eşyalar ile cümle

eşyalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.A pus în Casa lui Dumnezeu lucrurile închinate Domnului de tatăl său şi de el însuş: argint, aur şi vase.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.A vniesol posvätené veci svojho otca i svoje vlastné posvätené veci do domu Božieho, striebro, zlato a nádoby.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.És bevivé az Isten házába, a mit atyja és õ megszentelének, ezüstöt, aranyat és edényeket.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.Ja hän vei Jumalan temppeliin isänsä pyhät lahjat ja omat pyhät lahjansa: hopeata, kultaa ja kalua.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.저가 또 그 부친의 구별한 물건과 자기의 구별한 물건 곧 은과 금과 기명들을 하나님의 전에 드렸더니
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.Og han bragte sin Faders og sine egne Helliggaver ind i Guds Hus, Sølv, Guld og forskellige Kar.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.И внес он посвященное отцом его и свое посвящение в дом Божий, серебро и золото и сосуды.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.И той донесе в Божия дом посветените от баща му вещи, и посветените от самия него, сребро, злато и съдове.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.ויבא את קדשי אביו וקדשיו בית האלהים כסף וזהב וכלים׃
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.وادخل اقداس ابيه واقداسه الى بيت الله من الفضة والذهب والآنية.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.亞 撒 將 他 父 所 分 別 為 聖 、 與 自 己 所 分 別 為 聖 的 金 銀 、 和 器 皿 、 都 奉 到 神 的 殿 裡
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.亞撒將 他 父 所 分別為聖 、 與 自己 所 分別為聖 的 金銀 、 和 器皿 、 都 奉 到 神 的 殿裡
Baksana, baksana. Bu eşyalar uzun ve güzel birinin olmalı.انظري انظري, مثل هذه الاشياء بحاجة الى شخص لطيف وكبير
Başka insanların eşyalarından bahsedelim.Ahora hablemos sobre las cosas de otros.
Başka insanların eşyalarından bahsedelim.Mari kita bicara tentang BARANG - BARANG orang lain.
Başka insanların eşyalarından bahsedelim.Parlons de celles des autres.
Başka insanların eşyalarından bahsedelim.Нека поговорим за тези на останалите.
Bazen tatile gidersin. Giderken eşyalarını götürmen gerekir.A volte vai in vacanza.E devi portarti delle cose.
Bazı akrabaları bana onun yatağını ve eşyalarını göstermek istedi.Alcuni suoi parenti mi hanno voluto mostrare la stanza di Hamid e le sue cose: il suo letto,
Bazı akrabaları bana onun yatağını ve eşyalarını göstermek istedi.Einige Verwandte wollten mir Hamids Zimmer und Habseligkeiten zeigen sein Bett,
Bazı akrabaları bana onun yatağını ve eşyalarını göstermek istedi.أراد بعض الأقرباء أن يُروني غرفة النوم الخاصة بحميد ومتعلقاته:
Bebek evi eşyalarının görüntülerini kullanıyor.A využíva symboliku nábytku domčeka pre bábiky.
Bebek evi eşyalarının görüntülerini kullanıyor.Det udnytter billedsproget ved dukkehusmøbler.
Bebek evi eşyalarının görüntülerini kullanıyor.Et il utilise l'imagerie des meubles de maison de poupée.
Bebek evi eşyalarının görüntülerini kullanıyor.E usa l'immaginario del mobilio di una casa di bambole.
Bebek evi eşyalarının görüntülerini kullanıyor.E usa o imaginário das mobílias de uma casa de bonecas.
Bebek evi eşyalarının görüntülerini kullanıyor.Het gebruikt het beeld van poppenmeubilair.
Bebek evi eşyalarının görüntülerini kullanıyor.그리고 이 시는 인형의 집 가구들을 형상화합니다.
Bebek evi eşyalarının görüntülerini kullanıyor.Şi foloseşte imagini de mobilier de păpuşi.
Bebek evi eşyalarının görüntülerini kullanıyor.Und es bedient sich der Symbolik von Puppenhausmöbeln.
Bebek evi eşyalarının görüntülerini kullanıyor.Używa metaforyki mebli z domku dla lalek.
Bebek evi eşyalarının görüntülerini kullanıyor.Y usa las imágenes del mobiliario de una casa de muñecas.
Bebek evi eşyalarının görüntülerini kullanıyor.Και χρησιμοποιεί τις εικόνες των επίπλων ενός κουκλόσπιτου.
Bebek evi eşyalarının görüntülerini kullanıyor.В нём используются образы обстановки кукольного домика.
Bebek evi eşyalarının görüntülerini kullanıyor.То използва символиката на мебелите от къщичка за кукли.
Bebek evi eşyalarının görüntülerini kullanıyor.וזה עושה שימוש בדימוי של רהיטי בית-בובות.
Bebek evi eşyalarının görüntülerini kullanıyor.家具のイメージを使っています 『ある時には』
Belki eşyalarının bir kısmına depoda saklıyorsun.Dan mungkin menempatkan beberapa barang-barang Anda dalam GUDANG !
Belki eşyalarının bir kısmına depoda saklıyorsun.E magari metterne alcune in deposito.
Belki eşyalarının bir kısmına depoda saklıyorsun.Et peut être mettre des affaires en stock.
Belki eşyalarının bir kısmına depoda saklıyorsun.Y quizás poner algunas de tus cosas en un almacén.
Belki göndericinin adı yazıyordur, belki bir yerden başka bir yere yollanan eşyalarla ilgili bilgi vardır.그것이 물건을 보내는 사람의 이름인지 또는 보내는 물건에 대한 어떤 정보인지 우리는 아직 모릅니다.
Belki göndericinin adı yazıyordur, belki bir yerden başka bir yere yollanan eşyalarla ilgili bilgi vardır.Måske står der afsenderens navn eller information om varerne, som blev sendt fra eet sted til et andet.
Belki göndericinin adı yazıyordur, belki bir yerden başka bir yere yollanan eşyalarla ilgili bilgi vardır.Talán a küldő nevét vagy valami információt a küldött áruról, -- nem tudjuk.
Belki göndericinin adı yazıyordur, belki bir yerden başka bir yere yollanan eşyalarla ilgili bilgi vardır.אולי זה שם השולח או איזה מידע לגבי המוצרים הנשלחים ממקום למקום - איננו יודעים.
Belki göndericinin adı yazıyordur, belki bir yerden başka bir yere yollanan eşyalarla ilgili bilgi vardır.ربما انه اسم المرسل أو بعض المعلومات عن السلع التي يتم إرسالها من مكان الى اخر -- ونحن لا نعرف.
Belki göndericinin adı yazıyordur, belki bir yerden başka bir yere yollanan eşyalarla ilgili bilgi vardır.品物に関する情報? それは不明です なぜなら 文字が解読されていないからです
Ben borçlu muyum? Neden eşyalara o şeyleri yapıştırıyorsunuz?Είμαι κανένας χρεώστης; Γιατί βάζετε αυτοκόλλητα πάνω στα πράγματα;
Ben borçlu muyum? Neden eşyalara o şeyleri yapıştırıyorsunuz?هل انا مدين؟ لماذا تضعون هذه الملصقات؟
Beni defalarca itip kaktılar ve eşyalarımı kırdılar.Boochani a tweeté par la suite :
Beni defalarca itip kaktılar ve eşyalarımı kırdılar.Doce Australianos del Año condenan al Gobierno e instan acción en Manus.
Beni defalarca itip kaktılar ve eşyalarımı kırdılar.Eles me empurraram várias vezes e quebraram os meus pertences.
Beni defalarca itip kaktılar ve eşyalarımı kırdılar.Ils m'ont bousculé plusieurs fois et ont cassé mes affaires.
Beni defalarca itip kaktılar ve eşyalarımı kırdılar.Me empujaron varias veces y rompieron mis pertenencias.
Beni defalarca itip kaktılar ve eşyalarımı kırdılar.Впоследствии Бехруз Бучани написал в Twitter:
Beni defalarca itip kaktılar ve eşyalarımı kırdılar.Они ударили меня несколько раз и испортили мои вещи.
Beni ilk başlarda çok şaşırtmıştı; çünkü ışık eşyaları soğutmaz.Am fost confuz încă de la început, pentru că lumina nu răcește materia.
Beni ilk başlarda çok şaşırtmıştı; çünkü ışık eşyaları soğutmaz.Aquece-as. Está a acontecer agora mesmo.
Beni ilk başlarda çok şaşırtmıştı; çünkü ışık eşyaları soğutmaz.Au début, j'étais déconcerté, parce que la lumière ne refroidit pas les choses.
Beni ilk başlarda çok şaşırtmıştı; çünkü ışık eşyaları soğutmaz.Er hat mich gleich am Anfang verwirrt, weil Licht Dinge nicht abkühlt.
İlgili Sayfalar