Ana içeriğe geç
Sözlük

eşli ile cümle

eşli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Parmakları seyahatine eşlik eden yastığını yakalıyor.His fingers find the pillowcase's sailing masts.
Gittiğim her yerde bana eşlik etti,It's accompanied me everywhere I've gone,
Aşağıya konmuş bir minder ve bağlandığı güvenlik halatı eşliğindeWith a mattress below and attached to a safety rope,
Tabii 4 numara Doğrudan Satışı doğrudan gelir akışına eşliyoruz.Obviously, direct--that would be a direct sales force--number 4.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturn is accompanied by a very large and diverse collection of moons.
Modulo 2'ye ek olarak bilgisayardaki eşlik testi gibi.It's addition modulo 2, just like in the parity bit check on your computer.
İkisi birlikte olduğunda ... rüzgar eşliğinde bir melodi çıkarırlarWhen they're close to one another, then they'll make a sound together within the wind.
Bana yardımcı olması için buraya üçgende eşlik ilkelerini yazacağım.And to figure that out I'm just over here, going to write our triangle congruency postulates
Açılarla kenarların yerlerini değiştirirsek, bunun da bir eşlik ilkesi olduğunu görürüz.If we reverse the angles and the sides, we know that's also a congruence postulates
Bunların her biri eşliğe işaret eder.Any of these imply congruencies
Eşlik açı-kenar-açı'dan kaynaklanıyor. .And we know that from angle-side-angle by, by angle-side-angle
Bas gitarda bana Michael Manring eşlik edecek.And I'm going to have Michael Manring play bass with me.
Bizde seri halde tek eşlilik var.We have serial monogamy.
Ve yeşil çizgi sadece psiko-sosyal rehberler eşliğindeki tedaviyi gösteriyor, tıbbi tedavi olmadan.And the green line is treatment with psycho-social counseling only, without medication.
Otobanda şerit değiştirdim ve bana eşlik eden yarış pilotu söyle dediI switched lanes on the highway and the driver, this chaperone, said,
Teşekkür ederim.Buraya kadar bana eşlik ettiğin için.Thank you. You even walked me home.
Bu büyük ekranla, hepiniz bana eşlik edebilirsiniz.With this big screen, you can all rap with me. OK?
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.We accompanied Joshua, as he walked the Earth, visiting villages where he had once killed and raped.
Ilçe, müzik eşliğinde düz burada olacakThe county will be here with music straight,
Size eşlik etmeye geldim.I am here to take you.
Bu eşliğin nedeni, açı-kenar-açı eşliğidir.We have shown that triangle -- I'll go from non-labeled to pink
Açı-kenar-açı eşliğiSo, this is from angle-side-angle congruency
Ve bu iç ters açıların eşliği nedeniyle, AB'nin CD'ye paralel olması gerektiğini biliyoruz. -And because we have these congruent alternate interior angles we know that AB must be parallel to CD
Prenses size saraya kadar eşlik etmek zorundayım.Princess, I need to escort you to the palace.
Neyse ki bu görüntüye eşlik eden ses kaydımız yok.Thankfully, there isn't any audio to go with this.
Sadece iki açının eşliği yeterlidir.You really just have to two, show two
Aynı bağıntıyı eşlikte söylediğimizde ise, kenarların eş olması gerekir.For SAS, for congruency we said that the sides actually had to be congruent
Kenarların eşitliğinden değil. Benzerlikteki KAK da eşliktekinden farklıdır.And here, Side-Angle-Side, it's, it's different than the Side-Angle-Side for congruence
Size eşlik edelim.We will escort you.
Sezar salatası ... canlı müzik eşliğindeCaesar salad as well as live music and picture service.
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.But we also must eat it with a ton of vegetables.
monogami olmak için tekeşli genini inşa edebilirsin. doğal olarak çok eşli olduğun zamanYou can engineer a prairie vole to become monogamous when it's naturally polygamous.
Adeta fotoğrafa bakanlara eşlik etmesi için dikkatlice hazırlanmış.light being projected toward us
Cyndie fısıltılı bir sesle Andrea Bocelli' ye eşlik ediyor.Cyndie sings along with Andrea Bocelli in a whispery voice.
Kanzi ksilofon çalıyor; İki elini de kullanarak şevkle Dr. Sue'nun şarkısına eşlik ediyor.Kanzi plays the xylophone; using both hands he enthusiastically accompanies Dr. Sue's singing.
Hikayeler bana eşlik eder; varoluş yapıştırıcısı gibi parçalarımı ve hafızamı bir arada tutarlar.Stories accompany me, keeping my pieces and memories together, like an existential glue.
[davul ve vokal eşliğinde Afrika müziği][drums and music]
Malcolm içeri gelmişti ve ben ona, salonun ortasından, sahne arkasına kadar eşlik etmiştim.Malcolm came in and I escorted him from about the middle of the ballroom to the wings backstage.
1940 yılında kitapları ve sevgili arkadaşları eşliğinde yalnız öldü.She died alone in 1940 in the company of her books and her dear friends.
Sadece, trende anneme eşlik ettim, ve birdendire etrafımız güzel dağlar ve diğerler ile çevrilmişti.I just joined my mom on a train, and suddenly I was surrounded by beautiful mountains and stuff.
Ve iyi eşlikçilerin var.[Outburst of laughter]
Yanımda bana eşlik edecek kimse yok.I have no one to see it with.
Dışarıda sana oraya kadar eşlik edecek biri bekliyor.There is someone outside who will take you there.
"Onun Hanımefendileri Lord Pershore, efendim eşlik ediyor."Her ladyship is accompanied by a Lord Pershore, sir.
"Efendim, size eşlik beni isteyen musunuz?" Hayır. ""Do you wish me to accompany you, sir?" "No."
Biraz daha eşlik edeyim !I'll walk with you a bit further.
[Gitar ve Pan Flüt eşliğinde, Peru müziği][guitar music]
Müzik eşliğinde! ça, ça,çı,ça...Chh-ch-ch-ch-ch-ch-chh-chh
Her görüntüye çok ayrıntılı bir gerçek metin eşlik etmektedir.Every image is accompanied with a very detailed factual text.
Böylelikle eşlik şartlarından birçoğunu kullanabilirsiniz. -And so you can use actually a variety of our congruence postulates, we could say
Ama şimdi Lu Junyi'ye eşlik etmesi için, Seçilen iki muhafızı sana getirdim.I've selected two guards ...to escort Lu Junyi
Generaller Wen Da ve Li Cheng Onlara eşlik edecekGenerals Wen Da and Li Cheng will escort them
Öyle kalmıştım, ve arkadaşım, bana köpeklerini gezdirmesine eşlik etmemi istediğinde, tabi, dedim.I got stuck, and a friend, when she asked if I would go for a walk with her dogs, that I said, sure.
Bana eşlik etmek ister misiniz?Can you possibly eat with me?
İnsanlara müzik eşliğinde bir şeyler verin.Give people something with the sound.
Wyclef Jean ile bazı rap-şarkılarına eşlik ettim.I participated in some rap-songs together with Wyclef Jean.
Peki bunun eşliği kanıtlamadığını nasıl anlayacağız?Now, how do we know this doesn't buy itself show this is congruent?
RAB, ‹‹Varlığım sana eşlik edecek›› diye yanıtladı, ‹‹Seni rahata kavuşturacağım.››He said, "My presence will go with you, and I will give you rest."
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,He said to him, "If your presence doesn't go with me, don't carry us up from here.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.It happened, when they saw him, that they brought thirty companions to be with him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod