eşyalar ile cümle
eşyalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom bana eşyalarımı toplamamı ve gitmemi söyledi.Tom told me to pack up and leave.
Şu anda bütün bu eşyalardan kurtulmak aptalca olurdu.It would be stupid to get rid of all this stuff at this time.
Eşyalarınızı yemek odası masasına koymayın.Don't put your belongings on the dining-room table.
Annem, dolabımdaki eşyalarımın bir kısmını atmamı önerdi.My mother suggested that I throw away some of the stuff in my closet.
Eşyalarını diğer odaya taşıyamaz mısın?Can't you move your stuff to the other room?
Eşyalarımı almak için arabama gidiyorum.I'm going to my car to get my things.
Benim dairem hiç kullanmadığım eşyalarla doludur.My apartment is filled with stuff that I never use.
"Eşyalarını kaybettiysen bu benim suçum değil." "Ama onları benden sen çaldın!""It's not my fault if you lose things." "But you stole them from me!"
Tom kişisel eşyalarının hepsini sattı.Tom sold all of his belongings.
Tom eşyalarını kutulara koyuyor.Tom is packing his things into boxes.
Tom eşyalarını topluyor.Tom is getting his things together.
Tom eşyalarını toparlamaya başladı.Tom started packing his things up.
Tom eşyaları kutudan çıkarmaya başladı.Tom started taking things out of the box.
Buraya biri girmiş. Eşyalarımın onları bıraktığım yerde olmadığını söyleyebilirim.Someone's been here. I can tell that my things aren't where I left them.
Şu eşyalardan bazıları benim olabilir.Some of that stuff might be mine.
Önce söyledim, yine söylüyorum: benim eşyalarıma dokunma!I've said it before and I'm saying it again: don't touch my things!
Tom eşyalarını bavula koydu.Tom packed his things up.
Eşyalarınızı toplayın.Collect your gear.
Bırak eşyalarımı alayım.Let me get my stuff.
Tom'un değerli eşyalarını nereye sakladığını bilen tek kişi benim.I'm the only one who knows where Tom hid his valuables.
Tom'un eşyalarını koymak için bir yeri yoktu.Tom didn't have a place to put his things.
Tom eşyaların kaça mal olduğu hakkında asla endişe etmedi.Tom never worried about how much things cost.
Eşyalarımı saklayacak yerim yok.I have no place to keep my things.
Benim eşyalarıma dokunma.Don't touch my things.
Bütün eşyalarım burada.All my stuff is here.
Çantamda benim eşyalarım var.I have my things in my bag.
Onlardan benim eşyalarıma göz kulak olmasını istedim.I asked them to watch my things.
Ondan eşyalarımı gözlemesini istedim.I asked him to watch my things.
Eşyalarımı gözlemesini istedim.I asked her to watch my things.
Temizlik yaparken onun eşyalarından bazılarını gördük.While cleaning, we saw some of his things.
Bütün bu eşyalar çalıntı mı?Is all this stuff stolen?
Dan eşyalarını Linda'nın evinden dışarı taşıdı.Dan moved his things out of Linda's house.
Eşyalarının hepsi burada.Your things are all here.
Tom, tüm eşyalarını arabasına doldurup Boston'a doğru yola çıktı.Tom packed all of his things into his car and left for Boston.
Tom tüm kişisel eşyalarını küçük bir valize koydu.Tom put all his belongings in a small suitcase.
Teneke açacakları ve makaslar gibi çoğu eşyalar sağ elini kullananlar için yapılmıştır.Most utensils, such as can openers and scissors, are made for right-handers.
Tüm sayıları, renkleri ve evdeki eşyaları ezbere biliyorum.I know all the numbers, colors and things at home by heart.
Burada eşyalar pahalı.Things are expensive here.
Eşyalar burada farklı.Things are different here.
Eşyaları düzenli tutman gerekiyor.You need to keep things organized.
Eşyalarını bir arada tut.Keep your stuff together.
Tom deri eşyalar yaptı.Tom made leather goods.
Onun eşyaları karıştırılmamıştı.Her belongings were undisturbed.
Sakın bir daha eşyalarıma elini sürme.Don't ever touch my things again.
İçinde çok değerli eşyaların bulunduğu bir sandık getirdi.He brought a chest, in which there were very valuable goods.
Sadece eşyalarını birlikte al.Just get your stuff together.
Ne tür hediyelik eşyalar aldın?What souvenirs did you buy?
Tom eşyalarının çoğunu yangında kaybetti.Tom lost most of his belongings in the fire.
Değerli eşyaları bir arabada bırakmayın.Don't leave valuable items in a car.
Değerli eşyaları arabada bırakmayın.Don't leave valuable items in the car.
Arabanda değerli eşyalar bırakma.Don't leave valuables in your car.
Aracınızda değerli eşyalarınızı bırakmayın.Don't leave valuables in your vehicle.
Değerli eşyalarını aracında bırakma.Don't leave valuables in your vehicle.
Değerli eşyalarınızı aracınızda bırakmayınız.Don't leave valuables in your vehicle.
Değerli eşyalarınızı aracınızda bırakmayın.Don't leave valuables in your vehicle.
Tüm eşyalarınızı yanınızda taşıyın.Carry all your things with you.
Yolculuk için eşyalarımı toplamak zorundayım.I've got to pack for the trip.
Eşyalarımı kullanmaktan vazgeç!Stop using my stuff!
Bütün bu eşyaları atalım.Let's throw all this stuff away.
Tom eşyaları nasıl tamir edeceğini biliyor.Tom knows how to fix things.
İlgili Sayfalar