eşyalar ile cümle

eşyalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İki masası ve çeşitli diğer eşyaları kolejde sergilenmektedir.Dos de sus pupitres y varias posesiones están colocadas por todo el college.
Paris’e eşyalarını toplayıp, eşinden boşanmak için döner.Levanta su casa de París y emprende con su familia el viaje de retorno.
Müzede konağın orijinal eşyaları sergilenmektedir.En el museo se conserva la traza original.
Savaşa katılanlar çeşitli eşyalar ve ödüller kazanılabilir.Las tareas pueden ser emprendidas para obtener diferentes recompensas y fama.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.En la cámara había dos sillas, un dosel, una cama y una silla de manos.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.La mayoría comenzó a preparar su equipaje.
Koridorlara tuzaklar kurar, öğrencilere eşyalar atar.La Huelga Estudiantil a Través de unas Ventanas.
Sıklıkla eşyaları çalar ya da diğer küçük şeyler için yaramazlık yapar.A veces aparece complicado o mezclado con diversos subtemas o temas menores.
Ailecek eşyalarını toparlayıp kente göçmeye ve orada yeni bir hayata başlamaya karar verirler.Por eso decide matar a toda su familia y comenzar una nueva vida.
Ona, eşyaları götürmek için yardıma muhtaç olduğumu anlattım.Estoy seguro de que me ayudó a conseguir algunos papeles.
Eşyalarımı paketliyorum.Sto impacchettando le mie cose.
Artık ihtiyacın olmayan eşyaları üzerinde tutma.Non mantenere ciò che non ti serve.
Trigorin eşyalarını toplamaya devam etmek için gider.Trigorin esce per finire di preparare i bagagli.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.È un sequel di Una vacanza di tutto lavoro.
Heykeller, bozuk paralar, mutfak eşyaları ve mücevher gibi antik eserler yaygın olarak görülmektedir.Antichità quali statue, monete, utensili e gioielleria sono molto comuni.
Tarihi eşyalara da rastlanır.Vedi anche: False date.
Ayrıca süs eşyaları, silahlar ve mühürler de bulunmuştur.Vi furono anche rinvenuti armi, armature e mura.
Ekonomik durumu genellikle pek iyi değildi ve Hilda'nın ziynet eşyalarını rehine vermek zorunda kalmıştı.La sua situazione economica era piuttosto precaria e fu costretto a dare in pegno alcuni gioielli di Hilda.
Peter bu parayı kullanarak kredi borcunu öder ve eşyalarını geri satın alır.Michael accetta i soldi e ripiana i suoi debiti.
Alınan eşyalar belli bir süre içinde aynı ücretle geri satılabiliyor.Le merci devono essere riesportate nello stesso stato.
Mezarlarda iskeletler olmasına rağmen, yanlarında gömülen eşyalar bulunamadı.Sebbene siano state trovate sepolture dentro il tumulo, nessuna camera funeraria vi è stata identificata.
Ölmeyen oyuncunun eşyaları kalır.Quotazioni di artisti deceduti.
Eski Tunç Çağı (MÖ 3000-2000) eşyaları.Come nei due volumi precedenti (Infanzia.
Bu aramalar arasında Mehmet bir bavul bulur, bavulda babasının eşyaları ve birkaç eski gazete vardır.Dentro vi è una valigia che invece del denaro contiene solo vecchi giornali.
Gizli casus eşyalarını eve yerleştiren Bob, çocukların yaramazlıklarıyla bu şekilde baş eder.I loro genitori, che segretamente li spiano, scopriranno così un aspetto diverso nei loro figli.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Passa dunque a casa per prendere le sue cose.
Her karakter ırkı kendi sınıfları için dizayn edilmiş eşyaları kullanabilir.Ogni classe può trovare equipaggiamenti più adatti al proprio ruolo.
Marimekko, Finlandiya merkezli bir ev eşyaları, tekstil ve moda şirketidir.Agnona è un'azienda presente in Italia come casa di moda, produttrice di tessuti e di home wear.
Ayinlerde Kullanılan Antik Eşyalar.Materiale refrattario utilizzato nei forni.
Eşyalar sürekli hareket ediyor, garip oyunlar oynuyordu.Mangiava sempre le stesse cose, si metteva le stesse cose e giocava sempre agli stessi giochi...
Bazılarına göre yağmalatma sebebi; Moğol kervanındaki pahalı eşyalar ve değerli kervan mallarıydı.Tra questi i tintori emersero perché lavoravano strumenti complessi e materie prime costose.
Erkekler genelde bütün eşyalarını yere atarlar.Мужчины обычно все вещи разбрасывают по полу.
Eşyalarımı toparladım ve onları bavuluma koydum.Я собрал свои вещи и положил их в чемодан.
Eşyalarını topla canım. Uçak biletlerimizi sipariş ettim. Balayını Paris'de geçireceğiz.Собирай вещи, дорогая. Я заказал нам билеты на самолёт. Медовый месяц мы проведём в Париже.
Mağaza Dünya Kupası logosunu içeren hediyelik eşyalarla doluydu.Магазин заполонён сувенирами с символикой чемпионата мира по футболу.
Eşyalarımı yerine koymak istiyorum.Я хочу убрать свои вещи на место.
Bunun yanında söz kesme esnasında taahhüt edilen eşyalar alınır.Во время спаривания разбиваются по парам.
Artık ihtiyacın olmayan eşyaları üzerinde tutma.Убери всё, что не используешь.
Vergi çeşitli şekillerde; altın, kimi eşyalar, canlı hayvan veya işgücü olabilmektedir.Сколько людей прошло по огненной земле — терпеливых, мужественных, молчаливых.
Peter bu parayı kullanarak kredi borcunu öder ve eşyalarını geri satın alır.Чтобы оплатить покупку, Питер берёт ссуду, закладывая свой дом.
Çoğu zaman evdeki eşyaları yerini de değiştirir veya gizler.Часто меняли место дислокации, маскировались.
Yıldızların seyyar, sabit sendedir, Eşyalardan canlı, camit(cansız) sendedir.Далёкая звезда превращается в Кайса, так же протягивающего руки к ней.
Gece Waffen-SS bürosunda tutuldu ve daha sonra kişisel eşyalarını toplamak için bürosuna döndü.Всю ночь он провел в помещениях СС, после чего вернулся во дворец, чтобы собрать свои личные вещи.
Sıkıntıya gelmez ve eğer sıkılırsa eşyalara zarar verir.Однако, если собаку не занимать, она заскучает или будет портить вещи.
Evlere ve eşyalara verilen zarar oldukça büyüktü .Зданиям и земельным участкам был нанесён серьёзный ущерб.
Sanki eşyalar kendi kendine hareket etmektedir, gece vakti garip fısıltılar gelmektedir.Иногда они совершают перелёты ночью, издавая при этом характерные звуки.
Bu sırada ailenin değerli eşyalarını bavullarına koymaya devam eder.После этого он начал собирать ценные вещи в сумку.
İşi çok özel ve nadir gelen eşyaları pazarlamaktır.Все материалы делятся на обычные и редкие.
Her şey sallanıyor, eşyaların boyutları değişiyor.Она изменяет размер вещей.
Toplanılan kaynaklar ile karaktere zırh veya büyüsel eşyalar satın alınır.В награду персонажи получают деньги, на которые можно покупать оружие и заклинания.
2. el eşyalar satan yer.2 — Носовой отсек для гребцов.
Demir, saf bir malzeme olarak görülmediği için bu tür eşyaların yapımında kullanılmıyordu.Без этого явления железо как основа стали не получило бы такого широкого применения.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Он идет в офис, чтобы собрать вещи.
Bu eşyaların, arkeolojik kazılarda elde edildiği belirtiliyor.Все эти предметы находят в археологических раскопах.
Bazen eşyaların yerini değiştirir.Компания иногда меняла род своей деятельности.
Eşyaları arandı, bir bıçak ve ip saptandı.При нём обнаружены веревка и нож.
Yalnız kalırsa sıkılıp evdeki eşyaları kemirebilirler.Отступив на свою базу, они могли отдохнуть и привести части в порядок.
Elinizdeki eşyaları nasıl satar veya rehin bırakırsınız?Спасете ли вы эту деревню или позволите ей сгореть?
Fakat, birçok aile tarihi eşyalarını elden çıkarmıştır.Тем не менее, многие не потеряли связей с исторической родиной.
Zombiler öldükleri zaman bazı eşyalar düşürürler, farklı çeşit zombiler farklı eşyalar düşürür.При убийстве зомби с некоторым шансом выпадают предметы но вид предметов зависит от вида зомби.
İlgili Sayfalar