eşyalar ile cümle
eşyalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu eşyalar gerçek sahibine iade edilmelidir.These items must be returned to their rightful owner.
Eşyalarıma dokunma!Don't touch my stuff!
O, bütün eşyalarını kaybetti.He lost all his belongings.
Kim özel eşyalarını toplantı odasında bıraktı?Who left their belongings in the meeting room?
O onun gitmesini ve tüm özel eşyalarını almasını istedi.She asked him to leave and take all his belongings.
Eşyalarımı paketliyorum.I am packing up my things.
İnsanların internet üzerinden eşyalar almasına yardım ediyorum.I'm helping people to buy things online.
Eşyalarıma dokunma.Don't touch my stuff.
Tom çantasına eşyalarını koyuyor.Tom is putting stuff in his backpack.
Neden gitmiyorsun ve eşyalarını almıyorsun?Why don't you go and get your things?
Tom'un eşyaları nerede?Where are Tom's things?
Eşyalarım nerede?Where are my things?
Keşke eşyaları bana atmaktan vazgeçsen.I wish you'd quit throwing things at me.
Senin eşyalarını istemiyorum.I don't want your stuff.
Tom bazı hediyelik eşyalar almak istiyordu.Tom wanted to buy some souvenirs.
Tüm eşyalarınız ile ne yapmamızı istediniz?What did you want us to do with all your stuff?
Tom'a eşyalarımı bana derhal iade etmesini istediğimi söyle.Tell Tom I want my belongings returned to me immediately.
Odana gidip eşyalarını toplamanı istiyorum.I want you to go to your room and pack your things.
Yalnızca kişisel eşyalarım var.I only have personal items.
Ben sadece şahsi eşyalarımı getiriyorum.I'm only bringing personal items.
Eşyalarınızı alın.Get your gear.
Eşyalarını al.Grab your stuff.
Tom eşyaları topluyor.Tom is collecting things.
Erkek kardeşim şahsi eşyalarına çok iyi bakar.My brother takes good care of his belongings.
Eşyalarımı toparladım ve onları bavuluma koydum.I gathered together my things and put them in my suitcase.
Şüpheli tüm eşyalarını masaya koymak zorunda kaldı.The suspect had to lay all his things on the table.
Şüpheli tüm kişisel eşyalarını masaya koymak zorunda kaldı.The suspect had to lay all his personal effects on the table.
Eşyalarımı depodan çıkarmayı unutma.Don't forget to take my things out of storage!
Tom'da eşyaları yerine koyma huyu yoktur.Tom never puts things back where they belong.
Eşyaları biraz toparlamaya çalışıyorum.I'm trying to tidy things up a bit.
Tom'un eşyalarıma bakmasını istedim.I asked Tom to watch my things.
Evim eşyalarla doludur.My house is filled with things.
Benim evim eşyalarla dolu.My house is filled with stuff.
Tom eşyalarını topladı ve odayı terk etti.Tom collected his things and left the room.
Tom eşyalarını çantasına koydu.Tom put his things in his briefcase.
Tom eşyalarını topladı ve gitti.Tom packed his things and left.
Tom eşyalarını bir kutuya koydu.Tom put his things into a box.
Bütün eşyalarım gitti.All of my things are gone.
Sakıncası yoksa yüzmeye gittiğimde eşyalarıma bakar mısın?Would you mind watching my things while I go for a swim?
Harika! Eşyalarımı toplayacağım!Great! I'll grab my stuff!
Bu eşyalar sadece bana ait.These things belong only to me.
Eşyalarımızı almamız gerekmiyor mu?Shouldn't we get our stuff?
Gıda ve mutfak eşyaları mutfak dolaplarında saklanır.Food and utensils are stored in kitchen cabinets.
Eşyaları sökmek geri toparlamaktan daha kolaydır.It's easier taking things apart than putting them back together.
Diğer insanların eşyalarını çalmaya kalkışma!Don't attempt to steal other people's belongings!
Onlar kimin eşyaları?Whose things are those?
Bütün faturaları ödeyebilmek için eşyalarımdan çoğunu satmak zorundayım.I have to sell a lot of my things so I can pay all my bills.
Lütfen eşyalarını dolaba koy.Please put your stuff in the closet.
Tom eşyaları üç kümeye ayırdı.Tom separated the items into three piles.
Mary odaya girdiğinde Tom eşyalarından bazılarını karıştırıyordu.Tom was rummaging through some of his stuff when Mary walked into the room.
Tom eşyalarına dokunan insanları sevmez.Tom doesn't like people touching his stuff.
Tom eşyalarını topladı ve kapıya yöneldi.Tom gathered his belongings and headed for the door.
Şimdi gitmek zorundayım. Eşyalarımı nereye koyduğumu gördün mü?I have to go now. Did you see where I put my things?
Tom eşyalarını topladı ve kapıya doğru yöneldi.Tom gathered his things and headed toward the door.
Eşyaları görüyorum.I've been seeing things.
Tom tüm eşyalarını kutulara koydu ve onları Boston'a gönderdi.Tom put all his belongings in boxes and sent them to Boston.
Biz tüm eşyaları o mağazadan satın aldık.We've all bought stuff from that store.
Ben genellikle ikinci el eşyalar satın almam.I don't usually buy secondhand things.
Tom tüm eşyalarını bir kutuya koydu.Tom put all his stuff in a box.
Eşyalarımdan uzak dur.Stay away from my stuff.
İlgili Sayfalar