Aynı zamanda Zeus'un eşlerinden biridir.ゼウスの妻でもある。
Türkiye'de kadınlar eşlerinin soyadını kullanmak zorundadır.日本の人名で、女性の名前に用いられる。
Her ikisine de bir şey olursa eşlerine mektuplar gönderdiler.二人の娘はそれぞれに母親との関係について著作がある。
Eşleri de adadaki tüm erkekleri öldürür.そして、彼女たちは島の男性達を弁護すると決定した。
Resimde sol tarafta üç kardeş, merkezde babaları, sağ tarafta ise kızkardeşleri ve eşleri yer alır.『ホラティウス兄弟の誓い』では、ホラティウス三兄弟が左側に、その父が中央に、妻や姉妹は右側に描かれている。
Görevli olarak Interpol pasaport sahipleri. eşleri 14 yaş altındaki çocukları, ve Mauritius sakinleri.印刷工たちが住むパリのカイロ通りで、内縁の妻テレーズと自分の子供3人、テレーズの連れ子4人と一緒に住んでいる。
Grandükler eşlerine grandüşes adı verilir.子供は老婆に坊ちゃまと呼ばれている。
Resimde sol tarafta üç kardeş, merkezde babaları, sağ tarafta ise kızkardeşleri ve eşleri yer alır.畫中三兄弟在左面,父親在中間,三兄弟的妻子及姊妹在右面。
Eşlerinin özgürlüğü onların özgürlüğüdür.自由是社会人的权利。
Eşlerinin hepsi de dansçılarıdır.他的兩個姊姊都是舞者。
Delilah, erkekleri sevgililerinden veya eşlerinden uzaklaştırmaya çalışan kadın anlamına gelir.姆威當會幫助被丈夫或情人拋棄的女性。
Aynı şekilde kadınların eşlerinin isimlerini almaları da mümkün kılındı.相对於宅男,有相似生活习惯的女性則被稱為宅女。
Eşi (veya eşlerinin) ismi verilmemiştir.其所污婦女,所受饋遺,不可勝記。
İsyancı köylülerin, hatta bazılarının eşleri ve çocuklarının yanmış cesetleri direklere asıldı.农民的胡须被烧毁,他们的妻子和女儿被强奸。
Zeyneb binti Huzeyme (Arapça: زينب بنت خزيمة), İslam peygamberi Muhammed’in eşlerinden birisidir.紀嫣然,黃易《尋秦記》中的女主角,是男主角項少龍的妻子。
İstasyonların orijinal rusça isimleri Ukrayna'nın bağımsızlığı sonrası Ukraynaca eşleri ile değiştirildi.烏克蘭獨立之後,改用烏克蘭語表記名稱。
Bazı durumlarda yanlarına eşleri de ilave edilirdi.在很多情况下,他们还助长了他们。
Eşleri ve çocukları protokolde hiçbir dereceye girmez.他的妻子和女儿偶尔在节目中出现。
Yerler kanla kaplıdır ve duvarlarda Mavi Sakal'ın önceki eşlerinin cesetleri asılıdır.그방의 바닥은 피로 얼룩져있으며, 남편의 전 아내들의 시체가 벽에 걸려있었다.
Bir kişi bir erkek eşi avlarsa, başarılı olmak için eşlerinden iş birliği yapmalıdır.만약 한 사람이 사슴을 잡고자 한다면, 그는 성공률을 높이기 위해 파트너와 협력을 해야 한다.
Her ikisine de bir şey olursa eşlerine mektuplar gönderdiler.다른 사안들을 놓고도 두 사람의 이견이 나왔다.
Fakat eşlerinin arası açık olup ve birbirleriyle kavgalı oldukları için Kral İldibad.전분은 두영의 친구인 관부와 대립하였는데, 서로를 탄핵하기에 이르렀다.
Organizma, enfekte olmuş kadınların erkek eşlerinde de %80 oranında bulunur.감염 남성의 10%와 감염 여성의 80%가 무증상이다.
Eşlerinin hepsi de dansçılarıdır.שני הוריה היו רקדנים.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.כס המלכות נשמר עבור ילדה של אחת מנשותיו של הורמיזד השני, שעדיין לא נולד.
Bu liste, Osmanlı padişahlarının eşlerini listelemektedir.בכך הושוו קצבאותיהם לאלה של אלמנות צה"ל.
Erkekler eşlerini gece ziyaret ederler.היאך בני אדם מותרים בנשותיהם בלילה?
Bazı durumlarda yanlarına eşleri de ilave edilirdi.בעבודות קלות יותר עזרו גם נשותיהם.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Лекарите може също така да насърчават пациентите да изпращат партньорите си да потърсят помощ.
Erkekler eşlerini gece ziyaret ederler.Двамата се уговарят да се видят вечерта.
