Ana içeriğe geç
Sözlük

eşlik ile cümle

eşlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
"O - o deniz değil" Mary kendisine eşlik yuvarlak görünümlü, dedi."It's - to nie jest morze, jest to" powiedziała Mary, rozglądając się na swego towarzysza.
"O - o deniz değil" Mary kendisine eşlik yuvarlak görünümlü, dedi."It's -? To ni morje, je" pravi Mary, se ozrl na njen spremljevalec.
"O - o deniz değil" Mary kendisine eşlik yuvarlak görünümlü, dedi."It's; - δεν είναι η θάλασσα, έτσι δεν είναι", είπε η Μαρία, κοιτάζοντας γύρω στο σύντροφο της.
"O - o deniz değil" Mary kendisine eşlik yuvarlak görünümlü, dedi."It's - това не е морето, е", казва Мери, се оглежда в нейния спътник.
"O - o deniz değil" Mary kendisine eşlik yuvarlak görünümlü, dedi."It's? - Це не море, це" сказала Мері, озираючись на свого супутника.
"O - o deniz değil" Mary kendisine eşlik yuvarlak görünümlü, dedi."It's? - Это не море, это" сказала Мэри, оглядываясь на своего спутника.
"O - o deniz değil" Mary kendisine eşlik yuvarlak görünümlü, dedi."It's -- انها ليست على البحر ، هو" وقالت ماري ، وتبحث في الجولة رفيقها.
"O - o deniz değil" Mary kendisine eşlik yuvarlak görünümlü, dedi."그러니까 - 그것이 바다는 아니 잖아?"마리아는 그녀의 동반자에서 라운드를보고했다.
"O - o deniz değil" Mary kendisine eşlik yuvarlak görünümlü, dedi."Nomornya -? Itu bukan laut, apakah itu" kata Mary, melihat sekeliling pada temannya.
"O - o deniz değil" Mary kendisine eşlik yuvarlak görünümlü, dedi."To je? - To není moře, to je" řekla Mary, se ohlédl na svého společníka.
"O - o deniz değil" Mary kendisine eşlik yuvarlak görünümlü, dedi."To je? - To nie je more, to je" povedala Mary, sa obzrel na svojho spoločníka.
"O - o deniz değil" Mary kendisine eşlik yuvarlak görünümlü, dedi."זה אי - זה לא ים, זה" אמרה מרי, מביט אל חברתה.
"O - o deniz değil" Mary kendisine eşlik yuvarlak görünümlü, dedi."いいえ、それ、"ミセスMedlockは答えた。
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dediAmikor az autópályán sávot váltottam, az autóversenyző, a gardedámom azt mondta:
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dediAm schimbat benzile pe autostrada şi şoferul, acest supraveghetor, a spus:
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dediIch hab die Spuren auf dem Highway gewechselt, und der Rennfahrer sagte:
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dediIk wisselde van baan op de snelweg, en mijn begeleider zei:
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dediJ'ai changé de voies sur l'autoroute, et le pilote, le chaperon, m'a dit,
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dediJeg skiftede bane på motorvejen og den kører, denne chaperone sagde,
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dedi반면 이 차를 탔을 때 레이서 분이 차선을 바꾼 후 제게 이렇게 말하더군요.
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dediMa quando ho cambiato corsia in autostrada, il mio accompagnatore mi ha detto:
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dediMe cambiaba de carriles en la autopista y mi acompañante, el piloto, decía...
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dediMenjal sem pas na hitri cesti in nadzornik je rekel:
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dediMudei de faixa na autoestrada e o meu acompanhante, disse:
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dediPřejel jsem do jiného pruhu na dálnici a závodník mi řekl:
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dediSaya pindah jalur dan pengemudi, pendamping ini, berkata
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dediTôi chuyển làn ở đường cao tốc và tay đua đi kèm đã nói rằng,
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dediZmieniałem pasy na autostradzie, a mój "opiekun", rajdowiec, powiedział:
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dediΆλλαζα λωρίδες στον αυτοκινητόδρομο και ο καθοδηγητής μου, έλεγε
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dediСмених платното на магистралата, а шофьорът - онзи придружител: каза:
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dediЯ сменил полосу на шоссе и инструктор сказал:
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dediהחלפתי נתיבים בכביש המהיר והנהג המלווה אמר,
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dediلقد غيرت الحارة في الطريق السريع وقال لي السائق المرشد
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dedi「ちょうど110マイル出てたよ」と言いました
Öyle kalmıştım, ve arkadaşım, bana köpeklerini gezdirmesine eşlik etmemi istediğinde, tabi, dedim.En väninna bad mig att gå ut med hennes hundar, vilket jag gjorde.
Öyle kalmıştım, ve arkadaşım, bana köpeklerini gezdirmesine eşlik etmemi istediğinde, tabi, dedim.Fiquei bloqueada. Uma amiga minha perguntou-me se queria ir com ela passear os cães e eu fui.
Öyle kalmıştım, ve arkadaşım, bana köpeklerini gezdirmesine eşlik etmemi istediğinde, tabi, dedim.Jäin jumiin, ja ystäväni kysyi haluaisinko mennä ulkoiluttamaan hänen koiriaan, joten vastasin meneväni.
Öyle kalmıştım, ve arkadaşım, bana köpeklerini gezdirmesine eşlik etmemi istediğinde, tabi, dedim.저는 어찌 할바를 모르게 되었는데, 한 친구가 제게 그녀의 강아지와 산책하겠느냐고 물었을때,
Öyle kalmıştım, ve arkadaşım, bana köpeklerini gezdirmesine eşlik etmemi istediğinde, tabi, dedim.M-am blocat, şi exact atunci o prietenă m-a rugat să mergem la plimbare cu câinii ei,
Öyle kalmıştım, ve arkadaşım, bana köpeklerini gezdirmesine eşlik etmemi istediğinde, tabi, dedim.Megakadtam, és egy barátnőm megkért, hogy kísérjem el kutyát sétáltatni, és mondtam, hogy persze.
Öyle kalmıştım, ve arkadaşım, bana köpeklerini gezdirmesine eşlik etmemi istediğinde, tabi, dedim.Me quedé parada y una amiga me preguntó si iba a dar un paseo con sus perros, dije, "claro".
Öyle kalmıştım, ve arkadaşım, bana köpeklerini gezdirmesine eşlik etmemi istediğinde, tabi, dedim.Rồi tôi bị chựng lại và một người bạn hỏi nếu tôi muốn đi dạo với cô ta và vài chú chó tôi đồng ý.
Öyle kalmıştım, ve arkadaşım, bana köpeklerini gezdirmesine eşlik etmemi istediğinde, tabi, dedim.Είχα κολλήσει, και μία φίλη, όταν με ρώτησε εαν θα ήθελα να πάω μια βόλτα με τα σκυλιά της, της είπα 'Βέβαια'.
Öyle kalmıştım, ve arkadaşım, bana köpeklerini gezdirmesine eşlik etmemi istediğinde, tabi, dedim.Я застрягла на одному із епізодів, тоді моя подруга попросила прогулятися з собакою, я звісно погодилася.
Öyle kalmıştım, ve arkadaşım, bana köpeklerini gezdirmesine eşlik etmemi istediğinde, tabi, dedim.Я застряла на одном из моментов, и когда моя подруга попросила прогуляться с собакой, я согласилась.
Öyle kalmıştım, ve arkadaşım, bana köpeklerini gezdirmesine eşlik etmemi istediğinde, tabi, dedim.נתקעתי, וחברה, ביקשה שאקח את הכלבים שלה לטיול,
Öyle kalmıştım, ve arkadaşım, bana köpeklerini gezdirmesine eşlik etmemi istediğinde, tabi, dedim.لقد توقفت، وصديقة، عندما سألتني إذا ما كنت سأذهب للتمشي مع كلبها،
Öyle kalmıştım, ve arkadaşım, bana köpeklerini gezdirmesine eşlik etmemi istediğinde, tabi, dedim.私は一緒に行くと言いました。そして45分くらい経った後、
Parmakları seyahatine eşlik eden yastığını yakalıyor.Con le dita cerca il cuscino: la sua maschera per le immersioni.
Parmakları seyahatine eşlik eden yastığını yakalıyor.Degetele găsesc faţa de pernă, masca lui de navigare.
Parmakları seyahatine eşlik eden yastığını yakalıyor.Hans fingrar finner kuddvaret som seglingsmaster.
Parmakları seyahatine eşlik eden yastığını yakalıyor.그는 베개속을 더듬어 수경을 찾고 있어요.
Parmakları seyahatine eşlik eden yastığını yakalıyor.Seine Finger umklammern das Kissen, seine Tauchermaske.
Parmakları seyahatine eşlik eden yastığını yakalıyor.Ses doigts trouvent la taie d'oreiller, son masque de navigation.
Parmakları seyahatine eşlik eden yastığını yakalıyor.Sus dedos encuentran la funda de la almohada, su máscara de vela.
Parmakları seyahatine eşlik eden yastığını yakalıyor.האצבעות שלו מוצאות את הציפה, תורן האנייה שלו.
Parmakları seyahatine eşlik eden yastığını yakalıyor.寝返りを打って 一度に目を開く
Prenses size saraya kadar eşlik etmek zorundayım.Hercegnő, a palotába kell kísérnem.
Prenses size saraya kadar eşlik etmek zorundayım.Κληρονομιά;
Prenses size saraya kadar eşlik etmek zorundayım.انا هنا لاخد جلالتك الى القصر
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod