Ana içeriğe geç
Sözlük

eşli ile cümle

eşli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Fernando, Rosario'nun balo teklifini kabul etmesine ve kendisinin de ona eşlik etmesine karar verir.Fernando decide che Rosario accetterà l'invito, ma che lui la accompagnerà.
Şarkıya Amerikalı rapçi Pitbull'da eşlik etmiştir.Il singolo ha visto la partecipazione del rapper statunitense Pitbull.
Onlara birer süvari ve topçu bölüğü eşlik ediyordu.Essa venne assegnata alle unità di cavalleria e di artiglieria.
Pek çok yurt gezisinde eşine eşlik etti.Accompagnava spesso il marito nei suoi viaggi.
1320li yıllarda, hemen hemen tüm tarafların işgallerinin eşlik ettiği büyük iç savaş vardı.Vi fu una grande guerra civile negli anni 1320, accompagnata da invasioni da ogni parte dell'impero.
Kendisine eşlik eden papaz kulağına, " Bu an madam, cesaretinizi kuşanmanız gereken andır" dedi.Così disse il demonio alla ragazza: "Oggi devi fidarti di me, fanciulla.
Eşlik biti, 7 bit içeren ASCII karakterlerinde kullanılır.Questo formato può essere utilizzato per i 7 bit del codice ASCII.
Bu arada yolda karşılaştığı bir korkuluk da ona eşlik eder.Questa passione per le corde lo accompagna tuttora.
Parçaya T-Pain eşlik etti.In questo pezzo è stata inserita la partecipazione di T-Pain .
Ona Bruce Hornsby eşlik etti.Le subentrò Brice Hortefeux.
Bundan sonra Córdoba'de rûhânî eşlikçiydi.Morì ultraottantenne a Córdoba.
Bu esnada genellikle gitara eşlik eder.Era solita accompagnarsi con la chitarra.
Babasına resmi görevlerde eşlik etti.Ha accompagnato il padre in missioni ufficiali e militari.
Şarkıya ünlü rapçi Pitbull eşlik etmektedir.La canzone vede la partecipazione del rapper cubano Pitbull.
Topluluklar oyunların bitiminde yine müzik eşliğinde oynayarak sahneden ayrılırlar.Alla fine della scena in orchestra se ne vanno senza fare altro.
Swift ayrıca şarkıyı Red Tour'unda yine piyano eşliğinde seslendirdi.Ciò nonostante, Elton l'ha comunque inserita nella scaletta del The Red Piano Tour.
Bu işlemciye M10 hareket işlemcisi eşlik ediyor.Inoltre è integrato anche un coprocessore di movimento M10.
1975'te, The Rolling Stones adlı rock gurubunun Amerika Turu'na konser fotoğrafçısı olarak eşlik etti.Nel 1975, occupò il ruolo di fotografa della tournée di concerti del gruppo rock dei The Rolling Stones.
Sanatsal etkinliklerine hep siyasal mücadelesi eşlik etmiştir.Nelle sue opere assecondò il Kulturkampf.
Bunlara ikincil küçük caz grupları ve blues şarkıcılarına eşlikleri dahildir.Diverse esperienze in associazioni di volontariato tra cui il Telefono Azzurro.
Çok eşlilik veya poligami, bir kimsenin aynı esnada birden fazla kişiyle evli olmasıdır.La bigamia è una forma di poligamia in cui una persona è sposata contemporaneamente con altre due.
'Eşli rastgele örnekleme birbirine bağlantısı olan iki değişik örneğe elaman seçimini kapsar.Descrive ciò che succede quando due caratteri totalmente opposti si avvicinano."
Ekonomik problemler ayrıca sosyal gerilimlere de eşlik eden bir durumdu.La complicata situazione sociale venne accompagnata da una altrettanto problematica situazione politica.
Olongo anlatısı müzik eşliğinde gerçekleştirilebilir.Il termine milonga può anche essere riferito a un genere musicale.
Harrison buna karşılık daha sonra Cream'in "Badge" şarkısında da Clapton'a eşlik eder.Eric Clapton fa uso dello stesso effetto nella canzone "Badge" dei Cream.
Hendrix'e Buddy Miles ve Billy Cox eşlik etmiştir.Hendrix è accompagnato da Billy Cox al basso e Buddy Miles alla batteria.
Onlara sık sık askeri muhafızlar eşlik ediyordu.Quasi sempre questo li accompagnava nei furti.
New York'taki konserde "Jewels n' Drugs" söylenirken T.I. da sahneye çıkarak Gaga'ya eşlik etti.Durante la performance a New York, il rapper T.I. si è unito a Gaga sul palco per eseguire Jewels N' Drugs.
