Bütün ev, bir başkasının eşyalarıyla dolu.Las cosas de otro están por todas partes.
Bütün ev, bir başkasının eşyalarıyla dolu.Les affaires de quelqu'un d'autre sont partout.
Bütün ev, bir başkasının eşyalarıyla dolu.Нещата на някой друг са заели цялото пространство.
Bütün süz eşyalarını, bütün fikirlerini, bütün her şeyi... bir an için.Minden emléktárgyat, minden elképzelésedet, mindent...egy pillanatra.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.da skal han la det som flekkene er på tvette, og atter holde det innelåst i syv dager.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.el sacerdote mandará lavar el lugar donde está la mancha y lo aislará otros siete días
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.ia menyuruh supaya benda itu dicuci dan diasingkan selama tujuh hari lagi
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.il ordonnera qu`on lave ce qui est attaqué de la plaie, et il l`enfermera une seconde fois pendant sept jours.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.il sacerdote ordinerà che si lavi l'oggetto su cui è la macchia e lo rinchiuderà per altri sette giorni
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.käskeköön pappi pestä esineen, jossa tarttuma on, ja sulkekoon sen sisälle vielä seitsemäksi päiväksi.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.제사장은 명하여 그 색점 있는 것을 빨게하고 또 칠 일 동안 간직하였다가
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.naj zapove, da se opere tisto, na čemer je tako znamenje; potem naj zapre to sedem dni drugič.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.o sacerdote ordenará que se lave aquilo, em que está a praga, e o encerrará por mais sete dias.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.rozkáže kňaz, aby oprali vec, na ktorej je rana, a zavrie ju po druhé na sedem dní.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.Rozkáže kněz, aby zeprali tu věc, na níž byla by rána, i káže ji zavříti za sedm dní po druhé.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.să poruncească să se spele partea atinsă de rană, şi să -l închidă a doua oară şapte zile.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.så skal Præsten påbyde, at den angrebne Ting skal tvættes, og derpå igen lukke den inde i syv Dage.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.Tać jest ustawa o każdej zarazie trądu, i plamy czarnej:
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.thì người hãy biểu họ đem giặt món có vít đó đi , rồi giam nó một lần thứ nhì trong bảy ngày nữa .
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.thì người hãy biểu họ đem giặt món có vít đó đi, rồi giam nó một lần thứ nhì trong bảy ngày nữa.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.τοτε θελει προσταξει ο ιερευς να πλυθη το εχον την πληγην και θελει κλεισει αυτο αλλας επτα ημερας
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.то свещеникът да заповяда да изперат онова, което е заразено, и да го затвори още за седем дена.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.то священник прикажет омыть то, на чем язва, и вторично заключит на семь дней;
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.וצוה הכהן וכבסו את אשר בו הנגע והסגירו שבעת ימים שנית׃
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.يأمر الكاهن ان يغسلوا ما فيه الضربة ويحجزه سبعة ايام ثانية.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.祭 司 就 要 吩 咐 他 們 、 把 染 了 災 病 的 物 件 洗 了 、 再 關 鎖 七 天
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.祭司 就 要 吩咐 他 們 、 把 染 了 災病 的 物件 洗 了 、 再 關鎖 七 天
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.C'est pourquoi, de plus en plus de designers travaillent sur le comportement plutôt que sur les objets.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.Ed è per questo che i designer si concentrano sempre più sui comportamenti piuttosto che sugli oggetti.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.En daarom werken ontwerpers steeds meer met gedrag in plaats van objecten.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.Ich wollte Ihnen zum Beispiel die Arbeit von Mathieu Lehanneur zeigen, die ganz fantastisch ist.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.그렇기 때문에 디자이너는 더욱 더 행위에 관해 작업합니다 오브제보다는 말이죠
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.Şi de aceea din ce în ce mai mulţi designeri lucrează axându-se pe comportamente mai degrabă decât pe obiecte.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.Y por eso es que los diseñadores, cada vez más, están trabajando en comportamientos más que en objetos.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.Και γι' αυτό οι σχεδιαστές, όλο και περισσότερο, δουλεύουν τις συμπεριφορές περισσότερο παρά τα αντικείμενα.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.Затова дизайнерите, все повече и повече, работят над поведения, а не над обекти.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.Поэтому дизайнеры всё больше работают с отношениями, нежели с объектами.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.וזו הסיבה שמעצבים, יותר ויותר, עובדים על התנהגויות במקום על חפצים.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.وهذا هو السبب لِمَ المصممين، يعملون كثيراً على سلوكيات أكثر من الأشياء.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.取り組んでいます 全員でなくとも優秀なデザイナーは 特にその傾向があります
Çavuş Eversmann eşyanı toplayıp hazır olmanı söyledi.- Baiklah. Dengar, Smith, aku ingin kau membantuku di luar sana.
Çavuş Eversmann eşyanı toplayıp hazır olmanı söyledi.El Sgto. Eversmann dijo que te prepares.
Çavuş Eversmann eşyanı toplayıp hazır olmanı söyledi.Hvad? Gæt engang.
Çavuş Eversmann eşyanı toplayıp hazır olmanı söyledi.Narednik Everson je rekel, da se pripravi in vzemi svoje stvari.
Çavuş Eversmann eşyanı toplayıp hazır olmanı söyledi.-Okej. Hör på Smith, jag vill att du ska backa upp mig där ute idag, okej?
Çavuş Eversmann eşyanı toplayıp hazır olmanı söyledi.O Sargento Eversmann disse para te preparares.
Çavuş Eversmann eşyanı toplayıp hazır olmanı söyledi.Posłuchaj Smith. Masz mnie osłaniać.
Çavuş Eversmann eşyanı toplayıp hazır olmanı söyledi.Sergentul Eversman a spus să-ţi pregateşti echipamentul.
Çavuş Eversmann eşyanı toplayıp hazır olmanı söyledi.Seržant Eversmann ti odkazuje aby si sa pobalil a bol pripravený.
Çavuş Eversmann eşyanı toplayıp hazır olmanı söyledi.Seržant Eversmann ti vzkazuje aby si se sbalil a byl připravený.
Çavuş Eversmann eşyanı toplayıp hazır olmanı söyledi.Ο λοχίας Εβερσμαν είπε να ετοιμαστείς.
Çavuş Eversmann eşyanı toplayıp hazır olmanı söyledi.Сержант Евърсмън каза да си вземеш нещата и да се приготвиш.
Çavuş Eversmann eşyanı toplayıp hazır olmanı söyledi.סמל אוורסמן אמר .שתכין את הציוד שלך ותתכונן
Çavuş Eversmann eşyanı toplayıp hazır olmanı söyledi.سهلا جدا.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Alltså betala med opium för kinesiska varor.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Asta însemna că plăteau cu opiu pentru produsele chinezeşti.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Azt jelentette, hogy fizethettek ópiummal a kínai árukért.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.C'est-à-dire dire à payer en opium des biens chinois.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Det betød betaling med opium for kinesiske varer.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Điều đó đã có nghĩa rằng trả thuốc phiện để lấy các mặt hàng Trung Quốc.