Ana içeriğe geç
Sözlük

eşya ile cümle

eşya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu tanrı eşyaları ve silahları korur.Tämä voima vartioi heidän perheitään ja aseitaan.
Talan edilen eşyaların değeri 300.000 gümüş marka denk geldi.Osakepääomaksi riitti nyt 300 000 markkaa.
Her takımın kendi bölgesinde, eşya satın alabilecekleri bir mağaza bulunur.Kaikille eri joukoille on omat rakennuksensa, joista niitä voi ostaa.
Tüm eşyayı Allah Teala ile görür.Me näemme kaiken Jumalassa (vrt. Augustinus).
Mobilyalarını ve eşyalarını atıp evi boşaltır ve onu izlemeye yola çıkar.He siirtävät huonekalut pois ja alkavat purkaa keittiötä.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Taneli Kaneli lomalla.
2. el eşyalar satan yer.2. Käkisalmen jalkaväkirykmentti .
Ayrıca bu eşyaların taşınması da kolay değildir.Filmit eivät täten myöskään katkea helposti.
Ailesinden geriye kızlara birkaç parça eşya ve kalem kalır.Veljessäni täytyy olla pala ihmisyyttä jäljellä.
Bu buluş ülkelerarası ticari eşya nakliyatını çok kolaylaştırmış ve hızlandırmıştır.Tämä nopeuttaa ja helpottaa kansainvälistä tavaraliikennettä.
Ayrıca yeni eşya ve kıyafetler de oyuna eklenir.Pelin mukana tulee myös paljon uusia vaatteita ja tavaroita.
Alınan eşyalar belli bir süre içinde aynı ücretle geri satılabiliyor.Juusto voitiin näin myydä juuri oikealla hetkellä.
Birçok şaka eşyası satılmaktadır.Monet esineistä on saatu lahjoituksina.
İnsan ve eşya taşıyan vagonlar ayrılmıştır.Vetureilla ajettiin sekä tavara- että henkilöjunia.
Her karaktere en fazla 6 eşya alınabiliyor.Kokeesta voi saada enintään kuusi pistettä.
Ayrıca kurbanların kişisel eşyalarını çalmakla da suçlandı.Ryöstetyt joutuivat myös lunastamaan omia tavaroitaan takaisin.
Dinî eşya satımı oldukça yaygın ve ünlüdür.Itse toimitus on hyvin säännelty ja juhlallinen.
Eşya hukuku konusu olarak MK.Syy, miksi Mk.
Artık ihtiyacın olmayan eşyaları üzerinde tutma.Älä puhu toiminnastasi asiaankuulumattomille.
Bu eşya üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edilebilir.Hänet voitaisiin pelastaa vain elämän naamiolla.
Mezarlarda iskeletler olmasına rağmen, yanlarında gömülen eşyalar bulunamadı.Jos Alen kivien alla on hauta, sitä ei ole vielä löydetty.
Antik çağlardan beri gerek inşaat malzemesi, gerekse süs eşyası olarak camdan faydalanılmaktadır.Sodan aikana osa entisestä veturitallista purettiin tiiliä tarvittaessa.
Toptan Eşya Fiyat Endeksi.Maksoiko Fortum ylihintaa?
Bu eşya paketinde eski tarz mobilyalar, kıyafetler ve saçlar olacak.Tuttuun tapaan mukana on uusia hiustyylejä, vaatteita ja huonekaluja.
Birkaç turistik eşyayı geri getirdi.Hän toi takaisin joitakin matkamuistoja.
Artık ihtiyacın olmayan eşyaları üzerinde tutma.Μην επιμένεις σε αυτό που δεν χρειάζεσαι.
Odası metal eşyalarla doludur.Το εσωτερικό είναι γεμάτο αποσβεστικό υλικό.
Bu eşya 5 dakika boyunca oyuncunun üstünde kalır.Έμεινε στην οθόνη μόλις για πέντε λεπτά.
Hazırım cevabının ardından eşyalarını hazırlayıp ofisini terk etti.Στην συνέχεια, μαζεύει τα πράγματά της και φεύγει από την πόλη.
Ayşegül aynı zamanda arkadaşlarının eşyalarını da çalmaktadır.Επίσης στις πηγές, έπλεναν και τα ρούχα τους.
Ayrıca kurbanların kişisel eşyalarını çalmakla da suçlandı.Επίσης κατηγορήθηκε για ληστεία των θυμάτων του αλλά και άλλων ατόμων.
Ona, eşyaları götürmek için yardıma muhtaç olduğumu anlattım.Πρέπει να τους καλέσουμε να χρησιμοποιήσουν τους πόρους τους για να μας βοηθήσουν.
Ayrıca yeni eşya ve kıyafetler de oyuna eklenir.Η επέκταση εισάγει στο παιχνίδι νέα κοστούμια και όπλα.
