Sleptonlar ve Skuarklar (spin-0) Standart Model'deki fermiyonların süpersimetrik eşleridir.Слептони і Скварки (спін — 0) — суперсиметричні партнери ферміонів Стандартної моделі.
Umialikler ve eşleri kendi yerel ailelerinin şefleridir.Всі вони були вдови і голови сімейств.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Також і лікарі можуть спонукати пацієнтів до того, щоб вони привели своїх партнерів на обстеження.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Pokud je výsledek pozitivní, doporučuje se léčba i jejich partnerům.
Eşinin (veya eşlerinin) adı verilmemiştir.Nepožádáš manželky přítele svého (nov.) 2.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Lékaři mohou svým pacientům rovněž doporučit, aby jejich partneři vyhledali odpovídající péči.
Bazı durumlarda yanlarına eşleri de ilave edilirdi.V některých případech si těla zabitých také odnesly jejich rodiny.
Eşlerinin özgürlüğü onların özgürlüğüdür.Děly jejich svobodu nespoutáte.
Fakat eşlerinin arası açık olup ve birbirleriyle kavgalı oldukları için Kral İldibad.Vůdci jednotlivých frakcí se navzájem neuznávali a soupeřili mezi sebou.
Nikahlı ve nikahsız eşlerinden 5 çocuğu vardır.Měl čtyři manželské děti a pět dětí nemanželských.
Kız çocuklarının babalarına, kadınların ise eşlerine hizmet etmesi gerekirdi.Uniformu museli platit dívkám rodiče.
Eşlerinin hepsi de dansçılarıdır.Oba manželé byli vynikající tanečníci.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Medicii pot de asemenea să recomande pacientelor să le ceară partenerilor lor să solicite asistență medicală.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Dacă sunt pozitive, se recomandă de asemenea tratamentul partenerilor acestor femei.
Arşidüklerin eşleri arşidüşes unvanını taşıyorlardı.Soțiile monarhului purtau titlul de împărăteasă.
Aynı zamanda Zeus'un eşlerinden biridir.Este una dintre soțiile zeului Shiva.
Eşlerinin özgürlüğü onların özgürlüğüdür.Spiritului femeiesc îi este refuzată libertatea.
Her ikisine de bir şey olursa eşlerine mektuplar gönderdiler.Când cei doi erau despărțiți, își scriau frecvent scrisori.
683) İslâm peygamberi Muhammed'in eşlerinden biri.678) (arabă عائشة) a fost a treia soție a profetului Mahomed.
Müslümanlar, Muhammed'in eşlerini bir saygı ifadesi olarak "Mü'minlerin anneleri" olarak ifade ederler.Soțiile Profetului sunt acceptate de către musulmani ca Mamele Credincioșilor (Ummahāt ul-Muʾminīn).
Eşleri Sultanum Begüm (y.În timpul sultanului femeilor (kadinlar Sultanat).
1900'lü yıllarda, eşleri askerde olan çocuklu kadınlara para yardımı yapılmaktaydı.În Africa Centrală, femeile însărcinate numărau lunile de sarcina cu ajutorul lor.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.A kezelőorvosok ugyancsak ösztökélhetik a betegeket arra, hogy partnerüket küldjék orvoshoz.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.A trón így II. Hurmuz egyik özvegyének még meg sem született fiára szállt.
Müslümanlar, Muhammed'in eşlerini bir saygı ifadesi olarak "Mü'minlerin anneleri" sıfatıyla ifade ederler.A muszlimok, úgy ahogyan a Próféta többi feleségét, édesanyjukként tisztelik.
Erkekler eşleri dışındakilerlede cinsel ilişki yaşıyordu.Hivatalos személyek kapcsolata mások feleségeivel.
Grandükler eşlerine grandüşes adı verilir.Ezek a nevek főleg úrnők nevei voltak.
Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır."2. Avioliiton solmiminen tapahtukoon vain tulevien aviopuolisoiden vapaasta ja täydestä suostumuksesta.
Eşleri de adadaki tüm erkekleri öldürür.He myös tappavat mahdolliset uhat saarella.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Kruunu varattiin Hormmizd II:n erään vaimon syntymättömälle lapselle.
Soyluların meclis dokunulmazlığı, İngiliz soylularının eşleri ve dul kadınlarına kadar uzanır.Muutamat suvun kreivit naivat vaimoikseen saksalaisia kreivittäriä.
Sleptonlar ve Skuarklar (spin-0) Standart Model'deki fermiyonların süpersimetrik eşleridir.Sleptonit ja skvarkit (spin-0) ovat Standardimallin fermionien supersymmetrisiä partnereita.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Αν οι εξετάσεις βγουν θετικές, προτείνει επίσης τη θεραπεία του συντρόφου της εκάστοτε γυναίκας.
Eşlerinin özgürlüğü onların özgürlüğüdür.Οι φίλαθλοι του Ελευθεριακού είναι οι Liberta.
Eşleri ve çocukları protokolde hiçbir dereceye girmez.Ούτε οι γυναίκες και τα παιδιά ετύγχαναν οίκτου.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Læger kan også opfordre patienter til at bede deres partnere om at søge behandling.
Her ikisininde eşleri dul kalmış.De to nævnte damer var begge enker.
Bunun yerine, Cooper eşleri adı verilen eşler halinde bulunurlar.Samlevere skal opfylde de samme krav som ægtefæller.
Erkekler poligamdır, yani birden fazla eşleri vardır.Det er polyandri, når en kvinde har mere end to mænd.
Kantura İbrahim'in eşlerinden üçüncüsü olduğu düşünülen kadın.Mindst tre kvinder mente sig at være Holmes' kone.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Magten blev overdraget til en af Hormizds hustruers ufødte barn.
Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır."Ekteskap må bare inngås etter fritt og fullt samtykke av de vordende ektefeller.
Eşlerin her ikisi de yavrularına yiyecek taşırlar.Begge foreldrene bringer mat til valpene.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Jika mereka positif, mereka menganjurkan agar pasangan mereka juga dirawat.
Aynı şekilde kadınların eşlerinin isimlerini almaları da mümkün kılındı.Karena pilihan itu pula dia diberi nama Istri Kanya (kanya berarti melajang atau tidak kawin).
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Dokter juga dapat mendorong pasien untuk mengirim pasangan pasien untuk mencari perawatan kesehatan.
Eşinin (veya eşlerinin) adı verilmemiştir.Namun demikian istrinya tidak satu kepercayaan (agama) dengannya.
Oğullarının eşleri hariç toplam 70 kişiydiler.Gideon mempunyai 70 putra dari istri-istrinya.
Her ikisine de bir şey olursa eşlerine mektuplar gönderdiler.Karena keduanya membuat keributan, mereka berdua pun digiring ke kantor polisi.
Zeyneb binti Huzeyme (Arapça: زينب بنت خزيمة), İslam peygamberi Muhammed’in eşlerinden birisidir.Menurut agama Hindu, Aditi (Sanskerta: अदिती; Aditī) adalah ibu para dewa, istri bagi Resi Kasyapa.
Erkekler eşlerini gece ziyaret ederler.Polisi mengunjungi apartemennya pada malam hari.
Bu yanıp sönmeler eşlerin birbiriyle haberleşmesini sağlar.Istri-istri Rasulullah memberikan isyarat satu sama lain.
Fakat eşlerinin arası açık olup ve birbirleriyle kavgalı oldukları için Kral İldibad.Kerajaan-kerajaan kecil ini tak henti-hentinya bergonta-ganti sekutu dan saling memerangi.
Hepsinin eşleri İngiliz’di ve sonuç olarak liberal İngiliz görüşlerinin etkisi altında kalmakla suçlandılar.Những vị này đều có vợ là người Anh, nên họ bị coi là chịu sự chi phối của tư tưởng tự do Anh.
Her ikisininde eşleri dul kalmış.Vợ chồng đều là tướng lĩnh của Hai Bà Trưng.
Fakat eşlerinin arası açık olup ve birbirleriyle kavgalı oldukları için Kral İldibad.Vua mới còn nhỏ, các công tử tranh nhau làm phụ chính, xung đột với nhau.
İçinizde en hayırlınız eşlerine karşı en şefkatli, muhabbetli olanınızdır.舟木家にもっとふさわしい嫁を」と舟木家を去る。
Kuma, çok eşli bir erkeğin ilk eşi dışındaki eşlerinden her biri.かの子との間に1女、最初の妻との間には1男1女。
Eşlerin konuşmadığı biçimi de vardır.女房は… 妻に言えない事もある!
Eşi (veya eşlerinin) ismi verilmemiştir.妻(みつえ)が娘(なぎさ)から下の名前で呼ばれているのを快く思っていない。