbi rabıtamı ebediyen saklayacak ve sizi hiç unutmayacağım.أما الناقد زانوك فقد كان دائم الاحتقار لها، ولم يحرمها أبداً من معرفة ذلك.
Tanrı ezeli-ebedi, evrensel yaratıcı güçtür, yaşamın kaynağıdır.الله هو باق، وغير مخلوق وهو مصدر كل الوجود.
Allah'a inanmayanlar ise Cehennem'de ebediyyen kalırlar.Satã é o deus dos demônios em Gehenna e um ser de poder ilimitado.
Roma Forumundaki Vesta tapınağındaki ebedi ateş söndürüldü ve Vesta bakireleri dağıtıldı.O fogo eterno do Templo de Vesta, no Fórum Romano, foi extinguido e as virgens vestais foram dissolvidas.
Ayrıca iman edip kötülükten sakınanların ebedi mutluluğa erecekleri ifade edilmektedir.Para os crentes e fiéis é uma prova da mais fervorosa devoção e reforço na fé.
Ancak daha sonra da huzuru bulamamış ve ebediyete de huzursuz bir şekilde göç etmiştir.Todavia, nada lhe restava: confiscaram-lhe os bens e fecharam a botica.
Tolstoy Yasnaya Polyana'ya "ulaşılamaz ebedi kalem" derdi.Tolstói referia-se a Yasnaya Polyana como "reduto literário inacessível".
"Cemil Usta'yı ebediyete uğurladık"."Sou eternamente agradecido ao Walcyr .
O semamızda Ebedi güneş, O gönlümüzde En harlı ateş.A mais brilhante (para nós) é a chama do Sol e também a mais quente.
Buna karşılık Kontes uzun süreli ebedi aşk peşindedir.Durante todo este tempo eles vivem um duradouro caso de amor.
Romalılar aynı zamanda herkesin, her yerin veya her şeyin ebedî bir ruhu olduğuna inanırlardı.Os romanos também acreditavam que cada pessoa, lugar ou coisa tinha seu próprio gênio, ou alma divina.
Onlara göre Tanrı ebedîdir.Graças a Deus são muito unidos.
Ancak bu yapıtın asıl üstünlüğü ve ebedi değeri, büyük bir kişinin zihninin sadık bir yansıması olmasındadır.Mas seu valor supremo consiste no fato de representar fielmente o reflexo da mente de um grande homem.
Kalbi rabıtamı ebediyen saklayacak ve sizi hiç unutmayacağım.E quanto a ti, o meu coração nunca te esquecerá.
Dev çocukları kovduktan sonra bahçesine ebedi bir kış çöker.Durante sua fuga, ela acaba deixando Arendelle em um inverno eterno.
Tartışmamıza ebediyette devam edeceğiz" dediği söylenmektedir.Certamente vamos saber porque estamos em conversação permanente.”
İnanca göre dünyanın sonunda ışık ile karanlık ebediyen ayrılacaklardır.No fim, toda a Escuridão deve ser destruída e a Luz viverá em paz para toda a eternidade.
Evrenin yaratıcısı olan Tanrı; ebedi, her şeye gücü yeten ve her şeyi bilendir.(SARP) [re Na teologia arminiana Deus é descrito como onisciente e onipotente.
Yoksa yaratılmamış (ezelî ve ebedî) bir varlık mıdır?Hij of zij schept plezier in creëren.
(Mezmur 19:1) “RABB’in izzeti ebedî olsun; RAB işleriyle sevinsin.”Hij is slechts op proef aangenomen en de tevredenheid van zijn heer is voor hem bepalend voor zijn bestaan.
Allah'a inanmayanlar ise Cehennem'de ebediyyen kalırlar.En de vijanden van God gaan naar de hel."
Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır.Nochtans zal de stad Gods zich verblijden in hare fonteinen, waar de heilige woningen des Allerhoogsten zijn.
Çünkü o (sevgi) ebedidir. (...)Het voortbestaan is onzeker (wordt onzeker gemaakt).
İsrail ise Kudüs'ün tamamını (hem batı hem doğu) ebedi başkent ilan etmiştir.Al-Yasa riep de Israëlieten tot het ware pad en herinnerde zijn volk aan de boodschap van God.
Cehennem ebedidir çünkü oradaki insanlar cehennemi sevdikleri için orada kalacaklardır.Haar plan mislukt echter en zij en de hel worden vernietigd door het hellevuur.
Bodhi ağacı ve havuz Gautama Buddha'nın doğum yeri Asoka Sütunu Ebedi Barış Ateşi ^ LumbiniBodhiboom en vijver De geboorteplek van Gautama Boeddha Ashokan Pillar De eeuwige vlam
Tasavvuf; Allah’ın, seni sende öldürüp, Kendinde ebediyen diri kılmasıdır.De soera maakt duidelijk dat God je niet verlaat; de wees heeft hij gevonden en onderdak gegeven.
Kusursuz cinayete dair ebedi arayış.Ze plegen een schijnbaar perfecte moord.
(Ezeli ve ebedidir) Yani yoktan var edilmemiştir.Een (kunst)object is niet gemaakt voor de eeuwigheid.
Bengi, "sonsuzluk, ebedi" anlamına gelmektedir.Olodumare betekent "de Eeuwige".
Son sözü "Yaşasın ebedi Almanya" olmuştur.Zijn laatste woorden zijn "Lang leve Rusland".
İnanca göre dünyanın sonunda ışık ile karanlık ebediyen ayrılacaklardır.Op die wijze zal de definitieve scheiding tussen licht en duisternis tot in de eeuwigheid gerealiseerd zijn.
Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır.Ook in parken en tuinen komt hij voor, en soms waagt het zich in weilanden nabij de bosrand.
Ebedilerin en küçüğü ve en değişkeni.De mildste en vaakst voorkomende vorm van SMA.
Ona göre bir tek ebedî varlık vardı.Hij had daar een eenzaam bestaan.
Zira ezeli ve ebedi vacibü'l vücud olan Allah, mutlak yokluk kavramına müsaade etmez.God sleept niemand er met de haren bij, terwijl het hart weigert en zich verzet.
Bu sıfatlar ezeli ve ebedi midirler, yoksa hadis (sonradan olma, yaratılmış) mıdırlar.Dit doen zij door bijvoorbeeld te huilen of nabijheid van vaste verzorgers te zoeken.
Ebedilerin en küçüğü ve en değişkeni.Najpiękniejsze i najodporniejsze odmiany.
Allah yüceliğini ebedi kılsın; güzel huyları, olgunluğuna tanıktır.Ukazywanie przez Boga oblicza było znakiem jego łaskawości, przychylności i błogosławieństwa.