Bazı kayıp eşya büroları, eğer mümkünse eşyasının sahiplerine ulaşmaya çalışır.Ήδη κάποια αντικείμενα που ξεβράστηκαν έχουν επιστραφεί στους ιδιοκτήτες τους, αν αυτοί ζουν.
Ayrıl sen buradan kaderime gönderilmiş olan ölümcül eşya).Φύγε μακριά, μοιραίο ριζικό για το πεπρωμένο μου!»).
Aynı zamanda Beyaz Eşya ticaretiyle uğraşmaktadır.Παράλληλα ασχολήθηκε με το εμπόριο καπνού.
Her birlik satın alınmış eşyaları çarpışmalarda kullanmak üzere envanterlerinde taşır.Κάθε εταιρεία θα παρέδιδε τα προκατασκευασμένα τμήματα έτοιμα προς χρήση.
Bunun yanında belirli eşyaları düşürmek için de oyundaki canavarlar avlanabilir.Οι παίκτες μπορούν να επιδιώξουν ακόμα περισσότερα πακέτα μέσα στο παιχνίδι.
Oyuncu, oyundaki eşyaları evi için kullanabilecek.Ο παίκτης μπορεί να χρησιμοποιήσει τα διαθέσιμα ρήματα για να διαδράσει με τα αντικείμενα του χώρου.
Her eşyanın kendine göre bir değeri vardır.Οποιοδήποτε σχήμα είναι ισοδύναμο με τον εαυτό του.
Neden olduğu bilinmez sebeblerden dolayı bu eşyaların değerlerine hiç bakılmadan hemen hepsi tahrip edilmişti.Όπως στην κατάθλιψη έτσι και στη δυσθυμία τα αίτιά της δεν έχουν ερευνηθεί πλήρως.
Kayıp eşya bürosu nerede?Πού είναι το γραφείο απολεσθέντων;
Adada Sawyer Boone'u eşyalarını karıştırırken yakalar.På øen fanger Sawyer Boone i at rode gennem hans ting.
Bir süre sonra grup arkadaşları Meksikalı bir tüccarın Smith'in özel eşyalarını sattığını görmüşlerdir.Kort tid efter opdagede de rejsende en mexicansk købmand, der solgte flere af Smiths personlige ejendele.
Locke ve yeni av arkadaşı Ethan, Hurley'e yeni buldukları eşyaları verirler.Locke og hans nye jagtmakker, Ethan Rom, giver noget nyligt fundet bagage til Hurley.
Oyuncular, Hunter için kıyafetler ve saç tarzlarının da içinde bulunduğu yeni eşyalar kullanabilmektedir.Spillere kan låse op varer, der inkluderer nye tøj og frisurer til Hunter.
Bu yardımlar; silahlar, planlar, eşyalar ya da başka hizmetler olabilir.Objekter kan være ting, begreber, dokumenter eller hvad som helst.
Melamin reçinesi, mutfak eşyaları ve plakalarda (Melmac gibi) sıklıkla kullanılır.Melaminplast anvendes ofte i køkkengrej og tallerkener.
Quest Item: Görevlerin gerektirdiği eşyalardır.Overblik: Her er arbejdspladserne, der skal flyttes ud.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.Værelset havde en divan, et bord og to stole.
Savaşa katılanlar çeşitli eşyalar ve ödüller kazanılabilir.Afhængig af spiltypen kan der vindes pengepræmier eller ting.
Ölmeyen oyuncunun eşyaları kalır.Skuespillerinden Vivi Bak er død.
Sıkıntıya gelmez ve eğer sıkılırsa eşyalara zarar verir.Da han vågner prøver han at sørge får at Balder ikke kommer til skade.
Subaylara ve erlere, paşalarının eşyalarını almaları için yalvarıyorum, kimse beni dinlemiyor."Mine slægtninge og mine venner bør ikke udsættes for forhør, ingen kendte mine projekter.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Han ender hjemme, og prøver han at holde sig i gang.
Her takımın kendi bölgesinde, eşya satın alabilecekleri bir mağaza bulunur.I næsten alle bygninger er der et kasseapparat, som man kan røve.
Sarı Ev'in taşınmadan önce eşya alınması gerekiyordu ancak atölye olarak kullanabiliyordu.Det fungerede tidligere som pakhus på Ring Station men blev flyttet til Kvitfjell.
Ölüler kişisel eşyaları, içine yiyecek ve içecek konan kaplarla birlikte gömülmektedir.De døde fik som regel personlige ejendele med og lerkar med mad og drikke.
Ekloga, aile ve miras hukukuna ağırlık vermiş olmasına karşın eşya hukuku yönünde oldukça eksiktir.At tage hensyn til hudfarve, religion og familietilhørsforhold vil dog i langt de fleste sager være usagligt.
Hatta tamir için eşya gerekiyorsa, bu eşyalar bulunup yerleştirilmelidir.Hvis dette er tilfældet, vil det også være nødvendigt at få denne fjernet, i forbindelse med retableringen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
eşya ile cümle - Sayfa 22 - eşya kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App