Tekli versiyonunda, ünlü Amerikan rapçi Kanye West'in eşlik ettiği bir versiyonu yer almaktadır.È doppiato in originale dal famoso rapper Kanye West.
1796'da İtalya seferinin başlangıcında Napolyon'a eşlik etti.Nel 1796 Giuseppe prese parte con Napoleone alla prima campagna d'Italia.
Şarkıya Chris Hafner tarafından çekilen video klip eşlik etti.Il videoclip del brano è stato diretto da Chris Hafner.
Bu albümde ona Christina Milian, Lil' Romeo ve ablası Haylie Duff gibi isimler eşlik etti.All'album hanno partecipato anche Christina Milian, Haylie Duff e Lil' Romeo.
26 No.1 (1894) (orkestra eşliği, 1903.)Concerto n° 5 in mi minore (circa 1803 ?)
Bunun üzerine elçi eşliğinde imparatora hediyeler gönderildi.In ogni caso, la moneta è ancora emessa a nome dell'imperatore.
Albümde Bilal'e Kimbra, Big K.R.I.T. ve Kendrick Lamar eşlik etti.All'interno collaborazioni eccellenti come Big K.R.I.T, Kimbra e Kendrick Lamar.
Bu yüzden prokaryotik çevrimin transkripsiyonla eşlikli ve "ko-transkripsiyonel" (eş yazımlı) olduğu söylenir.Per questo in molti propongono di sostituire il termine "fricativi" con "costrittivi".
Oyuncuya birçok bölümde eşlik etmektedir.Con il gruppo prende parte a numerose esposizioni.
Sözleşmeye, Mısır ve ABD ile İsrail ve ABD arasında karşılıklı mektuplaşmalar da eşlik etmiştir.Assieme ai principi, le due parti firmarono Lettere di mutuo riconoscimento tra Israele e OLP.
Yol boyunca ona eşlik eder.Con lui viaggerà nel tempo.
Eve kadar size eşlik edebilir miyim?Могу я проводить вас до дома?
O tüm gezilerimde bana eşlik eder.Он сопровождает меня во всех моих путешествиях.
Çocuklara okula kadar eşlik ettiler.Они проводили детей в школу.
O nezaketen hastaneye kadar bana eşlik etti.Он любезно сопроводил меня в больницу.
Genellikle orgazma eşlik eder.Обычно сопровождается оргазмом.
Anna Maria Mozart çocuklarına birkaç kez bu turnelerde de eşlik etmiştir.Анна Мария Моцарт сопровождала сына в нескольких поездках.
Onlara bir kadın eşlik etmektedir.К нему склоняется женщина.
Girdiği bir savaşta bir taş ordusu kendisine eşlik etmiştir.В войне его поддерживала каменная армия.
Klipte Swift'te İngiliz oyuncu Toby Hemingway eşlik etti.Одну из основных ролей в клипе сыграл британский актёр Тоби Хемингуэй.
Ona Bruce Hornsby eşlik etti.Исполняется Брюсом Хорнсби.
Bunlara kimi zaman çalışma odası (atölye) ve banyo eşlik ederdi.Со временем закрылись работавшие в посёлке школа, клуб и баня.
1945 yılında Şah babasının helal et misyonunun sekreteri olarak babasına Uruguay’a gittiğinde eşlik etti.В 1945 в качестве секретаря он сопровождал своего отца в Уругвай в его отца, Халяль миссии.
1991 yılında Organized Konfusion'a eşlik ettiği "Fudge Pudge" ile müzik piyasasına adım attı.В 1991 он дебютировал на песне Organized Konfusion «Fudge Pudge».
Bu yıldıza eşlik eden bir gezegen veya kahverengi cüce vardır.Вокруг звезды обращается, как минимум, одна планета и коричневый карлик.
Bu tatile pek çok gelenek eşlik etmektedir.Есть множество традиций, связанных с этим днём.
Davul zurna eşliğinde güreş tutulur.Подвиг во льдах Лев Усыскин.
Onlara birer süvari ve topçu bölüğü eşlik ediyordu.Был прикомандирован к кавалерии и артиллерии.
Yalnız başına veya eşli oynanabilir.Играть можно одному или вдвоём.
Klipte Justin Timberlake'e İspanyol aktris Elena Anaya eşlik etmiştir.На этот раз на пути француженки встала кубинская дзюдоистка Янет Бермой.
Rock sıklıkla ona eşlik ederdi ve babasını izlerdi.Она часто ездила за границу, сопровождая своего мужа.
Show’da B2K’nın’’Take It to the Floor’’ şarkısı eşliğinde hip-hop dansının çeşitli stillerini sergilediler.Там они представили различные стили танца хип-хоп, выступая под композицию «Take It to the Floor» B2K.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod