Modulo 2'ye ek olarak bilgisayardaki eşlik testi gibi.そしてこのシンボルを また使って 繰り返します
monogami olmak için tekeşli genini inşa edebilirsin. doğal olarak çok eşli olduğun zaman원래 다웅혼주인 들쥐를 , 일자일웅으로 만들수 있는데
monogami olmak için tekeşli genini inşa edebilirsin. doğal olarak çok eşli olduğun zamanMan kann eine Präriemaus so verändern, dass sie monogam wird, auch wenn sie natürlicherweise polygam ist.
monogami olmak için tekeşli genini inşa edebilirsin. doğal olarak çok eşli olduğun zamanMůžete naprogramovat hraboše, aby se stali monogamními, i když jsou od přírody polygamní.
monogami olmak için tekeşli genini inşa edebilirsin. doğal olarak çok eşli olduğun zamanPoți reconfigura un rozător de preerie să devină monogam când el în mod natural e poligam.
monogami olmak için tekeşli genini inşa edebilirsin. doğal olarak çok eşli olduğun zamanPotrafimy z poligamicznego nornika preriowego uczynić monogamistę.
monogami olmak için tekeşli genini inşa edebilirsin. doğal olarak çok eşli olduğun zamanPuedes aplicar la ingeniería para volver a unos campañoles prairie monógamos cuando en realidad son polígamos.
monogami olmak için tekeşli genini inşa edebilirsin. doğal olarak çok eşli olduğun zamanVous pouvez techniquement rendre un campagnol des prairies monogame bien qu'il soit naturellement polygame.
monogami olmak için tekeşli genini inşa edebilirsin. doğal olarak çok eşli olduğun zamanМожно модифицировать степную полёвку, чтобы она стала моногамной, хотя изначально она полигамна.
monogami olmak için tekeşli genini inşa edebilirsin. doğal olarak çok eşli olduğun zamanאנחנו יכולים להנדס נברני שדה מונוגמיים למרות שהם פוליגמיים בטבע.
monogami olmak için tekeşli genini inşa edebilirsin. doğal olarak çok eşli olduğun zamanيمكنكم هندسة فأر البراري ليكتفي بزوجة واحدة في حين أنّه في الأصل لا يكتفي بزوْجة واحدة.
monogami olmak için tekeşli genini inşa edebilirsin. doğal olarak çok eşli olduğun zaman一夫一妻にすることも可能です ある1つの遺伝子をいじるだけでいいのです
Muhteşem bir doktorun eşliğinde, ilginç bir istikamete doğru kutsal bir yolculuğa başladık.한 위대한 의사와 함께 순례를 떠났습니다.
Muhteşem bir doktorun eşliğinde, ilginç bir istikamete doğru kutsal bir yolculuğa başladık.ליעד מסקרן מלווים ברופא דגול.
Muhteşem bir doktorun eşliğinde, ilginç bir istikamete doğru kutsal bir yolculuğa başladık.لوجهة فضولية بمرافقة دكتور عظيم
Muhteşem bir doktorun eşliğinde, ilginç bir istikamete doğru kutsal bir yolculuğa başladık.私たちは異郷へ巡礼しました 目的地はある修行場の個室
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,A povedal mu: Ak by nemal ísť pred nami tvoja tvár, nevyvádzaj nás hore odtiaľto.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Da sagde Moses til ham: "Hvis dit Åsyn ikke vandrer med, så lad os ikke drage herfra!
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Então Moisés lhe disse: Se tu mesmo não fores conosco, não nos faças subir daqui.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Er aber sprach zu ihm: Wo nicht dein Angesicht vorangeht, so führe uns nicht von dannen hinauf.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Han svarade honom: »Om du icke själv vill gå med, så låt oss alls icke draga upp härifrån.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Hän vastasi hänelle: "Elleivät sinun kasvosi käy meidän kanssamme, niin älä johdata meitä täältä pois.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,In Mojzes mu reče: Ako nas ne bo spremljalo obličje tvoje, ne pelji nas iz tega kraja.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,I řekl: Nemá-liť předcházeti nás tvář tvá, nevyvozuj nás odsud.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,I rzekł Mojżesz do niego: Nie pójdzieli oblicze twoje z nami, nie wywódź nas stąd.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Jawab Musa, "Kalau TUHAN tidak ikut dengan kami, jangan suruh kami meninggalkan tempat ini
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,모세가 여호와께 고하되 주께서 친히 가지 아니하시려거든 우리를 이곳에서 올려 보내지 마옵소서
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Men han sa til ham: Dersom ditt åsyn ikke går med, da la oss ikke dra op herfra!
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Moise i -a zis: ,,Dacă nu mergi Tu însuţi cu noi, nu ne lăsa să plecăm de aici.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Moïse lui dit: Si tu ne marches pas toi-même avec nous, ne nous fais point partir d`ici.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Môi-se thưa rằng : Nếu chính mình Ngài chẳng đi , xin đừng đem chúng_tôi lên khỏi đây .
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Môi-se thưa rằng: Nếu chính mình Ngài chẳng đi, xin đừng đem chúng tôi lên khỏi đây.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Mozes zei: "Als U niet Zelf meegaat, laat ons dan niet vertrekken.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,nda néki [Mózes:] Ha a te orczád nem jár [velünk], ne vígy ki minket innen.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Riprese: «Se tu non camminerai con noi, non farci salire di qui
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Y él respondió: --Si tu presencia no ha de ir conmigo, no nos saques de aquí
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Ο δε ειπε προς αυτον, Εαν η παρουσια σου δεν ελθη μετ' εμου, μη αναγαγης ημας εντευθεν
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,А Моисей ме рече: Ако Ти не дойдеш с мене, не ни извеждай от тука.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Моисей сказал Ему: если не пойдешь Ты Сам с нами , то и не выводи нас отсюда,
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,ויאמר אליו אם אין פניך הלכים אל תעלנו מזה׃
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,فقال له ان لم يسر وجهك فلا تصعدنا من ههنا.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,摩 西 說 、 你 若 不 親 自 和 我 同 去 、 就 不 要 把 我 們 從 這 裡 領 上 去
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,摩西說 、 你 若 不 親自 和 我 同去 、 就 不 要 把 我 們從這裡領 上去
Nedeni de kenar-kenar-kenar eşliği.A je to shoda strana-strana-strana. Co to pro nás znamená?
Nedeni de kenar-kenar-kenar eşliği..
Nedeni de kenar-kenar-kenar eşliği.이것은 변-변-변 합동에 의해서 입니다
Nedeni de kenar-kenar-kenar eşliği.وذلك عن طريق تطابق ضلع ضلع ضلع
Nedeni de kenar-kenar-kenar eşliği.まあ、どのようなことですか私たちのため
Nedenimiz ise, Açı-Kenar-Açı Eşlik Teoremidir. Açı-Kenar-Açı Eşlik Teoremi.Използваме признак за еднаквост страна и два ъгъла, което е втори признак за еднаквост на триъгълници.
Nedenimiz ise, Açı-Kenar-Açı Eşlik Teoremidir.A důvod je, že máme úhel, stranu a úhel.
Nedenimiz ise, Açı-Kenar-Açı Eşlik Teoremidir.Grunden til det er, at vi har en vinkel, en side og en vinkel.
Nedenimiz ise, Açı-Kenar-Açı Eşlik Teoremidir.Sú zhodné podľa vety uhol, strana, uhol.
Neyse ki bu görüntüye eşlik eden ses kaydımız yok.Całe szczęście, że nie ma do tego głosu.
Neyse ki bu görüntüye eşlik eden ses kaydımız yok.Din fericire, imaginile nu au sunet.
Neyse ki bu görüntüye eşlik eden ses kaydımız yok.Felizmente, não tem áudio a acompanhar isto.
Neyse ki bu görüntüye eşlik eden ses kaydımız yok.Gelukkig is er geen geluid bij dit beeld.
Neyse ki bu görüntüye eşlik eden ses kaydımız yok.Heureusement, il n'y a pas de son qui va avec.
Neyse ki bu görüntüye eşlik eden ses kaydımız yok.다행히도, 오디오를 녹음하지 않았습니다.
Neyse ki bu görüntüye eşlik eden ses kaydımız yok.May mắn thay, đoạn phim này không có tệp âm thanh nào.
Neyse ki bu görüntüye eşlik eden ses kaydımız yok.Na srečo je ta posnetek brez zvoka.