Ana içeriğe geç
Sözlük

eşlik ile cümle

eşlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
İşlemeli giysiler içinde kralın önüne çıkarılacak, Arkadaşları, ona eşlik eden kızlar sana getirilecek.לרקמות תובל למלך בתולות אחריה רעותיה מובאות לך׃
İşlemeli giysiler içinde kralın önüne çıkarılacak, Arkadaşları, ona eşlik eden kızlar sana getirilecek.‎بملابس مطرّزة تحضر الى الملك. في اثرها عذارى صاحباتها‎. ‎مقدمات اليك
İşlemeli giysiler içinde kralın önüne çıkarılacak, Arkadaşları, ona eşlik eden kızlar sana getirilecek.他 要 穿 錦 繡 的 衣 服 、 被 引 到 王 前 . 隨 從 他 的 陪 伴 童 女 、 也 要 被 帶 到 你 面 前
İşlemeli giysiler içinde kralın önüne çıkarılacak, Arkadaşları, ona eşlik eden kızlar sana getirilecek.他 要 穿 錦繡 的 衣服 、 被 引到 王前 . 隨從 他 的 陪伴 童女 、 也 要 被 帶到 你 面前
İsterseniz size eşlik ederim.Hvis du ønsker det, så eskorterer vi dig.
İsterseniz size eşlik ederim.Mogę was eskortować.
İsterseniz size eşlik ederim.Om du vill, så eskorterar vi dig.
İsterseniz size eşlik ederim.Se quiser, posso escoltá-lo.
İsterseniz size eşlik ederim.Se vuoi posso scortarti.
İsterseniz size eşlik ederim.Yo le escoltaré si quiere.
İsterseniz size eşlik ederim.Αν θέλετε, θα σας συνοδεύσω.
İsterseniz size eşlik ederim.Если хотите, я буду вас сопровождать.
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Aj, lože Šalomounovo, okolo něhož šedesáte udatných z nejsilnějších Izraelských,
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Ecco, la lettiga di Salomone: sessanta prodi le stanno intorno, tra i più valorosi d'Israele
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.é, ez a Salamon gyaloghintaja, hatvan erõs [férfi] van körülötte, Izráelnek erõsei közül!
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Eis que é a liteira de Salomão; estão ao redor dela sessenta valentes, dos valentes de Israel,
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Glejte tu, prenosna postelja Salomonova: šestdeset junakov okoli nje, izmed Izraelovih junakov!
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Hľa, posteľ Šalamúnova: šesťdesiat junákov vôkol nej z junákov Izraelových.
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Iată, este pataşca lui Solomon, cu şasezeci de viteji, de jur împrejur, cei mai viteji din Israel.
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Katso, siinä on Salomon kantotuoli ja sen ympärillä kuusikymmentä urhoa, Israelin urhoja,
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Kìa , kiệu của Sa-lô-môn , Có sáu mươi dõng sĩ trong bọn dõng sĩ Y-sơ-ra-ên Vây chung_quanh nó ;
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Kìa, kiệu của Sa-lô-môn, Có sáu mươi dõng sĩ trong bọn dõng sĩ Y-sơ-ra-ên Vây chung quanh nó;
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.이는 솔로몬의 연이라 이스라엘 용사 중 육십인이 옹위하였는데
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Lihat, itu tandu Salomo, dikelilingi enam puluh orang perkasa, orang-orang perkasa Israel
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.¡Mirad! Es la litera de Salomón. Sesenta valientes la rodean, de los más fuertes de Israel
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.O kijk! Het is de draagstoel van koning Salomo; hij is omringd door de zestig dapperste helden uit het leger.
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Oto łoże Salomonowe, około którego stoi sześćdziesiąt mocarzów z mocarzów Izraelskich.
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Se, det är Salomos bärstol! Sextio hjältar omgiva den, utvalda bland Israels hjältar.
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Se, det er Salomos Bærestol, omgivet af tresindstyve Helte, Israels Helte,
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Se, her er Salomos seng med seksti krigsmenn omkring, av Israels krigsmenn,
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Siehe, um das Bett Salomos her stehen sechzig Starke aus den Starken in Israel.
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Voici la litière de Salomon, Et autour d`elle soixante vaillants hommes, Des plus vaillants d`Israël.
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Ιδου, η κλινη του Σολομωντος εξηκοντα δυνατοι ανδρες ειναι περι αυτην, εκ των δυνατων του Ισραηλ
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Вот одр его – Соломона: шестьдесят сильных вокруг него, из сильных Израилевых.
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Ето, носилката е на Соломона; Около нея са шестдесет яки мъже от Израилевите силни
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.הנה מטתו שלשלמה ששים גברים סביב לה מגברי ישראל׃
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.هوذا تخت سليمان حوله ستون جبارا من جبابرة اسرائيل.
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.看 哪 、 是 所 羅 門 的 轎 . 四 圍 有 六 十 個 勇 士 、 都 是 以 色 列 中 的 勇 士
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.看哪 、 是 所羅門 的 轎.四 圍 有 六十 個 勇士 、 都 是 以色列 中 的 勇士
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.Acompañamos a Joshua, mientras vagaba por el mundo, visitando los pueblos donde había matado y violado.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.Dotrzymywaliśmy mu towarzystwa, kiedy przechadzał się po Ziemi odwiedzając wioski, gdzie gwałcił i mordował.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.Elkísértük Joshuát a vándorútjára, meglátogatta a falvakat, ahol gyilkolt és erőszakolt.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.우리는 조슈아와 동행하여 그가 일전에 사람들은 죽이고 강간했던 곳을 방문했었습니다.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.L-am însoțit pe Joshua în călătoria sa, vizitând satele în care a ucis și a violat.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.Nous avons accompagné Joshua, lors de ses voyages, visitant des villages où il a tué et violé.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.We vergezelden Joshua terwijl hij door het land trok, en dorpjes bezocht waar hij ooit moordde en verkrachtte.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.Придружихме Джошуа, докато той вървеше по Земята и посещаваше села, където някога е убивал и изнасилвал.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.התלווינו לג'ושוע במסעו, בביקורים בכפרים בהם הוא פעם רצח ואנס.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.صاحبنا جوشوا ، وهو يسير على الأرض، يزور القرى حيث قتل و إغتصب من قبل.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.村を歩き訪れる ジョシュアを追いました 彼は許しを乞い
Kanzi ksilofon çalıyor; İki elini de kullanarak şevkle Dr. Sue'nun şarkısına eşlik ediyor.Kanzi toca xilofone, usando as duas mãos, acompanha entusiasmado a canção da Dra. Sue.
Karşına yağmur çıksa da ne önemi var? Ya da yağmur damlaları sana eşlik etse de?Ce contează dacă ploaia vine si picăturile se scurg pe tine?
Karşına yağmur çıksa da ne önemi var? Ya da yağmur damlaları sana eşlik etse de?Che fa se arriva la pioggia e le gocce picchiettano ovunque?
Karşına yağmur çıksa da ne önemi var? Ya da yağmur damlaları sana eşlik etse de?Co na tom sejde když přijde déšť a dešťové kapky tlučou?
Karşına yağmur çıksa da ne önemi var? Ya da yağmur damlaları sana eşlik etse de?Có sao không nếu mưa rơi trên đường bạn đi và mưa rơi nhẹ nhàng dọc theo?
Karşına yağmur çıksa da ne önemi var? Ya da yağmur damlaları sana eşlik etse de?Mitä sitten jos sateen kohtaatkin ja pisaroita ropisee?
Karşına yağmur çıksa da ne önemi var? Ya da yağmur damlaları sana eşlik etse de?Que importa se começa a chover e se pingas como pétalas começam a cair
Karşına yağmur çıksa da ne önemi var? Ya da yağmur damlaları sana eşlik etse de?¿Qué importa si tienes lluvia y las gotas te golpean?
Karşına yağmur çıksa da ne önemi var? Ya da yağmur damlaları sana eşlik etse de?Qu'est-ce que ça peut faire si la pluie croise ton chemin et que les gouttes crépitent
Karşına yağmur çıksa da ne önemi var? Ya da yağmur damlaları sana eşlik etse de?To nie szkodzi, że pada deszcz i że trochę zmokniesz.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod