ebe ile cümle

ebe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ebeveynlerine söylemeye korkuyordu.Tom was afraid to tell his parents.
Onun ebeveynleri iyi.His parents are well.
Keşke ebeveynlerim bunu yapmama izin verse.I wish my parents would let me do that.
Bugün ebeveynlerinle takılmak biraz eğlenceliydi.It was kind of fun hanging out with your parents today.
Ebeveynlerim beni yalnız seyahat etmekten vazgeçirdi.My parents discouraged me from traveling alone.
Karım hâlâ ebeveynlerimle tanışmadı.My wife still hasn't met my parents.
Tom'un doğum ebeveynleriyle tanışma hakkı olduğunu düşünüyorum.I think Tom has the right to meet his birth parents.
Tom'un doğum ebeveynlerini tanıma hakkı olduğunu düşünüyorum.I think Tom has the right to get to know his birth parents.
Ebeveynlerim şehir dışında.My parents are out of town.
Her iki ebeveynim de müzisyen.Both my parents are musicians.
"Onun ebeveynleri ne iş yapıyor?" "Hiç bir fikrim yok.""What do his parents do?" "I have no idea."
Ebeveynleriniz bizi duymadan önce hazırlanın ve giyinin.Pack and get dressed before your parents hear us.
Ebeveynlerime söylemeyeceksin, değil mi?You aren't going to tell my parents, are you?
Ebeveynlerimin Tom'dan hoşlanmayacağından gerçekten endişeliyim.I'm really worried that my parents aren't going to like Tom.
Tom ve Mary kötü ebeveynlerdi.Tom and Mary were bad parents.
Erkek kardeşimle karşılaştırıldığında ebeveynlerim bana insafsızca davranıyor.My parents treat me unfairly compared to my brother.
Tom'un ebeveynleri Boston'da evlendi.Tom's parents got married in Boston.
Büyük ebeveynlerim geçen yüzyılda doğdu.My grandparents were born in the last century.
Senin ebeveynlerin kaç yaşında?How old are your parents?
Ebeveynim bana her gün piyano uygulama yaptırdı.My parents made me practice the piano every day.
Ebeveynlerim bile benden hoşlanmıyor.Even my parents don't like me.
Ebeveynleri ona iyi bir eğitimin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalıştılar.His parents tried to make him understand how important a good education is.
Ebeveynlerim şu an evde değil.My parents aren't home right now.
Kız arkadaşım henüz ebeveynlerimle tanışmadı.My girlfriend hasn't met my parents yet.
Ebeveynlerim endişelenmeye başlamadan önce eve gitmeliyim.I should go home before my parents start to worry.
Mary bana ebeveynlerine söylememem için yemin ettirdi.Mary made me swear not to tell her parents.
Ebedi olmayan şey ebediyen kullanımdan kalkmıştır.What is not eternal is eternally outdated.
Tom'un ebeveynlerinin her ikisi de o hala bir çocukken öldüler.Tom's parents both died while he was still a small child.
Ebeveynlerinin senin için belirlediği kurallara uymalısın.You should respect the rules your parents set for you.
Ebeveynlerine kendimi sevdirmeye çalışıyorum.I'm trying to get your parents to like me.
O, eve vardığında Tom'un ebeveynleri uyuyordu.Tom's parents were asleep when he got home.
Ebeveynlerimle yemek yedim.I ate with my parents.
Tom ve Mary sorumsuz ebeveynler.Tom and Mary are irresponsible parents.
Ebeveynlerini aramayı unutma.Don't forget to call your parents.
Çocuk muhtemelen ebeveynlerini neşelendirmek için yalan söyledi.The boy told a lie, probably to cheer up his parents.
Ebediyen Afrika'yı terk ettik.We left Africa forever.
Ya şimdi konuş, ya da ebediyen sus.Speak now, or forever be silent.
Ebeveynlerimin Tom'la ilişkimi bildiklerinden emin değilim.I'm not sure my parents know about my relationship with Tom.
Tom bizi ebediyen terk etti.Tom has left us forever.
Senin ebeveynlerini tanıdığıma inanmıyorum.I don't believe I know your parents.
Tom ebeveynleriyle birlikte yemek yedi.Tom dined with his parents.
Ebeveynler bunu nasıl yapar?How do parents do it?
Hepsi değilse de, çoğu ebeveynler çocuklarının iyi olmasını isterler.Most, if not all, parents want their children to be good.
Tom'un ebeveynlerinin ikisi de öğretmen.Both of Tom's parents are teachers.
Tom'un büyük ebeveynlerinin tüm dördü öğretmendi.All four of Tom's grandparents were teachers.
Çocuklar ebeveynlerini taklit ederler.Children imitate their parents.
Çocuklar genellikle ebeveynlerini taklit ederler.Children often imitate their parents.
Tom'un ebeveynini tanıyor musunuz?Do you know Tom's parents?
Tom Mary'nin ebeveynlerinin kim olduklarını bilmiyordu.Tom didn't know who Mary's parents were.
Ebeveynlerim ziyaret ediyor.My parents are visiting.
Ebeveynlerim öğretmendi.My parents were teachers.
Tom'un ebeveynleri öğretmen.Tom's parents are teachers.
Ebeveynlerin haklıydı.Your parents were right.
Çocuk parkında ebelemece oynayan bazı çocuklar vardı.There were some children playing tag on the playground.
Tom günü ebeveynleri ile geçirdi.Tom spent the day with his parents.
Tom'un ebeveynleri Mary'nin ebeveynlerinden çok daha otoriter.Tom's parents are much stricter than Mary's parents.
Tom'un ebeveynleri Mary'nin ebeveynlerinden daha yaşlı.Tom's parents are older than Mary's parents.
Ebeveynlerine karşı nazik ol.Be kind to your parents.
Ben on üç yaşındayken ebeveynlerimi bir trafik kazasında öldüler.My parents died in a traffic accident when I was thirteen years old.
Tom'un ebeveynleri gece geç saatlere kadar onun dışarıda kalmasına izin verdi.Tom's parents let him stay out late at night.

İlgili Sayfalar