eşyaları ile cümle

eşyaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ailecek eşyalarını toparlayıp kente göçmeye ve orada yeni bir hayata başlamaya karar verirler.El își ia familia și pleacă în căutarea unei noi case și a unui nou început.
Yalnız kalırsa sıkılıp evdeki eşyaları kemirebilirler.În luptă, poate ținti și se poate feri după clădiri.
Ürün yelpazelerinde kıyafet, ev eşyaları ve mobilya bulunur.El cumpără tot felul de produse, de la haine la mobilă și produse alimentare.
"Negredo, tesislerden eşyalarını topladı ve ayrıldı!Jill összepakolja a holmiját és elmegy.
Eşyaları arandı, bir bıçak ve ip saptandı.Találtak nála egy kést és egy kötelet.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Szabadidejében taekwondózik.
Ayrıca kurbanların kişisel eşyalarını çalmakla da suçlandı.Ezen felül elkobozták a halott összes személyes tulajdonát.
Hayatında hiç müzik ve resim dersi görmemiş, çalışamamış çocuklar için okula müzik ve resim eşyaları aldılar.Ne ajándékozzunk muzulmán gyerekeknek játékkutyát vagy kutyát ábrázoló képet.
Subaylara ve erlere, paşalarının eşyalarını almaları için yalvarıyorum, kimse beni dinlemiyor.Felkérek mindenkit, úgy rokonokat, hozzám tartozókat és idegeneket, hogy ne dicsérjenek.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Annie hazamegy a lakásukba hogy összeszedjen pár cuccot.
Eşyaları çalındı.Hamvait ellopták.
Sonradan onlar Yang'den diğer eşyaları isterler.A nemhez az alábbi fajok tartoznak.
Bu tanrı eşyaları ve silahları korur.Tämä voima vartioi heidän perheitään ja aseitaan.
Talan edilen eşyaların değeri 300.000 gümüş marka denk geldi.Osakepääomaksi riitti nyt 300 000 markkaa.
Mobilyalarını ve eşyalarını atıp evi boşaltır ve onu izlemeye yola çıkar.He siirtävät huonekalut pois ja alkavat purkaa keittiötä.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Taneli Kaneli lomalla.
Ayrıca bu eşyaların taşınması da kolay değildir.Filmit eivät täten myöskään katkea helposti.
Ayrıca kurbanların kişisel eşyalarını çalmakla da suçlandı.Ryöstetyt joutuivat myös lunastamaan omia tavaroitaan takaisin.
Artık ihtiyacın olmayan eşyaları üzerinde tutma.Älä puhu toiminnastasi asiaankuulumattomille.
Artık ihtiyacın olmayan eşyaları üzerinde tutma.Μην επιμένεις σε αυτό που δεν χρειάζεσαι.
Hazırım cevabının ardından eşyalarını hazırlayıp ofisini terk etti.Στην συνέχεια, μαζεύει τα πράγματά της και φεύγει από την πόλη.
Ayşegül aynı zamanda arkadaşlarının eşyalarını da çalmaktadır.Επίσης στις πηγές, έπλεναν και τα ρούχα τους.
Ayrıca kurbanların kişisel eşyalarını çalmakla da suçlandı.Επίσης κατηγορήθηκε για ληστεία των θυμάτων του αλλά και άλλων ατόμων.
Ona, eşyaları götürmek için yardıma muhtaç olduğumu anlattım.Πρέπει να τους καλέσουμε να χρησιμοποιήσουν τους πόρους τους για να μας βοηθήσουν.
Her birlik satın alınmış eşyaları çarpışmalarda kullanmak üzere envanterlerinde taşır.Κάθε εταιρεία θα παρέδιδε τα προκατασκευασμένα τμήματα έτοιμα προς χρήση.
Bunun yanında belirli eşyaları düşürmek için de oyundaki canavarlar avlanabilir.Οι παίκτες μπορούν να επιδιώξουν ακόμα περισσότερα πακέτα μέσα στο παιχνίδι.
Oyuncu, oyundaki eşyaları evi için kullanabilecek.Ο παίκτης μπορεί να χρησιμοποιήσει τα διαθέσιμα ρήματα για να διαδράσει με τα αντικείμενα του χώρου.
Neden olduğu bilinmez sebeblerden dolayı bu eşyaların değerlerine hiç bakılmadan hemen hepsi tahrip edilmişti.Όπως στην κατάθλιψη έτσι και στη δυσθυμία τα αίτιά της δεν έχουν ερευνηθεί πλήρως.
Adada Sawyer Boone'u eşyalarını karıştırırken yakalar.På øen fanger Sawyer Boone i at rode gennem hans ting.
Bir süre sonra grup arkadaşları Meksikalı bir tüccarın Smith'in özel eşyalarını sattığını görmüşlerdir.Kort tid efter opdagede de rejsende en mexicansk købmand, der solgte flere af Smiths personlige ejendele.
Locke ve yeni av arkadaşı Ethan, Hurley'e yeni buldukları eşyaları verirler.Locke og hans nye jagtmakker, Ethan Rom, giver noget nyligt fundet bagage til Hurley.
Melamin reçinesi, mutfak eşyaları ve plakalarda (Melmac gibi) sıklıkla kullanılır.Melaminplast anvendes ofte i køkkengrej og tallerkener.
Ölmeyen oyuncunun eşyaları kalır.Skuespillerinden Vivi Bak er død.
Subaylara ve erlere, paşalarının eşyalarını almaları için yalvarıyorum, kimse beni dinlemiyor."Mine slægtninge og mine venner bør ikke udsættes for forhør, ingen kendte mine projekter.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Han ender hjemme, og prøver han at holde sig i gang.
Ölüler kişisel eşyaları, içine yiyecek ve içecek konan kaplarla birlikte gömülmektedir.De døde fik som regel personlige ejendele med og lerkar med mad og drikke.
Bir süre sonra grup arkadaşları Meksikalı bir tüccarın Smith'in özel eşyalarını sattığını görmüşlerdir.Kort tid etter oppdaget de reisende en meksikansk kjøpmann der solgte flere av Smiths personlige eiendeler.
Locke ve yeni av arkadaşı Ethan, Hurley'e yeni buldukları eşyaları verirler.Locke og hans nye jaktkamerat, Ethan, gir noen ny bagasje til Hurley.
Mahkûmlar ölüm kamplarına girdiklerinde kişisel eşyalarını görevlilere verdi.Når fanger gikk inn i dødsleirene måtte de gi fra seg all personlig eiendom.
Eşyaları çalındı.Innholdet ble stjålet.
Pack: Eşyaları bavula yerleştiren büyüdür.Et trylleformular for pakking av bagasje.
Yalnız kalırsa sıkılıp evdeki eşyaları kemirebilirler.Om de blir forstyrret, ruller de seg sammen og lar seg falle ned på bakken.
Kaleyi boşaltanlara serbest çıkış ve tüm eşyalarını yanlarına alma izni verildi.De fikk fritt avmarsjere og ta med seg all løs eiendom.
Öncesinde ortak eşyalarımız, yemeğimiz ve kitaplarımız vardı, her şeyimiz ortaktı.Alt hva hun eide, ─ møbler, klær, mat, bøker og bilder, ─ alt tok de med seg.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Reiser og Ferie.
Eşyalarını toplayan Walter bir otel odasına yerleşir.Men George legger seg inn på et hotellrom.
Adada Sawyer Boone'u eşyalarını karıştırırken yakalar.Tilbake på øyen, tar Sawyer Boone på fersk gjerning i det han roter i sakene hannes.
Kehribardan çeşitli kadın eşyaları yanında, tespih ve ağızlık da yapılmaktadır.Di dalamnya terdapat murid-murid dengan berbagai karakternya yang lucu dan lugu.
Satın alma/inşa modunda peyzaj düzenleme eşyaları mevcuttur.Memiliki stok/persediaan barang apabila jenis usaha berupa perdagangan barang.
Muggle eşyalarının büyülenmesi yasaktır.Kantor Penyalahgunaan Barang-barang Muggle.
Yalnız kalırsa sıkılıp evdeki eşyaları kemirebilirler.Tapi kalau mau hemat, bisa banget bawa dari rumah lho.
Sonradan onlar Yang'den diğer eşyaları isterler.Dia lalu mencari anggota tim lainnya yang kesemuanya genin.
Herkes eşyalarını, hayvanlarını toplayıp yaylaya göç eder.Hewan-hewan tersebut bertugas membajak ladang dan menginjak-injak bibit ke dalam tanah.
Bazen eşyaların yerini değiştirir.Đôi khi ốc thay voi.
Heykeller, bozuk paralar, mutfak eşyaları ve mücevher gibi antik eserler yaygın olarak görülmektedir.Các đồ cổ như tượng, đồng tiền, đồ dùng và đồ trang sức thường được tìm thấy.
Eski Tunç Çağı (MÖ 3000-2000) eşyaları.(2000) Anh hùng Lao động thời kỳ đổi mới.
Mundungus onu Dolores Umbridge'e çalıntı eşyaları satarken yakaladığında rüşvet olarak vermiştir.Hắn đã nộp nó cho Dolores Umbridge để hối lộ được thả đi khi bị bắt quả tang đang ăn trộm đồ.
Kendisine babasının eşyalarının bulunduğu sandığın anahtarı verilir.Chiếc chìa khóa đó dùng để mở chiếc hộp nơi cha của William để lại thứ gì đó cho anh.
"Negredo, tesislerden eşyalarını topladı ve ayrıldı!春子は荷物をまとめて出て行った。
Ona, eşyaları götürmek için yardıma muhtaç olduğumu anlattım.そして何かを車に運ぶのを手伝ってくれないかと頼むのである。

İlgili Sayfalar