eşyalar ile cümle
eşyalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››men själva må de icke gå in och se de heliga föremålen, icke ens ett ögonblick, ty då skola de dö.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››mutta älkööt nämä menkö katsomaan pyhiä esineitä, älkööt silmänräpäykseksikään, etteivät kuolisi."
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››Non entrino essi a guardare neanche per un istante le cose sante, perché morirebbero»
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››Oni sami pa naj ne hodijo noter gledat svetih reči niti za trenotek, da ne umrjejo.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››Pero ellos no entrarán para ver cuando cubran las cosas sagradas, no sea que mueran.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››Să nu intre ei să învelească lucrurile sfinte, ca să nu moară.``
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››Sie sollen aber nicht hineingehen, zu schauen das Heiligtum auch nur einen Augenblick, daß sie nicht sterben.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››ας μη εισερχωνται ομως να ιδωσιν, οταν περισκεπαζωνται τα αγια, δια να μη αποθανωσι.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››но сами они не должны подходить смотреть святыню, когда покрывают ее, чтобы не умереть.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››но те да не влизат да видят светите неща ни за минутка, за да не умрат.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››ולא יבאו לראות כבלע את הקדש ומתו׃
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››ولا يدخلوا ليروا القدس لحظة لئلا يموتوا
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››只 是 他 們 連 片 時 不 可 進 去 觀 看 聖 所 、 免 得 他 們 死 亡
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››只是 他 們連 片 時不可進去觀 看 聖所 、 免得 他 們 死亡
Aralarında kişisel eşyalarını yanlarında taşırken görüntülünenler de vardı.Alcune persone sono state viste mettersi in cammino con i loro pochi beni personali.
Aralarında kişisel eşyalarını yanlarında taşırken görüntülünenler de vardı.Certains ont été vus fuir à pied en portant leurs rares possessions.
Aralarında kişisel eşyalarını yanlarında taşırken görüntülünenler de vardı.Se vio a algunos caminar cargando sus pocas pertenencias.
Arkada yaptığım şey bu, eşyalarımı koyabileceğim bir yer bulmak.Así que, eso es lo que he estado haciendo aquí. Intentando encontrar un lugar para mis cosas.
Arkada yaptığım şey bu, eşyalarımı koyabileceğim bir yer bulmak.Donc c'est ce que je faisais là derrière. Essayer de trouver un endroit pour mes affaires.
Arkada yaptığım şey bu, eşyalarımı koyabileceğim bir yer bulmak.Quindi,questo è quello che stavo facendo di nuovo lì.Sto solo cercando di trovare la mia roba.
Arkada yaptığım şey bu, eşyalarımı koyabileceğim bir yer bulmak.Това правех зад сцената. Търсех място, където да сложа нещата си.
Atölyeyi kapattım ve eşyalarımı topladım."Ik heb de werkplek op slot gedaan en mijn spullen gepakt."
Atölyeyi kapattım ve eşyalarımı topladım.Pegawai: "saya telah menutup pabrik dan mengemas barang - barang saya".
Atölyeyi kapattım ve eşyalarımı topladım.- Zamknąłem warsztat i spakowałem swoje rzeczy...
Atölyeyi kapattım ve eşyalarımı topladım.-Έχω κλείσει το εργαστήριο και μάζεψα τα πράγματά μου.
Atölyeyi kapattım ve eşyalarımı topladım.العامل: لقد أقفلت ورشة العمل وحزمت أمتعتي
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.Ale i stán i všetky nádoby svätoslužby podobne pokropil krvou.
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.Alla stessa maniera asperse con il sangue anche la Tenda e tutti gli arredi del culto
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.Ano i stánku i všech nádob k službě náležitých rovně též krví pokropil.
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.De asemenea, a stropit cu sînge cortul şi toate vasele pentru slujbă.
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.Ðoạn , người cũng lấy huyết rảy đền tạm cùng mọi đồ thờ .
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.Ðoạn, người cũng lấy huyết rảy đền tạm cùng mọi đồ thờ.
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.Do tego i przybytek, i wszystko naczynie do służby Bożej należące krwią także pokropił.
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.Il fit pareillement l`aspersion avec le sang sur le tabernacle et sur tous les ustensiles du culte.
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.In tudi šator in vse orodje službe božje je enako pokropil s krvjo.
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.Ja samoin hän verellä vihmoi myös majan ja kaikki palvelukseen kuuluvat esineet.
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.또한 이와 같이 피로써 장막과 섬기는 일에 쓰는 모든 그릇에 뿌렸느니라
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.Likaledes stänkte han ock blod på tabernaklet och på alla de ting som hörde till gudstjänsten.
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.Majd a sátort is és az istentiszteletre való összes edényeket hasonlóképen meghintette vérrel.
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.Men også teltet og alle gudstjenestens redskaper oversprengte han i like måte med blod.
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.Og Tabernaklet og alle Tjenestens Redskaber bestænkede han ligeledes med Blodet.
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.Semelhantemente aspergiu com sangue também o tabernáculo e todos os vasos do serviço sagrado.
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.Und die Hütte und alles Geräte des Gottesdienstes besprengte er gleicherweise mit Blut.
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.Y roció también con la sangre el tabernáculo y todos los utensilios del servicio
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.και την σκηνην δε και παντα τα σκευη της υπηρεσιας με το αιμα ομοιως ερραντισε.
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.І скиню і ввесь посуд служебний кровю так само покропив.
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.Также окропил кровью и скинию и все сосуды Богослужебные.
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.וכן הזה מן הדם על המשכן ועל כל כלי השרת׃
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.والمسكن ايضا وجميع آنية الخدمة رشها كذلك بالدم.
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.他 又 照 樣 把 血 灑 在 帳 幕 、 和 各 樣 器 皿 上
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.他 又 照樣 把 血灑 在 帳幕 、 和 各 樣 器皿 上
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.El a pus în Casa Domnului lucrurile hărăzite de tatăl său şi de el însuş: argint, aur şi vase.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.Ja hän vei Herran temppeliin isänsä pyhät lahjat ja omat pyhät lahjansa: hopeata, kultaa ja kaluja.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.저가 그 부친의 구별한 것과 자기의 구별한 것을 여호와의 전에 받들어 드렸으니 곧 은과 금과 기명들이더라
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.Og han bragte sin Faders og sine egne Helliggaver ind i HERRENs Hus, Sølv, Guld og forskellige Kar.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.И внес он в дом Господень вещи, посвященные отцом его, и вещи, посвященные им: серебро и золото и сосуды.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.ויבא את קדשי אביו וקדשו בית יהוה כסף וזהב וכלים׃
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.وادخل اقداس ابيه واقداسه الى بيت الرب من الفضة والذهب والآنية.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.亞 撒 將 他 父 親 所 分 別 為 聖 、 與 自 己 所 分 別 為 聖 的 金 銀 和 器 皿 、 都 奉 到 耶 和 華 的 殿 裡
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.亞撒將 他 父親所 分別為聖 、 與 自己 所 分別為聖 的 金銀 和 器皿 、 都 奉 到 耶和華 的 殿裡
İlgili Sayfalar