ebe ile cümle
ebe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ebeveynlerim çok eski kafalı.Mes parents sont très vieux-jeu.
Ebeveynlerim giyinme tarzımı sevmiyor.Mes parents n'aiment pas la façon dont je m'habille.
Tom'un ebeveynini tanıyor musunuz?Connais-tu les parents de Tom ?
Allah'a inanmayanlar ise Cehennem'de ebediyyen kalırlar.Quiconque associe à Allah (d'autres divinités) Allah lui interdit le Paradis ; et son refuge sera le Feu.
Cehennem ebedidir çünkü oradaki insanlar cehennemi sevdikleri için orada kalacaklardır.Il aura avec lui un paradis et un enfer, cependant son paradis sera un enfer et son enfer sera un paradis.
Ebert "Herhangi bir açıklama yok.Ebert spécifie : « Il n'y a pas d'explication.
Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır.(11) Pour récompenser leur patience, Allah leur donnera le paradis et des oripeaux de soie.
Ebeveynleri Jacqueline ile Clancy Bouvier tarafından büyütüldü.Elle a été élevée par ses parents, Jacqueline et Clancy Bouvier.
Çocukluklarında, Edsel ve onun erkek kardeşi olan Simon Dope, ebeveynleri boşandığında ayrıldılar.Enfant, Edsel et son frère, Simon Dope, se séparent à la suite du divorce de leurs parents.
Yoksa yaratılmamış (ezelî ve ebedî) bir varlık mıdır?Le rang le plus haut est celui de Créateur (造物主?).
Onların şahitliklerini de ebediyen kabul etmeyin.Ne déforme pas les versets coraniques.
Onlar, kendilerine muhalif olanların çocuklarının, ebedi olarak cehennemde kalacağını söylerler.Et tout comme eux, ils ont un point faible : le feu, qui annule leurs pouvoirs.
Turner'ın ebeveynleri yılbaşı için 2001'de ilk gitarını almışlardır.Pour Noël, ses parents lui offrent sa première guitare en 2001.
Ayrıca Kai Ebel ile birlikte Das Magazin Formel Exlusiv programının moderatörlüğünü yaptı.Avec Kai Ebel, elle a également animé le magazine Formel Exclusiv.
1944 yılında Eberbach, General der Panzer rütbesine terfi etti.Au début de 1944, Eberbach est promu au rang de General der Panzertruppe.
Kendisi doğmadan önce ebeveynleri, çalışmak ve eğitimlerini tamamlamak için Londra'ya gelmişlerdi.Avant sa naissance, ses parents ont emménagé à Londres pour travailler et finir leurs études.
Yavru kuşlar, her iki ebeveyn tarafından beslenir, ve 14-16 gün geçtikten sonra uçabilirler.Les jeunes oiseaux sont nourris par les deux parents et sont capables de voler entre 14 et 16 jours.
Bu melez, her iki ebeveyninden de özellikler gösterir.Le mulet présente les caractéristiques de ses deux parents.
Ebe: Nesi var?Qu'est-ce qu'elle a, ma gueule ?
1939 yılında Elizabeth'in ebeveynleri Kanada ve ABD'ye resmi ziyaret yapıyorlar.En 1939, les parents d'Élisabeth se rendent au Canada et aux États-Unis.
Roger Ebert filmi onayladı.Le film est dédicacé à Roger Ebert.
Eğer ebeveynlerden biri Yahudi değilse çocuk annesinin statüsünü alır.Si l'un des parents n'est pas juif, l'enfant n'est pas un mamzer.
Filisid, ebeveynin kasıtlı olarak kendi çocuğunu öldürmesini ifade eden bir terimdir.Le filicide est l'acte délibéré du parent qui tue son propre enfant.
Jack (Elliott Gould) ve Judy Geller (Christina Pickles): Ross ve Monica'nın ebeveynleri.Jack et Judy Geller (Elliott Gould et Christina Pickles) sont les parents de Ross et Monica.
Ebeveynleri çiftçidir.Ses parents sont agriculteurs.
Varlıkların “atkı”larını (dokumacılıktaki bir terim) ezellerinden ebedlerine kadar dokumaktadırlar.Elles envoient leurs serviteurs pour s'emparer des dîmes sacerdotales,.
Vatanın cesur evladı ebediyete kavuştu.Le Fils procède du Père par génération éternelle.
Ertesi sabah, Thomas'ın ebeveynleri eve gelir.Le lendemain, les parents décident de rentrer.
Margaret çocukluk yıllarının çoğunu ablası ve ebeveynleriyle geçirdi.L’enfance de Marie fut heureuse, elle passait la plupart de son temps auprès de ses parents et de ses sœurs.
Ayrıca iman edip kötülükten sakınanların ebedi mutluluğa erecekleri ifade edilmektedir.Quant à ceux qui croient en la vacuité, ceux-là, je les déclare incurables. » .
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Ses parents meurent dans l'Holocauste.
Ne var ki bu sağlık evinin hiçbir zaman ebesi olmamıştır.Cette structure sanitaire n’a jamais vu le jour.
Buna karşılık Kontes uzun süreli ebedi aşk peşindedir.Elle succède à la série Amor Eterno Amor.
Dizideki yetişkin karakterlerin başında ise Eric'in ebeveynleri Kitty ve Red Forman gelmektedir.Eric vit chez ses parents, Kitty Forman et Red Forman.
(Cyrus'ın gerçek doğum tarihi) Ebeveynleri Robby ve Susan Stewart, ağabeyi ise Jackson'dır.Sa famille se composait de ses parents Robby, Susan Stewart et un frère aîné nommé Jackson.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.Le mariage de leurs parents n'est pas heureux et s'achève par un divorce.
Sağlık ocağı vardır ama ebesi yoktur.Il a une cheminée mais n'a pas de fenêtre.
Doktor vardır, ebe vardır.Il y a la chair, il y a l'amour.
Kusursuz cinayete dair ebedi arayış.Un meurtre parfait sans mobile.
Bu sayede ebeveynler de çocuklarının neler istediğini öğrenmiş olurlar.Ces discussions permettent ainsi aux familles de mieux connaître ce que leur enfant souhaite ou souhaitait.
Ross ve Rachel romantik bir ilişki içinde olmamaya yalnızca bebeğe ebeveynlik yapmaya karar verirler.Rachel et Ross n’arrivent pas à se mettre d’accord sur le prénom du bébé.
Kalbi rabıtamı ebediyen saklayacak ve sizi hiç unutmayacağım.Si tu fais ça pour moi, je ne l'oublierai jamais.
Ebeveynlerinin isteğiyle 4 yaşında okula başladı.À quatre ans il entre à l'école maternelle.
Ebeveynleri o doğduktan kısa süre sonra ayrıldılar ve 1928 yılında boşandılar.Les parents se séparent peu après leur mariage, en 1929.
Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır fakat ebe kadrosu olduğu halde ebe yoktur.Il n'y a pas de distribution d'eau et d'électricité mais le hameau dispose tout de même d'une boîte postale.
Ebeveynlerinin yüzü görünmez.Elle n'a jamais vu le visage de ses parents.
Dört kardeşi vardır, fakat ebeveynlerinin ölümünden sonra ayrılmak zorunda kalmışlardır.Il a trois sœurs avec qui il vit depuis que ses parents ont déménagé.
Varlığı ezeli ve ebedidir.Il est infini et eternel.
Bazı durumlarda, bir kişinin sonismi ebeveyninin ilk ismi yerine orta isminden türetilir.Dans quelques cas, le nom de l'enfant dérive du second prénom du parent au lieu du premier.
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.Alors qu'elle a cinq ans, ses parents divorcent.
Ebeveynlerinin ya da Godoy'un İspanya'ya dönmesine izin vermedi.Les Godoy ont interdiction de rentrer en Espagne.
Bir müddet sonra Ebenezer Kinnersley de bağımsız olarak aynı sonucu elde etti.À peu près au même moment, Gernot Gwehenberger invente indépendamment la même structure.
Prensipleri Işık'ın Saadet-i Ebediyye adlı kitabındadır.Cette attaque, est intitulée Lumière éternelle.
Ebeveynler genellikle çocuklarının yaşamının ilk iki yılında belirtileri fark eder.Ces symptômes sont souvent détectés par les parents durant les premières années de vie de l'enfant.
Annesinin ebeveynleri, Meissen Margrave'i II. Albert ve Sicilyalı Margaret'dır.Ses grands-parents maternels étaient Albert II, Margrave de Meissen et Marguerite de Sicile.
Sonuç olarak, melez enflasyonlar ebedi değildir.De plus, les amibes flagellées ne sont pas sous une forme constante.
İzmir Tümeni’nin ileri harekatı, saat 18:00 dolaylarında Ebeköy’de durmuştur.Plancenoit tombe aux mains des Prussiens vers 18 h 00.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Le congé de paternité est un droit accordé aux pères d’un nouveau-né.
Ayrıca ebeveynin ikinci isminin çocuğun ismine daha uygun olması nedeniyle de olabilir.Toutefois, il est permis, à titre d'usage, d'ajouter le nom du second parent.
Sona kalan (doktorun yardımcısı olamayan) çocuk ebe olur.De l’enfant récepteur à l’enfant prescripteur.