Ana içeriğe geç
Sözlük

eşlik ile cümle

eşlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yolculuğunda ona eşlik eden heyette yer aldı.Op zijn thuisreis vergezelde Köbner hem.
Hahn ve Shinoda, The X-Ecutioners'in hit single'ı "It's Goin' Down"'a eşlik etti.Ook werkten Hahn, Bourdon en Shinoda mee aan een samenwerking op It's Goin' Down met de X-Ecutioners.
Christian, burada kendisine Sidney'de koruma olarak eşlik etmesini ister.Hij vraagt haar met hem mee te gaan naar Sydney als bodyguard.
Hendrix'e Buddy Miles ve Billy Cox eşlik etmiştir.Naast Hendrix bestond de band uit Billy Cox en Buddy Miles.
Şarkıya Amerikalı rapçi Mac Miller eşlik etti.You is de tweede EP van de Amerikaanse rapper Mac Miller.
Buna kendisine armağan edilen yüklü bir orandaki para ödlülü eşlik ederdi.Hij schaamt zich daar zo voor dat hij het geld dat hij daarmee verdiend heeft in een kluis heeft opgeborgen.
Şarkıya ünlü rapçi Pitbull eşlik etmektedir.Op deze single werkt de rapper Pitbull mee.
Yol boyunca ona eşlik eder.Ze reist met hem mee gedurende de rest van de reeks.
Mart 2014'te, rock grubu Linkin Park'a eşlik ettiği "Guilty All the Same" adlı single piyasaya çıktı.In 2014 werkte hij samen met Linkin Park aan het nummer Guilty All the Same.
Eşlik tek-bitlik hataları bulmayı sağlar.Bijvoorbeeld: de functioneleacceptatietest is erop gericht om fouten te vinden.
Bu kısımda dört İtalyan dansçı da kendisine eşlik eder.Dit samen met vier danseressen.
Travis Scott - Kuzey Amerika'da eşlik etti.Muns vergezelde hen naar Japan.
Seymuor Cray neden bunu CDC 6600’dan çıkarttığında “eşlik bizim çiftçimizdir” demiştir.Zoals de Cheshire Cat tegen Alice zegt in hoofdstuk 6: "We're all mad here.
Şarkıya Daron Malakian da eşlik etti.De muziek is volledig gecomponeerd door Daron Malakian.
Bulantı kusma ve ateş tabloya eşlik edebilir.Dit kan gepaard gaan met afkalving en golfoploop.
Sadece iki parçaya gitarıyla eşlik etti.Hij heeft maar in twee afleveringen mee gespeeld.
Liderlerine savaşta ve barışta eşlik ettiler.Hun werkkring in tijden van oorlog en vrede.
Çalan kişi bazen halk dansına da eşlik eder.Een staatsbezoek gaat meestal vergezeld met een staatsdiner.
Ernst Stavro Blofeld rolünde Christoph Waltz filme eşlik etmiştir.Wellicht gebaseerd op Ernst Stavro Blofeld.
Onlara birer süvari ve topçu bölüğü eşlik ediyordu.Twee schutters en een bokser deden mee.
Simko’nun süvarileri bize yolumuzda eşlik etmek için hazır bekliyorlardı.De moordenaars van Simone zijn inmiddels achter hun spoor gekomen.
Tekli versiyonunda, ünlü Amerikan rapçi Kanye West'in eşlik ettiği bir versiyonu yer almaktadır.In de clip is Desiigner zelf te zien en ook de Amerikaanse rapper Kanye West.
Julia'nın öz annesi Scribonia sürgün sırasında ona eşlik etti..Toen Julia in 2 v.Chr. door haar vader in ballingschap werd gestuurd, begeleidde Scribonia haar dochter.
Vokallerde Olivia eşlik etmektedir.Daarbij wordt ze gevolgd door Olivier.
O, arkadaşına konsere kadar eşlik etti.Zij begeleidde haar vriend naar het concert.
Morse, 1811'de Allston'a Avrupa'ya giderken eşlik etti.W 1811 towarzyszył Allstonowi w jego podróży po Europie.
Bu tatile pek çok gelenek eşlik etmektedir.Z świętem tym związanych jest wiele różnorodnych zwyczajów.
Hoa: Essun'u ormanda bulan ve yolculuğunda ona eşlik eden gizemli bir çocuk.Hoa – tajemniczy chłopiec, który towarzyszy Essun w podróży.
Sanatçıya vokallerde Jamaikalı şarkıcı Sean Paul eşlik etmektedir.W utworze wystąpił jamajski wokalista Sean Paul.
En sık parmak deformitelerinin eşlik ettiği bilinmektedir.Często towarzyszy jej deformacja łuków żebrowych.
Liderlerine savaşta ve barışta eşlik ettiler.Posiadają odrębnych wodzów pokoju i wojny.
Ukrayna'nın performansında erkek dansçı Igor Kuleshyn çember içinde dönerek eşlik etmiştir.Podczas prezentacji na scenie piosenkarce towarzyszył Igor Kuleszyn tańczący na kołowrotku.
Denize doğru yapılan bu yürüyüşte Gandi'ye binlerce Hint eşlik etti.W trakcie tego marszu do morza przyłączyły się do swojego Bapu tysiące Hindusów.
Daha sonra, 25 Mayıs 2016'da Amerikalı rapçi G-Eazy'nin şarkıya eşlik edeceği duyuruldu.25 maja 2016 roku, poimformowano, że amerykański raper G-Eazy wystąpi gościnnie w utworze.
Yolculuğun 2 aylık bölümünde eşi ve 2 çocuğu kendisine eşlik etti.W podróży towarzyszyła mu żona i dwoje dzieci.
Şarkıya Kendrick Lamar eşlik ediyor.Natomiast gościnnie udzielił się Kendrick Lamar.
1945 yılında Şah babasının helal et misyonunun sekreteri olarak babasına Uruguay’a gittiğinde eşlik etti.W 1945 towarzyszył ojcu w wyprawie do Urugwaju jako sekretarz w misji halal.
Ona başka bir keskin nişancı Nina Solovey eşlik etti.Jej towarzyszką była inna snajperka, Nina Sołowiej.
Bunlara kimi zaman çalışma odası (atölye) ve banyo eşlik ederdi.Przez jakiś czas czynny był kiosk "Ruchu" oraz toalety.
Sabahları Atet, öğleden sonraları da Sektet eşlik ederdi.Prowadził poranne i popołudniowe Zapraszamy do Trójki.
Teklide A$AP Rocky'de eşlik etti.Wystąpił w nim gościnnie P Money.
Kendisine bu işte Henry adındaki kardeşi eşlik ediyordu.Sama zrobiła taki błąd z Henrym.
Pek çok yurt gezisinde eşine eşlik etti.Królowa często towarzyszyła swojemu mężowi w podróżach.
Daha sonra seyircilere istek parçalarını sordu ve kendisine eşlik etmelerini istedi.Następnie zapytał każdego z uczestników wyprawy o to, czy nadal chce popłynąć wraz z nim.
Veri iletiminde eşlik biti kullanılarak çok güvenilir olmayan hata denetimleri yapılabilir.Transmisja danych musi być bardzo dobrze zabezpieczona przeciw wystąpieniu błędów.
Oyuncuya, Master Chief'in sinirsel arabiriminde bulunan Cortana adında bir yapay zekâ eşlik eder.Graczowi towarzyszy Cortana, sztuczna inteligencja, która obejmuje układ nerwowy Master Chiefa.
Genellikle hidrosefali eşlik eder.Zwykle towarzyszy jej obwodowa hipoplazja tęczówki.
Albümün ilk teklisi, Young Jeezy'nin eşlik ettiği, "Never Ever" Ocak 2009'da piyasaya sürüldü.Singlem promującym album był utwór „Never Ever” z Young Jeezym wydany w styczniu 2009 roku.
Şarkıya hip hopçı Rick Ross ve Cam'ron eşlik ediyor.Gościnnie wystąpili Rick Ross i Cam'ron.
Sıklıkla, hastalığa ağrı eşlik eder.Często bólowi towarzyszą mdłości.
Bu sancak gemisine 8 gemi eşlik ediyordu.W swojej flocie żegluga posiada 8 statków pasażerskich.
Bu manzumeye eşlik eden müzik yaklaşık 700 sene sonra Sorkell Sigurbjörnsson tarafından bestelendi.Muzykę do utworu skomponował Þorkell Sigurbjörnsson niemal po 700 latach od powstania tekstu.
70'li yıllarda yeniden sergilenen Uyuyan Güzel'de ise bu kez sanatçıya Oytun Turfanda eşlik ediyordu.W późnych latach 70. po raz kolejny powrócił do puszek z zupą – tym razem bawiąc się w ich odwracanie.
Bu klipte, Tiziano Ferro'nun yanında İtalyan aktör Riccardo Scamarcio da eşlik etmiştir.Gościnnie na koncercie wystąpił włoski, młody piosenkarz - Tiziano Ferro.
Onlara bir kadın eşlik etmektedir.Ale musi znaleźć kobietę do towarzystwa.
Klipte Emre Aydın'a iki çocuk oyuncu eşlik etmiştir.Do wykonania pokazu iluzjonista potrzebuje dwóch asystentów.
Yener'e klipte dört kadın dansçı eşlik etti.Podczas prezentacji towarzyszyło jej czterech tancerzy.
Parçaya T-Pain eşlik etti.W utworze głosu użyczył T-Pain.
Bu görevinde kendisine yeni ortağı özel ajan Charlie Wax (John Travolta) eşlik etmektedir.Okazuje się, że do jej nowej szkoły uczęszcza Danny (John Travolta), wakacyjna miłość.
Dev bir orkestra eşlik etti.Piosenkarce towarzyszyła klasyczna orkiestra.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod