eşyaların ile cümle
eşyaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Aralarında kişisel eşyalarını yanlarında taşırken görüntülünenler de vardı.Some were seen walking while carrying their few belongings.
Cihazlar, yoğunluk ölçümü ve röntgen çekimleriyle kaçak eşyaların tespitinde kullanılacaklar.The equipment will help the service to detect smuggled items by measuring density and taking X-rays.
Maddi sıkıntı içindeki bir kadın, Podgorica’da bir pazarda bazı eşyalarını satıyor.A woman sells some of her possessions at a market in Podgorica, due to financial hardship.
Bilim adamları eşyaların MS 3 ve 4. yüzyıldan kalma olduğunu söylediler.The objects date back to the 3rd and 4th century AD, scholars said.
Bu eşyaların hepsi duvara, çocuğun yatağının üstüne asılırdı.All of these items were hung on the wall, over the boy's bed.
Topkapı Sarayı'nın cephaneliğinde seçkin eşyaların bulunduğu geniş bir koleksiyon vardır.The armoury in Topkapı Palace has a large collection of which it shows select items.
Nadir eşyaların çekiminin olasılıklarını gösterene açık, saklayana ise kapalı gacha denir.[1]Gacha that show (open) versus hide (closed) the exact probabilities of pulling rare items.[1]
Nicole ve Simon kapanış saatine kadar eşyaların konduğu bir dolapta saklanır.Nicole and Simon hide in a utility closet until closing time.
Ayrıca köpekleri ve kedileri mahalleyi dolaşıp koleksiyon eşyalarını koklayabilirler.They can also have dogs and cats go around town and sniff for collectables.
Kaldığı tüm yerlerin, özellikle yeni binaların veya ilgi çekici eşyaların çizimlerini yaptı.He made drawings of all the places he stayed, especially new buildings or items of interest.
Eşyalarını toplayıp ayrılırken Lahad'ı 5.45 mm revolver ile iki kez vurdu.As she was packing her belongings and leaving, Bechara twice shot Lahad with a 5.45 mm revolver.
Wilder amacına ulaştı hemen ardından Grover'ın tüm eşyalarını da alarak arabasına bindi.Wilder fled in his car, taking all of Grover's belongings with him.
Değerli eşyalarını güvenli bir yerde saklamalısın.Du solltest deine Wertsachen an einem sicheren Ort aufbewahren.
Ayrıca bu eşyaların taşınması da kolay değildir.Der Transport dieser Hilfsmittel ist zudem unkompliziert.
Muggle eşyalarının büyülenmesi yasaktır.Die Aufführung von Zuckmayers Stücken wurde verboten.
Ayrıca kurbanların kişisel eşyalarını çalmakla da suçlandı.Außerdem wurde dem Opfer Körperschmuck entwendet.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Billy geht nach Hause, um seine Sachen zu packen.
Trigorin eşyalarını toplamaya devam etmek için gider.Gauguin packt seinen Koffer, um abzureisen.
Talan edilen eşyaların değeri 300.000 gümüş marka denk geldi.Er verzichtete auf das Erbe gegen 3000 Silber Mark.
Bu sırada ailenin değerli eşyalarını bavullarına koymaya devam eder.Wieder daheim, sitzt seine Frau bereits auf gepackten Koffern.
Oraya gelen babası Terri'nin eşyalarını toplamaya başlamıştır bile.Katie findet bei den Sachen ihrer Eltern alte Bücher ihres Vaters Terry.
Trigorin eşyalarını toplamaya devam etmek için gider.Trigorine part pour continuer ses bagages.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Départ en vacances.
"Negredo, tesislerden eşyalarını topladı ve ayrıldı!Chloé fait ses valises et disparaît.
Ayrıca kurbanların kişisel eşyalarını çalmakla da suçlandı.Il fut également soupçonné du vol des bagages des prisonniers.
Brian eşyalarını geride bıraktı.Brian dejó atrás sus cosas.
Monrad eşyalarını gömdü ve ailesi ile birlikte Wellington'a gitti ve daha sonra 1869'da Danimarka'ya döndü.Monrad recogió sus pertenencias y se fue con su familia a Wellington y luego regresó a Dinamarca en 1869.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Los que se encuentran de vacaciones.
Paris’e eşyalarını toplayıp, eşinden boşanmak için döner.Levanta su casa de París y emprende con su familia el viaje de retorno.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.La mayoría comenzó a preparar su equipaje.
Ailecek eşyalarını toparlayıp kente göçmeye ve orada yeni bir hayata başlamaya karar verirler.Por eso decide matar a toda su familia y comenzar una nueva vida.
Trigorin eşyalarını toplamaya devam etmek için gider.Trigorin esce per finire di preparare i bagagli.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.È un sequel di Una vacanza di tutto lavoro.
Ekonomik durumu genellikle pek iyi değildi ve Hilda'nın ziynet eşyalarını rehine vermek zorunda kalmıştı.La sua situazione economica era piuttosto precaria e fu costretto a dare in pegno alcuni gioielli di Hilda.
Peter bu parayı kullanarak kredi borcunu öder ve eşyalarını geri satın alır.Michael accetta i soldi e ripiana i suoi debiti.
Gizli casus eşyalarını eve yerleştiren Bob, çocukların yaramazlıklarıyla bu şekilde baş eder.I loro genitori, che segretamente li spiano, scopriranno così un aspetto diverso nei loro figli.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Passa dunque a casa per prendere le sue cose.
Erkekler genelde bütün eşyalarını yere atarlar.Мужчины обычно все вещи разбрасывают по полу.
Eşyalarını topla canım. Uçak biletlerimizi sipariş ettim. Balayını Paris'de geçireceğiz.Собирай вещи, дорогая. Я заказал нам билеты на самолёт. Медовый месяц мы проведём в Париже.
Peter bu parayı kullanarak kredi borcunu öder ve eşyalarını geri satın alır.Чтобы оплатить покупку, Питер берёт ссуду, закладывая свой дом.
Gece Waffen-SS bürosunda tutuldu ve daha sonra kişisel eşyalarını toplamak için bürosuna döndü.Всю ночь он провел в помещениях СС, после чего вернулся во дворец, чтобы собрать свои личные вещи.
Bu sırada ailenin değerli eşyalarını bavullarına koymaya devam eder.После этого он начал собирать ценные вещи в сумку.
Her şey sallanıyor, eşyaların boyutları değişiyor.Она изменяет размер вещей.
Demir, saf bir malzeme olarak görülmediği için bu tür eşyaların yapımında kullanılmıyordu.Без этого явления железо как основа стали не получило бы такого широкого применения.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Он идет в офис, чтобы собрать вещи.
Bu eşyaların, arkeolojik kazılarda elde edildiği belirtiliyor.Все эти предметы находят в археологических раскопах.
Bazen eşyaların yerini değiştirir.Компания иногда меняла род своей деятельности.
Fakat, birçok aile tarihi eşyalarını elden çıkarmıştır.Тем не менее, многие не потеряли связей с исторической родиной.
Subaylara ve erlere, paşalarının eşyalarını almaları için yalvarıyorum, kimse beni dinlemiyor.Предлагаю, чтобы вы на своих танках и самолетах поставили афганские знаки, и никто ничего не узнает.
Sizi mutlu eden eşyalarınızı farkına varmak, düzenleme bence budur."ستقابلين رجلا يوما ما يجعلك سعيدة".
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.يعود بعد ذلك إلى بيته، لينظف الفوضى، ويحاول العودة إلى عمله.
Bu eşyaların bulunduğu bölge sonradan inşaata açılmıştır.وعند افتتاح الحديقة الجديدة تم وضعها هناك .
Sizi mutlu eden eşyalarınızı farkına varmak, düzenleme bence budur."Identificar as coisas que te fazem feliz: esse é o trabalho de arrumar."
Böylece öteki dünyada ölünün, bedenini ve eşyalarını kullanacağına inanılıyordu.Acreditava-se que o morto iria precisar de seu corpo e de seus pertences no outro mundo.
Eşyalarını toplayan Walter bir otel odasına yerleşir.Walter se muda para um hotel.
Peter bu parayı kullanarak kredi borcunu öder ve eşyalarını geri satın alır.Peter imediatamente paga a dívida e compra sua mobília de volta.
Bu eşyaların bulunduğu bölge sonradan inşaata açılmıştır.Ainda havia obras a serem feitas depois da inauguração.
Ayrıca bu eşyaların taşınması da kolay değildir.Mudar de cidade não é nada fácil.
Ayşegül aynı zamanda arkadaşlarının eşyalarını da çalmaktadır.Ela tenta esconder esse fato de seus amigos.
Ailecek eşyalarını toparlayıp kente göçmeye ve orada yeni bir hayata başlamaya karar verirler.Ela vai passear na cidade com os dois filhos, pronta para começar uma nova vida e ter um futuro melhor.