eşyaları ile cümle

eşyaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Eşyalarımı paketliyorum.Sto impacchettando le mie cose.
Artık ihtiyacın olmayan eşyaları üzerinde tutma.Non mantenere ciò che non ti serve.
Trigorin eşyalarını toplamaya devam etmek için gider.Trigorin esce per finire di preparare i bagagli.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.È un sequel di Una vacanza di tutto lavoro.
Heykeller, bozuk paralar, mutfak eşyaları ve mücevher gibi antik eserler yaygın olarak görülmektedir.Antichità quali statue, monete, utensili e gioielleria sono molto comuni.
Ayrıca süs eşyaları, silahlar ve mühürler de bulunmuştur.Vi furono anche rinvenuti armi, armature e mura.
Ekonomik durumu genellikle pek iyi değildi ve Hilda'nın ziynet eşyalarını rehine vermek zorunda kalmıştı.La sua situazione economica era piuttosto precaria e fu costretto a dare in pegno alcuni gioielli di Hilda.
Peter bu parayı kullanarak kredi borcunu öder ve eşyalarını geri satın alır.Michael accetta i soldi e ripiana i suoi debiti.
Ölmeyen oyuncunun eşyaları kalır.Quotazioni di artisti deceduti.
Eski Tunç Çağı (MÖ 3000-2000) eşyaları.Come nei due volumi precedenti (Infanzia.
Bu aramalar arasında Mehmet bir bavul bulur, bavulda babasının eşyaları ve birkaç eski gazete vardır.Dentro vi è una valigia che invece del denaro contiene solo vecchi giornali.
Gizli casus eşyalarını eve yerleştiren Bob, çocukların yaramazlıklarıyla bu şekilde baş eder.I loro genitori, che segretamente li spiano, scopriranno così un aspetto diverso nei loro figli.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Passa dunque a casa per prendere le sue cose.
Her karakter ırkı kendi sınıfları için dizayn edilmiş eşyaları kullanabilir.Ogni classe può trovare equipaggiamenti più adatti al proprio ruolo.
Marimekko, Finlandiya merkezli bir ev eşyaları, tekstil ve moda şirketidir.Agnona è un'azienda presente in Italia come casa di moda, produttrice di tessuti e di home wear.
Erkekler genelde bütün eşyalarını yere atarlar.Мужчины обычно все вещи разбрасывают по полу.
Eşyalarımı toparladım ve onları bavuluma koydum.Я собрал свои вещи и положил их в чемодан.
Eşyalarını topla canım. Uçak biletlerimizi sipariş ettim. Balayını Paris'de geçireceğiz.Собирай вещи, дорогая. Я заказал нам билеты на самолёт. Медовый месяц мы проведём в Париже.
Eşyalarımı yerine koymak istiyorum.Я хочу убрать свои вещи на место.
Artık ihtiyacın olmayan eşyaları üzerinde tutma.Убери всё, что не используешь.
Peter bu parayı kullanarak kredi borcunu öder ve eşyalarını geri satın alır.Чтобы оплатить покупку, Питер берёт ссуду, закладывая свой дом.
Çoğu zaman evdeki eşyaları yerini de değiştirir veya gizler.Часто меняли место дислокации, маскировались.
Gece Waffen-SS bürosunda tutuldu ve daha sonra kişisel eşyalarını toplamak için bürosuna döndü.Всю ночь он провел в помещениях СС, после чего вернулся во дворец, чтобы собрать свои личные вещи.
Bu sırada ailenin değerli eşyalarını bavullarına koymaya devam eder.После этого он начал собирать ценные вещи в сумку.
İşi çok özel ve nadir gelen eşyaları pazarlamaktır.Все материалы делятся на обычные и редкие.
Her şey sallanıyor, eşyaların boyutları değişiyor.Она изменяет размер вещей.
Demir, saf bir malzeme olarak görülmediği için bu tür eşyaların yapımında kullanılmıyordu.Без этого явления железо как основа стали не получило бы такого широкого применения.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Он идет в офис, чтобы собрать вещи.
Bu eşyaların, arkeolojik kazılarda elde edildiği belirtiliyor.Все эти предметы находят в археологических раскопах.
Bazen eşyaların yerini değiştirir.Компания иногда меняла род своей деятельности.
Eşyaları arandı, bir bıçak ve ip saptandı.При нём обнаружены веревка и нож.
Yalnız kalırsa sıkılıp evdeki eşyaları kemirebilirler.Отступив на свою базу, они могли отдохнуть и привести части в порядок.
Elinizdeki eşyaları nasıl satar veya rehin bırakırsınız?Спасете ли вы эту деревню или позволите ей сгореть?
Fakat, birçok aile tarihi eşyalarını elden çıkarmıştır.Тем не менее, многие не потеряли связей с исторической родиной.
Subaylara ve erlere, paşalarının eşyalarını almaları için yalvarıyorum, kimse beni dinlemiyor.Предлагаю, чтобы вы на своих танках и самолетах поставили афганские знаки, и никто ничего не узнает.
Pack: Eşyaları bavula yerleştiren büyüdür."البهجة تحزم حقائبها..
Eşyaları çalındı.نحن نسرق اشياء.
Neredeyse tüm kiliseler yıkılmış ve eşyaları yakılmış.ومن ناحية أخرى، نُهبت العديد من الأديرة ودُمرت جميع الكنائس.
Sizi mutlu eden eşyalarınızı farkına varmak, düzenleme bence budur."ستقابلين رجلا يوما ما يجعلك سعيدة".
Ancak, Hazarlar giyim eşyaları ve bir kısım ihtiyaçlarını Araplardan ve Bizanslılardan ihtal etmekteydiler.ولم يكن الخزر ينتجون ملابسهم واحتياجاتهم من الأقماش، إنما كانوا يستوردونها من العرب والبيزنطيين.
Ona, eşyaları götürmek için yardıma muhtaç olduğumu anlattım.وطلب منه أن يساعدهم على تركه.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.يعود بعد ذلك إلى بيته، لينظف الفوضى، ويحاول العودة إلى عمله.
Quidditch eşyaları satılan dükkândır.ديفاكتو ؛ وهي محلات لبيع الألبسة المنوعة.
Bu eşyaların bulunduğu bölge sonradan inşaata açılmıştır.وعند افتتاح الحديقة الجديدة تم وضعها هناك .
Artık ihtiyacın olmayan eşyaları üzerinde tutma.Não carregue bens que já não necessita.
Tolkien, ork kültürü ve eşyaları hakkında ayrıntıya girmez.Tolkien não disserta muito sobre a cultura e costumes dos orcs.
Sizi mutlu eden eşyalarınızı farkına varmak, düzenleme bence budur."Identificar as coisas que te fazem feliz: esse é o trabalho de arrumar."
Böylece öteki dünyada ölünün, bedenini ve eşyalarını kullanacağına inanılıyordu.Acreditava-se que o morto iria precisar de seu corpo e de seus pertences no outro mundo.
Eşyalarını toplayan Walter bir otel odasına yerleşir.Walter se muda para um hotel.
Melamin reçinesi, mutfak eşyaları ve plakalarda (Melmac gibi) sıklıkla kullanılır.Resina melamínica é frequentemente usada em utensílios de cozinha e pratos.
Peter bu parayı kullanarak kredi borcunu öder ve eşyalarını geri satın alır.Peter imediatamente paga a dívida e compra sua mobília de volta.
Heykeller, bozuk paralar, mutfak eşyaları ve mücevher gibi antik eserler yaygın olarak görülmektedir.Antiguidades como estátuas, moedas ultensilios e jóias são encontradas frequentemente.
Bu eşyaların bulunduğu bölge sonradan inşaata açılmıştır.Ainda havia obras a serem feitas depois da inauguração.
Ayrıca bu eşyaların taşınması da kolay değildir.Mudar de cidade não é nada fácil.
Ayşegül aynı zamanda arkadaşlarının eşyalarını da çalmaktadır.Ela tenta esconder esse fato de seus amigos.
Ailecek eşyalarını toparlayıp kente göçmeye ve orada yeni bir hayata başlamaya karar verirler.Ela vai passear na cidade com os dois filhos, pronta para começar uma nova vida e ter um futuro melhor.
Bütün bu süreçte eşyalarını getirip götürmek için izin verilmemiştir.Em nenhum momento deviam carregar suas coisas eles mesmos.
Yalnız kalırsa sıkılıp evdeki eşyaları kemirebilirler.Com grande estresse, só relaxa após testar suas receitas em casa.
Kendisine babasının eşyalarının bulunduğu sandığın anahtarı verilir.Daarin is de kluis verborgen met de aandelen die zijn vader hem naliet.
Artık ihtiyacın olmayan eşyaları üzerinde tutma.Hou je niet bezig met dingen waar je niets van weet.

İlgili Sayfalar