Tom bana eşyalarımı toplamamı ve gitmemi söyledi.Tom told me to pack up and leave.
Tom'a eşyasını nereye koyacağını söyledin mi?Have you told Tom where to put his stuff?
Tom'a bütün bu eşya ile ne yapacağını söyledin mi?Did Tom tell you what to do with all his stuff?
Şu anda bütün bu eşyalardan kurtulmak aptalca olurdu.It would be stupid to get rid of all this stuff at this time.
Eşyalarınızı yemek odası masasına koymayın.Don't put your belongings on the dining-room table.
Tom'un çatı katımda büyük bir eşya kutusu var.Tom has a big box of stuff in my attic.
Bu kimin eşyası?Whose stuff is this?
Sanırım bütün bu eşyayı atmalıyız.I think we should throw all this stuff away.
Annem, dolabımdaki eşyalarımın bir kısmını atmamı önerdi.My mother suggested that I throw away some of the stuff in my closet.
Eşyalarını diğer odaya taşıyamaz mısın?Can't you move your stuff to the other room?
Eşyalarımı almak için arabama gidiyorum.I'm going to my car to get my things.
Bütün bu eşyayı kullanıyor musun?Do you use all this stuff?
Benim dairem hiç kullanmadığım eşyalarla doludur.My apartment is filled with stuff that I never use.
Diller kısmen eşyapılıdır.Languages are partially isomorphic.
"Eşyalarını kaybettiysen bu benim suçum değil." "Ama onları benden sen çaldın!""It's not my fault if you lose things." "But you stole them from me!"
Birisi eşyamı çaldı.Someone stole my stuff.
Tom bütün eşyamı götürdü.Tom took all my stuff.
Tom bütün bu eşyayı nereden aldı?Where did Tom get all this stuff?
Tom kişisel eşyalarının hepsini sattı.Tom sold all of his belongings.
Tom eşyalarını kutulara koyuyor.Tom is packing his things into boxes.
Tom odasında eşyasını paketliyor.Tom is in his room packing up his stuff.
Tom eşyalarını topluyor.Tom is getting his things together.
Tom eşyalarını toparlamaya başladı.Tom started packing his things up.
Tom eşyaları kutudan çıkarmaya başladı.Tom started taking things out of the box.
Buraya biri girmiş. Eşyalarımın onları bıraktığım yerde olmadığını söyleyebilirim.Someone's been here. I can tell that my things aren't where I left them.
Şu eşyalardan bazıları benim olabilir.Some of that stuff might be mine.
Eşyamız nerede?Where's our stuff?
Bu eşya kaç yaşında?How old is this stuff?
Önce söyledim, yine söylüyorum: benim eşyalarıma dokunma!I've said it before and I'm saying it again: don't touch my things!
Tom eşyalarını bavula koydu.Tom packed his things up.
Eşyalarınızı toplayın.Collect your gear.
Bırak eşyalarımı alayım.Let me get my stuff.
Tom'un değerli eşyalarını nereye sakladığını bilen tek kişi benim.I'm the only one who knows where Tom hid his valuables.
Tom'un eşyalarını koymak için bir yeri yoktu.Tom didn't have a place to put his things.
Tom eşyaların kaça mal olduğu hakkında asla endişe etmedi.Tom never worried about how much things cost.
Bu eşyayı seninle birlikte alabilir misin?Can you take this stuff with you?
Eşyalarımı saklayacak yerim yok.I have no place to keep my things.
Benim eşyalarıma dokunma.Don't touch my things.
O eşyayı gördün mü?Did you see that stuff?
Bütün eşyanı hediye olarak vermemi gerçekten istiyor musun?Do you really want me to give away all your stuff?
Tom hiç kimsenin onun eşyasına bakmasını istemiyordu.Tom didn't want anyone looking through his stuff.
Biraz eşya aldım.I bought some stuff.
O gerçekten iyi eşyaydı.It was really good stuff.
Bu eşyayı alabilir misin ve onu yakabilir misin?Could you take this stuff and burn it?
Bütün eşyalarım burada.All my stuff is here.
Çantamda benim eşyalarım var.I have my things in my bag.
Sizin eşyanın tümü dışarıda.Your stuff is all outside.
Eşyamı üst kata götürüyorum.I'm taking my stuff upstairs.
Onlardan benim eşyalarıma göz kulak olmasını istedim.I asked them to watch my things.
Ondan eşyalarımı gözlemesini istedim.I asked him to watch my things.
Eşyalarımı gözlemesini istedim.I asked her to watch my things.
Dan bir hediyelik eşya dükkanını soydu ve onu ateşe verdi.Dan robbed a gift shop and set fire to it.
Temizlik yaparken onun eşyalarından bazılarını gördük.While cleaning, we saw some of his things.
Odan düzenli olduğunda eşyanı bulmak daha kolay değil mi?Isn't it easier to find your stuff when your room's tidy?
O eşyayı nereden aldın?Where did you get that stuff?
Bütün bu eşyalar çalıntı mı?Is all this stuff stolen?
O eşyayı dışarı al.Take that stuff outside.
Bu benim uğurlu eşyam.This is my good luck charm.
Dan eşyalarını Linda'nın evinden dışarı taşıdı.Dan moved his things out of Linda's house.
Eşyalarının hepsi burada.Your things are all here.