eşyalar ile cümle

eşyalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Eşyalarını al ve uzaklaş.Pick up your things and go away.
Bazı değerli eşyalarımı kontrol etmek istiyorum.I'd like to check some of my valuables.
Benim için eşyalarıma gözkulak olur musun, lütfen?Will you keep my valuables for me, please?
Değerli eşyalarınızı kasaya koyun.Put your valuables in the safe.
Lütfen resepsiyonda değerli eşyalarınızı kontrol edin.Please check your valuables at the front desk.
Eşyaları kredili almayın.Don't buy things on credit.
Kişisel eşyalarımı otobüste bırakabilir miyim?May I leave my belongings on the bus?
Özel eşyalarımı saklamak istiyorum.I'd like to put my belongings away.
Radyo önümüzdeki deprem hakkında bizi uyardı ve eşyalarımızı toplamaya başladık.The radio warned us of the coming earthquake and we started gathering our things.
Eşyaları biraz daha ciddi bir şekilde al.Take things a little more seriously.
Brian eşyalarını geride bıraktı.Brian left his belongings behind.
Eşyalar benim.The property is mine.
Bu eşyalar satılık değildir.These articles are not for sale.
Bu eşyalar vergiden muaf.These goods are free of tax.
Bu el yapımı eşyalar kalite olarak farklıdır.These hand-made articles differ in quality.
Bütün bunlar kişisel eşyalarınız mı?Are these all your belongings?
Vergiden muaf eşyaların var mı?Do you have any tax-free articles?
Bu kasa değerli eşyaları saklamak içindir.This safe is for keeping valuables.
Dükkanında ne tür eşyalar satıyorsun?What kinds of goods do you sell in your shop?
Ben değerli eşyalarımı kurtarmak istiyorum.I want to recover my valuables.
Polis, neredeyse bir aydır çalınan eşyaları arıyor.The police have been searching for the stolen goods for almost a month.
Bu eşyaları çok yüksek bir fiyata satın aldı.You bought these articles at too high a price.
Bugün erkenden hazır olmak için dün eşyalarını topladı.She packed yesterday, so as to be ready early today.
Lütfen eşyalarımı oldukları gibi bırakın.Please leave my things as they are.
Eşyaları yarı fiyatına aldım.I purchased the goods for half price.
Eşyalarımı zaten topladım.I have already packed my things.
Odamdaki eşyaların yerlerini değiştirdim.I changed the arrangement of the furniture in my room.
Eşyalarını toparla.Get your things together.
Eşyalarınızı geride bırakmayın.Don't leave your things behind.
Tüm eşyalarınızı yanınıza almayı unutmayın.Be sure to take all your belongings with you.
Eşyalarını yerine koy.Put away your things.
Bütün eşyalarınıza adınızı yazın.Put your name on all your belongings.
Geçen hafta, ABD'den ona bazı hediyelik eşyalar postaladım.Last week, I mailed him some souvenirs from the U.S.
Onların hepsi benim kişisel eşyalarım.They are all my personal belongings.
O, deri eşyalar alır ve satar.He buys and sells leather goods.
Adamın bütün eşyalarını soydular.They robbed the man of all his belongings.
O arka arkaya giyim eşyaları aldı.She bought articles of clothing one after another.
O birbiri ardına giyim eşyaları aldı.She bought articles of clothing one after another.
Eşyalara çeki düzen vermek çok zordur.It's very difficult to put things in order.
Değerli eşyalarımı bana geri verebilir misin?Could you give me back my valuables?
Uygun olan bir çelik kasaya değerli eşyalarımı koymak istiyorum.I'd like to put my valuables in a safe deposit box, if any are available.
Bunlar senin eşyaların mı?Are these your things?
Biri eşyalarımı çaldı.Someone stole my belongings.
Eşyalar çok pahalı oldu!Things have become so expensive!
Gümüş eşyaları cilalı tutmazsan parlaklığını kaybederler.If you don't keep the silverware polished, it'll lose its luster.
Eşyaları bir kutuya koyabilirim.I can put things in a box.
Taşınıyorum, bu yüzden eşyalarım için kutulara ihtiyacım var.I'm moving, so I need boxes for my things.
Lütfen eşyalara dokunmayın.Please do not touch the merchandise.
Tüm kişisel eşyalarımı plastik bir torbaya koydum.I put all my belongings in a plastic bag.
Soğukkanlılığını kaybetti ve eşyaları fırlatmaya başladı.He lost his cool and started throwing things.
Tom tüm eşyalarını bir araya toplandı.Tom gathered together all his belongings.
Tom bazı hatıra eşyaları geri getirdi.Tom brought back some souvenirs.
Dolapta Tom'un eşyalarının bulunduğu bir kutu buldum.I found a box of Tom's things in the closet.
Tom değerli eşyalarını bir kasaya koydu.Tom put his valuables in a safe.
Tom'un eşyaları kara borsadan aldığını işittim.I've heard that Tom buys things on the black market.
Eşyalarını unutma.Don't forget your things.
Eşyalarımı paketlemem çok zamanımı aldı.It took me ages to pack up my stuff.
Eşyaları paketlemek çok uzun sürdü.It took me ages to pack up my stuff.
Eşyalarıma dokunmayın.Leave my things alone.
Taşınıyorum, bu nedenle eşyalarımı kutulara koymam gerekir.I'm moving, so I need boxes for my belongings.
İlgili Sayfalar