Ana içeriğe geç
Sözlük

eşli ile cümle

eşli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Pek çok yurt gezisinde eşine eşlik etti.Стал сопровождать её мужа в некоторых международных поездках.
Eşlik biti, 7 bit içeren ASCII karakterlerinde kullanılır.Каждый символ представлен в 7-битной кодировке ASCII.
Eşli olarak dans edilir.Осанка, как у танцовщицы.
İki ay sonra Avusturyalı şarkıcı Charlee'nin eşlik ettiği "Inside Out" adlı şarkıları yayımlandı.Спустя два месяца с участием шведской певицы Charlee (Чарли Найман) появилась новая работа «Inside Out».
Performans, 1980'lerin talk show temasında olacaktı ve James Corden ona eşlik edecekti.Выступление планировалось в стиле ток-шоу 1980-х совместно с телеведущим Джеймсом Корденом.
Eski Mısırlılar bu yolculukla onlara eşlik edecek büyüleri seçebiliyordu.Древние египтяне использовали заклинания, чтобы задобрить крокодилов.
Sonraki yıllarda ise kadınlar ancak erkeklerin eşliğinde bu koleksiyonları görebildiler.Как и в прошлом сезоне, участвовать в проекте могли только девушки.
(Papageno Hım, hım, hı beşlisini söyler) Papageno, Tamino’ya eşlik eder ve üç çocuk onlara rehberlik eder.Тамино и Папагено в сопровождении троих юношей отправляются в путь.
New York'taki konserde "Jewels n' Drugs" söylenirken T.I. da sahneye çıkarak Gaga'ya eşlik etti.После разговора с публикой начинается «Jewels n' Drugs», в конце которой Гага исчезает под сценой.
Bu da ya 4 eşli 30-pin SIMMs ya da tek 72-pin SIMM gerektirir.Это требовало наличия памяти в виде четырёх 30-контактных или одного 72-контактного модуля SIMM.
Klipte Ortaç’a Kübalı dansçıların da bulunduğu kalabalık bir cast eşlik etti.Звучали даже идеи о некоем кубическом балете, с танцующими параллелограммами».
Ardından kaçıyorlar ve polis siren sesleri eşliğinde klip sona eriyor.Мэтт пытается бежать, но на лестнице слышит голоса полицейских.
Yarış başladığında ilk 8 tur, yağmur nedeniyle güvenlik aracı eşliğinde geçmiştir.Из-за сильного дождя старт гонки прошёл за машиной безопасности.
Eşli Oynanır.Играем в кости.
Localar bazen bir alınlık eşliğinde cephelerde vurgulanıyordu.Иногда жертву насаживали на уже поставленный кол.
Konserlerine usta dansçılar da eşlik etmektedir.В концертах также участвуют стриптизёрши.
Ona, maceralarından bahseden Jellylorum eşlik eder.Она дает ему добрые жизненные советы, к которым он прислушивается.
“Eşliksiz Koro Kompozisyonları”, 1947.«Клятва партизан», 1947.
Şarkının prodüksiyonunu üstlenen will.i.am, şarkıda Fergie'ye eşlik etmektedir.Will.i.am нужна была певица для этой песни, так он привёл в группу Фёрги.
Ziyaretçiler kendi başlarına ya da rehber eşliğinde tur yapabilirler.Сюда можно прийти с экскурсией, а можно и самому.
Arya ve Gendry, Yoren'in eşlikçileriyle Duvar'a doğru yola çıkarlar.Арья и Джендри уходят с караваном Йорена, направляющемся на Стену.
Marşı müzik çalarak şarkı eşliğinde ya da birlikte gerçekleştirilir.Метелицу исполняют вместе с пением или только под музыку.
Noah, Rex'e Annie ile eşlik edip edemeyeceğini sorar.У Рассела есть выбор либо остаться с Нэйтом, либо уйти.
Filoya bir dizi destroyer, torpidobot ve mayın tarama gemisi eşlik etmekteydi.Они эскортировали минные тральщики, торпедные катера и минные заградители.
2006 yılında Valery Gergiev yönetiminde Mariinsky Tiyatro Orkestrası eşliğinde ilk Rusça albümü çıktı.28 декабря 2013 года впервые выступил с оркестром Мариинского театра под управлением Валерия Гергиева.
Boşun anlamı hiçbir eşlik bitinin gönderilmediğidir.Статуя: никакой потери контакта с партнером.
Klipte Bendeniz'e birçok dansçıda eşlik etti.Бибер танцевал в толпе своих поклонников.
Grupla turnelere gider ve katıldığı tüm konserlerde gitarıyla eşlik eder.На концертах выступала вместе с ней, сопровождала её во всех поездках.
Birçok hayvanın aksine penguenler tek eşli bir yaşam sürerler.В отличие от большинства видов летучих мышей животные выстраивают моногамные отношения.
Devletin en önemi bürokratları padişaha eşlik etti.Главными оппонентами федералистов были сторонники функционализма.
Beş dansçı/vokal eşlik etmiştir.Ансамбль из пяти исполнителей-инструменталистов или вокалистов.
İkinci single, Nicki Minaj'ın Usher'a eşlik ettiği "Lil Freak" adlı parça oldu.Один из них, «Sunshine», был посвящён самому Lil Tracy.
Dualar eşliğinde pişirilir ve tüm köy halkına ikram edilir.Дома он варит для всех суп и приглашает домой всю деревню.
Çok eşlilik görülür.Встречается многоженство.
Son adımda her eşlik bitinin değerini ölçelim.В зачёт каждой сборной шли результаты трёх лучших участниц.
Çok eşlilik yasaklandı.Браки внутри рода запрещены.
Schädle, Hitler'i çeşitli Führer Karargahında korudu ve tüm gezilerinde ona eşlik etti.Лётчик пользовался расположением Гитлера и сопровождал его во всех поездках.
Şarkıya Kanadalı rapçi Drake eşlik etmektedir.В записи песни принял участие канадский рэпер Дрейк.
Kızı, Ana ve eşi Aurelia Vélez ona eşlik etti.Рядом гуляли его дочери Раса и Аушра.
"Kampımız yakıldı, havaalanına gidebilmemiz için bizlere Kenya elçiliği ve kendi ekibimiz eşlik etti." dedi.وقال "لقد تم حرق مخيمنا وساعدتنا السفارة الكينية والشركة التي نعمل فيها على الوصول إلى المطار".
Ertesi yıl, Türkistan'a yaptığı seferde General Konstantin Kaufman'a eşlik etmeye davet edildi.في العام التالي، دُعي لمرافقة الجنرال قنسطنطين كوفمان إلى تركستان.
Bu yüzden radyodan ayrılıp orkestra eşliğinde sahne çalışmalarına başladı.لهذا السبب فقد انفصلت عن الراديو ، وبدأت بالأعمال المسرحية في الأوركسترا.
Bu sancak gemisine 8 gemi eşlik ediyordu.تم تدريب 8 رواد فضاء للقيادة هذه المركبة.
Çok eşlilik yasaklandı.تحريم تعدد الزوجات.
Bir erkek manken eşliğinde çekilen klipte Yener, gelinlik giydi.تم رؤية الطفل اخر مرة في ... ، مرتديًا ... .
24 Mart 1879 tarihinde Tesla, ikâmet izni bulunmadığı için polis memurları eşliğinde Gospić'e iade edildi.وفي 24 مارس 1879، تم ترحيل تسلا إلى غوسبيتش تحت حراسة الشرطة نظرًا لعدم حوزته على تصريح بالإقامة.
Sıklıkla, hastalığa ağrı eşlik eder.غالبا ما يكون مصحوبا بالغثيان.
Şarkının remix versiyonunda Jamaikalı reggae sanatçısı Sean Paul eşlik etti.الأغنية التالية هي تعاون مع الفنان الجامايكي شون بول.
Peygamberlerin dile getirdiğine göre, kurban etme eylemine kişinin dahili ahlak ve iyiliği eşlik etmelidir.في زمن وفاته أثنى عليه الكثيرون بشخصيته المحبوبة وأعماله الخيرية.
Evlerdeki ana görevleri sahibi adına ticaret yapmak ve gezilerde ona eşlik etmekti.وكان الدور الرئيسي للعبد في المنزل هو النيابة عن سيده في تجارته، ومصاحبته في الرحلات.
Oumou, bir kadın hakları savunucusu, çocuk yaştaki evliliklerin ve çok eşliliğin karşıtı bir duruşa sahiptir.أومو مدافعة عن حقوق المرأة، ومعارضة لزواج الأطفال وتعدد الزوجات.
16:00'da uzmanların eşliğinde üç bakan gayri resmi toplantıya başladı.حول الساعة التاسعة مساء كان ثلاثة أولاد يلعبون في أحد الأفنية.
1998 yılında Jamie Foxx'a T-Shirt & Panties parçasında eşlik etti.وفي عام 1998 فقد مثلت مع جيمى فوكس في جزء التي-شيرت والسراويل.
Sıvı kaybına genellikle elektrolit dengesizlikleri eşlik eder ve bu her zaman tehlikelidir.الإختلالات المنحلة بالكهرباء شائعة أيضًا ودائمًا ما تكون خطيرة.
Yasadışı çok eşliliğin cezası 2 yıla kadar hapis cezasıdır.ويُعاقَب الزوج الزاني بالسجن مدة لا تزيد على سنتين.
Almanya etrafında yapılan turlarda Hitler'e eşlik etti.سافرت ألمانيا، بمصاحبة توني .
Çok eşli bir aileydi ve babası 8 kadınla evliydi.متزوج وأب لعائلة مكونة من ثمانية أفراد.
Davul zurna eşliğinde oyunlar oynanır.نساء اتراك يلعبون الطاولة الزهر.
350'nin üstünde filmde oynamıştır ve bunların birçoğunda Hank Armstrong ona eşlik eden erkek olmuştur.شاركت آنا مالي في أكثر من 360 فيلما اباحياً، أغلبها مع زوجها هانك ارمسترونغ كممثلة.
Antrenör eşliğinde spor ve diyetlerle kilo verirler.تجري بين المدرب والمتدرب شجارات مضحكة بينهما.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod