eşyaları ile cümle
eşyaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Artık ihtiyacın olmayan eşyaları üzerinde tutma.求められている以上に情報を持つ発話をするな。
Müslüman halk ta askerlerle birlikte mallarını ve eşyalarını alıp çekilecekti.これら亡命者(亡命貴族)の財産や身分の保護を訴えた。
Ayşegül aynı zamanda arkadaşlarının eşyalarını da çalmaktadır.合わせて係員の服装にも気を配らせた。
Bir gece vedalaşmadan eşyalarını toplar ve okuldan ayrılır.ある日引っ越すことになり、立花に別れを告げないまま転校する。
Sizi mutlu eden eşyalarınızı farkına varmak, düzenleme bence budur."どうしてあげれば喜ばれるかを心得ていて、楽しそうに進んでお世話していました」と述懐している。
Ada, babasının ona bıraktığı kişisel eşyalarını John'a verdi.ジョンに荷物を人に渡すように依頼する。
Eşyaların ruhları ve enerjileri (kami) olduğu inancı vardır bu nedenle temizliğe önem verilir.精神や魂のエネルギーその物(=霊子力)を物質化させている。
Subaylara ve erlere, paşalarının eşyalarını almaları için yalvarıyorum, kimse beni dinlemiyor.諸方に遊学して、諸侯に仕官を求めたが用いられなかった。
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.は休みの扱いとなった。
O dönemin eşyaları sergilenmektedir.系列は編成当時のもの。
Ayrıca bu eşyaların taşınması da kolay değildir.また、葺き替えが容易。
Hamo yaşayabilmek için evindeki eşyaları satar.陽子を自宅に招き入れ手料理をふるまう。
Sonradan onlar Yang'den diğer eşyaları isterler.此後再召大臣,皆有楊漣。
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.在坐船休連續假期時而遇難。
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.他一心返回自己的公寓了決自己的生命。
Kendi eşyalarına (oyuncak gibi) karşı aşırı sahiplenme duygusu vardır.由於他的忠信、勇敢的表現,他結果獲准進入應許之地。
Ayrıca bu eşyaların taşınması da kolay değildir.또, 복구역시 쉽지 않다.
Sonradan onlar Yang'den diğer eşyaları isterler.짐은 다음 여러가지 뜻을 가진다.
Yalnız kalırsa sıkılıp evdeki eşyaları kemirebilirler.자신의 집이 있음에도, 류지네가 편하다며 류지네 집에 얻혀 살게 된다.
Trigorin eşyalarını toplamaya devam etmek için gider.터브먼은 돈을 모으기 위해 여러 가지 일을 시작했다.
Eski Tunç Çağı (MÖ 3000-2000) eşyaları.잠실 두산전) 연도별 3할 타자 2000년.
Bu mağarada bulunan eşyaların 60.000 yıl öncesine ait olduğu sanılmaktadır.이 화석은 360만년전에 살았던 것으로 추정된다.
Hayvanların gücünü kullanır ve eşyaları oynatma gücüne sahiptir.짐승들을 다루고 거느리는 능력을 갖고 있다.
Trigorin eşyalarını toplamaya devam etmek için gider.טריגורין עוזב וממשיך לארוז.
Ölüler kişisel eşyaları, içine yiyecek ve içecek konan kaplarla birlikte gömülmektedir.לפיכך נקברו יחד עם הגופה כלי חרס, שאותם מילאו במזון ומשקה.
Eşyaları çalındı.כל החומרים שלו גנובים.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.הוא חוזר לדירה שלו, ומנסה להתאבד.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.הזמן התאים לצאת לחופשה.
Önemli liderler, eşyalarıyla beraber kurganlara gömülmüştür.חפצי הזהב נקברו יחד עם בעליהם.
Gece Waffen-SS bürosunda tutuldu ve daha sonra kişisel eşyalarını toplamak için bürosuna döndü.באותו זמן מר קיטינג נכנס לחדר על מנת לאסוף את חפציו האישיים.
Bazen eşyaların yerini değiştirir.הוא משנה לפעמים שם לפי המקום.
Ayrıca kurbanların kişisel eşyalarını çalmakla da suçlandı.כמו כן, נגזר על סלע פיצוי כספי של משפחות הקורבנות.
Sürülen kişiler kendi eşyalarını alamadılar ve bu eşyalar Alman yöneticiler tarafından ele geçirildi.(אחים של אידית פרנק) כל רכושנו אבד לא נשאר דבר הגרמנים גנבו את הכל.
Sonradan onlar Yang'den diğer eşyaları isterler.כיום נבדקים שימושים אחרים לאתאן.
Ölüler kişisel eşyaları, içine yiyecek ve içecek konan kaplarla birlikte gömülmektedir.Мъртвите са погребвани с личните им вещи, храна и вода.
Yalnız kalırsa sıkılıp evdeki eşyaları kemirebilirler.При нужда те могат да се свиват и прилепват назад по тялото.
Trigorin eşyalarını toplamaya devam etmek için gider.Симонен получава обратно вещите си.
Artık ihtiyacın olmayan eşyaları üzerinde tutma.Не се оплаквай за нещо, на което няма нужда да се подлагаш.
Wingardium Leviosa: Eşyaları havaya kaldırma büyüsü.Уйнгардиум Левиоса Магия за повдигане във въздуха даден предмет.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Липса на наслада от времето за почивка.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Prepoznatljiva po odmaralištima.
Quidditch eşyaları satılan dükkândır.Scrivenshaft je dućan koji prodaje pisaći pribor.
Sonradan onlar Yang'den diğer eşyaları isterler.Poslije su potpisane druge Ženevske konvencije o drugim pitanjima.
Ayrıca kurbanların kişisel eşyalarını çalmakla da suçlandı.Ku tomu patrili aj lúpeže majetku obetí.
Sıklıkla eşyaları çalar ya da diğer küçük şeyler için yaramazlık yapar.Často je vyschnuté alebo sú na jeho mieste malé mláky.
Muggle eşyalarının büyülenmesi yasaktır.Nezachovala sa žiadna zo Zeuxidových malieb.
Hazırım cevabının ardından eşyalarını hazırlayıp ofisini terk etti.Zbalil si veci a „zmizol“ z domu.
Çelik borudan iskemle ve ev eşyaları ilk kez burada bulgulanmıştır.Pri ich konštrukcií sa uplatnila oceľová konštrukcia po prvýkrát na obytnej stavbe.
Ev eşyalarıyla birlikte koruma altındadır.Situovaná je v zástavbe ostatných domov.
Ona, eşyaları götürmek için yardıma muhtaç olduğumu anlattım.Predlagal mu je, da bi jima onadva priskočila na pomoč.
Burada da çoğunlukla hayvan ve çeşitli eşyaların alış verişi yapılır.Deležni smo tudi marsikakšnih nasvetov pred nakupom tovrstne živalske vrste.
Öncesinde ortak eşyalarımız, yemeğimiz ve kitaplarımız vardı, her şeyimiz ortaktı.Takrat je izhajala knjižna zbirka Sodobniki in mojstri, jaz pa sem imel že svoj ansambel.
Bu süreçte Daniel, evdeki eşyalarını da satmak zorunda kalır.V tem času je tudi prodal svoje posestvo v Angliji.
Saçlarına süs esyaları takarlar.Na njih dajo okrašene kose blaga.
Bu eşyaların, arkeolojik kazılarda elde edildiği belirtiliyor.Ti objekti so bili odkriti med arheološkimi izkopavanji.
Sıklıkla eşyaları çalar ya da diğer küçük şeyler için yaramazlık yapar.Igral je sicer bolj malo in večino časa prebil na klopi.
Ölmeyen oyuncunun eşyaları kalır.(COBISS) Portreti pozabljenih igralcev.
Wingardium Leviosa: Eşyaları havaya kaldırma büyüsü.Wingardium Leviosa: pakelia daiktus į orą.
Memleketteki ailesi ile de vedalaşacak olan Ali eşyalarını toplar.Su kompozitoriumi atsisveikinti į gatves išėjo tūkstančiai jo gimtojo miesto gyventojų.
1989’da Wallenberg’ün eşyaları ailesine gönderildi.Wallenbergi isiklikud asjad tagastati 1989. aastal perekonnale.