Eşleri de adadaki tüm erkekleri öldürür.Ревнивите съпруги избиват една нощ всички мъже на острова.
Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır."Право да избират се дава само на жените майки със законен брак.
Genellikle yalnız başlarına veya çiftleştikleri eşleriyle küçük bölgelerinde bulunurlar.Обикновено живеят сами или в малки групи представен от мъжки и женска с няколко техни малки.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Ako je nalaz pozitivan, preporučuje se liječenje oba partnera.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Liječnici također trebaju poticati bolesnike da upute svoje partnere na liječenje.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Prijestolje je bilo rezervirano za nerođeno dijete jedne od žena Hormizda II.
Kuma, çok eşli bir erkeğin ilk eşi dışındaki eşlerinden her biri.On se satoji prije svega od ženki koje su međusobno sve u srodstvu.
Eşleri ve çocukları ^ Peter Keepnews (8 Ekim 2011).Peter Keepnews (7. siječnja 2012.).
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Trón bol vyhradený pre ešte nenarodené dieťa jednej z manželiek Hormizda II.
Eşlerinin hepsi de dansçılarıdır.Rodičia boli tanečníci.
Karakterler yaşlı bir anne-baba, iki oğulları, onların eşleri ve sevgilileridir.Niektoré deti mal s Hekabou, iné s druhými manželkami, alebo milenkami.
Eşleri ve çocukları protokolde hiçbir dereceye girmez.S manželkou a deťmi poriadne nekomunikoval.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Če so pozitivne, priporočajo tudi zdravljenje njihovih partnerjev.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Zdravniki lahko tudi spodbujajo bolnike, naj vplivajo na svoje partnerje, da se obrnejo na zdravstveno službo.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Prestol so namenili še nerojenemu otroku ene od žena Hormizda II..
Aynı zamanda Zeus'un eşlerinden biridir.Bila je ena izmed ljubic Zevsa.
Resimde sol tarafta üç kardeş, merkezde babaları, sağ tarafta ise kızkardeşleri ve eşleri yer alır.Slika prikazuje tri brate na levi, oče Horacij v središču in tri ženske skupaj z dvema otrokoma na desni.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Sostas buvo rezervuotas negimusiam vienai iš Hormizdo žmonų vaikui.
Her ikisininde eşleri dul kalmış.Giminė vedama iš abiejų sutuoktinių.
Eşleri ve dostları aracılığıyla pek çok spiritualist ve din adamlarıyla bir araya geldi.Per savo vyrą susipažino su įvairiais anarchistais ir komunistais.
Kız çocuklarının babalarına, kadınların ise eşlerine hizmet etmesi gerekirdi.Tema vanemad annetasid tütarlapse neerud abivajajatele.
Eşleri de adadaki tüm erkekleri öldürür.Seejärel tapsid tema väed kõik linna meessoost elanikud.
Ailelerini şehre getirmiyorlar. Birbirlerinin eşlerine ya da çocuklarına rastlamıyorlar.Nie biorą ze sobą swoich rodzin, nie spotykają się wzajemnie w towarzystwie żon i dzieci.
Ben sık sık, onların eşleri ve çocukları kendi koyabilirdik erkek görmek için merak ettikIch habe mich oft gefragt, um Männer, die ihre Frauen und Kinder ihr eigen nennen konnte sehen,
Ben sık sık, onların eşleri ve çocukları kendi koyabilirdik erkek görmek için merak ettik나는 종종 자신의 아내와 아이 자신의 부를 수있는 남자를보고 궁금했습니다
Ben sık sık, onların eşleri ve çocukları kendi koyabilirdik erkek görmek için merak ettikلقد تساءلت كثيرا لرؤية الرجال التي يمكن استدعاء زوجاتهم وأطفالهم بأنفسهم
Ben sık sık, onların eşleri ve çocukları kendi koyabilirdik erkek görmek için merak ettikフレッティングと何か心配を。我々が持っているのに、なぜ、私は、豊かで強い感じ
Bilirsiniz, insanların karanlıkta dolanarak, gönüllü olan, aynı amaçları taşıyan eşlerini aramalarındansa마치 아까 말씀 드린 것 처럼 어두운 곳에서 자신과 같은 가치관을 찾는 사람을 찾는 것과 마찬가지로 저희가 찾고자 애썼던 것은
Bilirsiniz, insanların karanlıkta dolanarak, gönüllü olan, aynı amaçları taşıyan eşlerini aramalarındansaאתם יודעים, במקום שאנשים ירוצו בחשיכה הזו מנסים למצוא את ההתאמה שלהם, מי ירצה למי יש את אותן המטרות
Bilirsiniz, insanların karanlıkta dolanarak, gönüllü olan, aynı amaçları taşıyan eşlerini aramalarındansaそんな理想のパートナーを探して 駆け回っているようなものですから 代わりに 何か新しいものを作り出す